The Punisher 1-2. Bölüm - İnceleme


    İlk duyurulduğundan beri 'The Punisher'ı bekliyordum. Zira Daredevil'da gördüğümüz Punisher bize yetmedi, tadı damağımızda kaldı. Her neyse... Girişi çok da uzatmadan incelemeye geçelim istiyorum.


Bölümlerin Konusu:

    Travmatik geçmişiyle baş etmeye çalışan Frank Castle, intikam almak için kollarını sıvar. Gizemli bir telefon konuşması Frank'i tedirgin eder. Madani şüphelilerin peşine düşer.

Görüşlerim:

    İlk bölümde genel olarak Frank Castle'ın yeni yaşamına alışmaya çalışmalarını ve yaşadığı travmayı görüyoruz. İlk bölümden anladığım kadarıyla karakterin hem geçmişini hem de gelecekte yapacaklarını izleyeceğiz. Ben bu diziden bol bol şiddet, vahşet bekliyorum. Ekrana kopmuş kafalar, kollar, bacaklar fırlatılsın istiyorum. Kan istiyorum! Evet, neyse... Şimdilik şiddet yerinde gibi görünüyor, ancak aranızda 'Punisher MAX' çizgi roman serisini okuyanlar varsa bu kadarı onları kesmeyecektir.

Buna benzer bir sahne görsek ne güzel olur!
    Frank Castle, Daredevil'da başladığı işi bitirdi ancak, hala intikamını almış değil. Kimliği açığa çıktıktan sonra kendisini ölü gösterip hayatına Pete olarak devam etmeye çalışan Castle, travmalarını geride bırakamıyor ve sabrı da pek kuvvetli değil. İnşaatta Lance yüzünden zaten tepesi atmak üzere olan Castle'ın sonunda -bana göre o üç cinayet çok gereksiz- tepesi attı ve sabahtan akşama kadar salladığı balyozunu herkesin gördüğü gibi bu kez 'öldürmek' için kullandı. Sonra da gidip Gnuccileri öldürdüğünde hem Frank Castle'a hem de Punisher'a resmen tekrar "merhaba" demiş bulunduk. Bir diğer yanda da Madani ve Kandahar mevzusu var. Daha ilk bölümden Kandahar mevzusu açıldıysa ve engellenmeye çalışıldıysa, kesin bu mevzu bütün sezona yayılacak. Kısacası ilk bölüm, hem Punisher'a, hem de diğer yeni karakterlere "hoşgeldiniz" demiş.

    İkinci bölüme Micro'nun aramasıyla başlıyoruz. Ben, Punisher MAX serisini okuduğum ve daha öncesinde de araştırdığım için kimin kim olduğunu biliyordum. Açıkçası "Hiçbir şey bilmeden izlemek nasıl olurdu acaba?" diye düşünmedim değil. Bu bölümde gerek çizgi romanlardan, gerekse Daredevil'dan tanıdık yüzler gördük, isimler duyduk. Haliyle hoşumuza da gitti. Önce Curtis'e, sonra da Karen'a Micro'yu sorması bize Castle'ın tedirginliğini güzelce anlatırken bu sahneler -en azından bana- "E... Bu kadar tedirgin olacak ne vardı?" dedirtti. Kandahar'da çekilen o işkence kaydından CIA'in her zamanki gibi pis işlerini yaptırdığı açıkça ortada. Castle da bu kadar tedirgin olduğuna göre o olayda önemli bir rol oynamış olması gerek. İşkence eden kişinin sesi Castle'a ait olmadığına göre büyük ihtimalle Ahmad Zubair'i öldüren Castle'dır. Karen'ın bulduğu haber taslağına bakılırsa Micro'nun kötü biri olmadığını rahatça anlıyoruz. Bunun sonrasında aklımızda oluşan soru da haliyle şu oluyor: "Bu adamın Castle'la ne işi olabilir ki?"


    Madani ve ekibinin ANVIL'den eğitim aldığını gördük. Asıl amacın ANVIL'in başındaki adam, Bill Russo'dan bilgi koparmak olduğunu biliyoruz. Bill Russo'nun kim olduğunu şahsen ben biliyorum, ancak söylersem dizinin ilerisi için büyük ihtimalle 'spoiler' niteliği taşıyacaktır bu söyleyeceğim. Bu yüzden buraya yazmıyorum. İsteyenler Wikipedia ve benzeri sitelerden rahatlıkla karakteri araştırıp kim olduğunu görebilir. 

    Karen'dan Micro'nun kimliğini öğrenen Castle, gözdağı vermek için David'in karısını ziyarete gidiyor. Dizi çıkmadan önce yönetmenin yaptığı bir açıklamaya göre, dizide karakterlerin düşünce altyapılarına bol bol değineceklerdi. Bu açıklamadan yola çıkarsak Sarah'ya daha çok sahne verildiğini anlayabiliriz.

    Karen'ın Castle'a gösterdiği haberin yayınlanmamasının sebebinin Wolf olduğunu öğrenen Castle, tabii ki beklediğimiz gibi Wolf'un peşine düşüyor. Ailesinin ölümüne neden olan adamı bulunca 'cezalandırmadan' gitmeyen Castle, Micro hakkında da bilgi elde etmiş oldu. İkinci bölümün sonunda Micro hem buluşmak istediği, hem de aynı zamanda hiç buluşmak istemediği Frank'i karşısında buluyor. Acaba Micro ayıldığında karşısında Frank Castle'ı mı, yoksa Punisher'ı mı bulacak?


Bölümlerin Artıları:

    Bu iki bölümde de şiddetin yeterince gösterilmesini bir 'artı' olarak kabul ediyorum. Ayrıca karakterlerin düşünce yapılarının ve psikolojilerinin anlatılması da bir artıdır benim gözümde. Zira her karakterle empati kurmamızı sağlıyor bu yapılan.



Bölümlerdeki Favori Sahnem:

    Bu iki bölümdeki favori sahnem Punisher'ın Gnuccileri öldürdüğü sahne. Çünkü o sahne bana çizgi romanlardaki sayfaları hatırlattı ve o karanlıkta insanların nasıl öldüklerini kendi kafamda kurmak beni mutlu etti açıkçası. 

    


Son olarak da bu iki bölüme puan verelim ve incelemeyi bitirelim. İlk bölüme verdiğim puan "7/10" iken ikinci bölüme verdiğim puan "8/10" oldu. Siz de söylemek ya da eklemek istediklerinizi aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz. Bir sonraki incelemeye kadar kendinize iyi bakın, hoşçakalın!

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.