Alfanso Cuaron'dan, Bir İnsanlık Portresi Hikayesi!

Aşka, cesarete, umuda, değişime, yuvaya dair güçlü bir vizyon. ROMA.
Dünya sinemasının önde gelen yönetmenlerinden olan Alfanso Cuaron, Children of Men ve Gravity filmlerinden sonra, kendine has tekniği ile, ROMA ile karşımızda.

Netflix için çekilen ve sınırlı sayıda ülke ve salonda izleyiciler ile buluşan film, Cuaron'un benliğini ortaya çıkarıyor. Duygusal bağları kuvvetlendirme konusunda başarılı bir iş çıkaran Cuaron bunun dışında yapımda öne çıkan açı ve ses ile de konuşulmakta.

Filme özel bir format ve ses donanımı ile karşımıza çıkan yapım aynı zamanda Alfanso Cuaron'un 2001 yapımlı Y Tu Mama Tabien'den sonra anadilinde çekmiş olduğu ilk film özelliğini de taşımakta.

Cuaron'un kendi ifadesine göre benliğinin ve çocukluğunun yüzde 90 oranında perdeye taşıdığı yapım, duygusal benliğini ve bağlılığını da ilk defa bu kadar yakından bizler ile paylaşıyor. Her sahnenin özenle ve günü gününe hazırlanılmış olması dışında, senaryonun kendisi dışında kimse ile paylaşmaması ve çekilecek her sahne ile ilgili olguları o gün oyuncular ile paylaşması filmi daha da ileriye taşıyor. Film içerisinde kullanılan çoğu objenin de Alfanso ve ailesine ait olması da diğer ilgi çeken yönlerinden.


Gerçekte Bu Kimin Roma'sı?

Meksika'da yaşayan orta sınıf bir aile ve yanlarında çalışan hizmetçilerinin yaşadıklarını konu alan Roma, iki farklı hayatı yaşayan iki farklı kadının yaşadıklarını gözler önüne seriyor. Ekonomik ve sosyal yapıları itibari ile birbirlerinden ayrılan iki kadının aynı paydada buluşmasını konu alıyor. Hizmetçi konumundaki Cleo, bu süreç boyunca hanımı Sofia'nın 4 çocuğuna da bakarak benzer travmalar yaşayarak siyasi bir kargaşının ortasında birbirlerine destek çıkıyorlar.

İlk kez kamera karşısına geçerek OscarAltın Küre ve geçerliliği olan birçok ödüle aday gösterilen Yalitza Aparicio, bu ödülleri başarılı bir şekilde göğüslemesi dışında, karakteri Cleo itibari ile geçmişte Cuaron'un hizmetlisi Libo'yu temsil ediyor. Libo'ya duyduğu aşk sebebi ile Cuaron, Roma ismini, İspanyolca da "aşk" anlamına gelen "amor" un tersten yazılışından alıyor.

Pek çok ödülü göğüsleyen filmi beğenmemek, hayran kalmamak elde değil. Mümkünse beyazperdede izlenilmesi gereken ve olabildiğinde pay çıkartılması gereken muazzam bir yapıt. İzlerken Cuaron kadar haz almanız, bir o kadar da duygusal olarak bağlanmanızı öneririm. Bu şölende herkesin kendi Roma'sını bulabilmesini dilerim...


Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.