İstanbul Film Etkisinde #4 I İmkansız Aşk



İstanbul Film Etkisinde Yazı Serisi Nedir?

İstanbul Film Etkisinde Yazı Serisi, bu sene 38.si gerçekleştirilecek olan İstanbul Film Festivali kapsamında oluşturduğumuz bir seridir. 5-17 Nisan tarihleri arasında 186 filmi farklı kategoriler ve yarışmalar altında ağırlayacak olan 38. İstanbul Film Festivali, 8 ayrı salonda IKSV katkıları ile gösterime girecek. Başlamadan önce 38. İstanbul Film Festivali hakkındaki yazımıza buradan ulaşarak detaylı bilgiye sahip olabilirsiniz. İstanbul Film Etkisinde yazı serimizde, İstanbul'un film etkisinde olduğu bu günlerde sizler için festival filmlerini hem inceleyecek hem de eleştireceğiz.

İmkansız Aşk

Dünya Festivali kategorisi altında izleyici buluşacak olan İmkansız Aşk / Un Amour İmpossible / An Impossible Love, aile içi duygusal gerilimi ve tacizi anlatan bir yapım. Christine Angot'un romanından uyarlanan filmin yönetmenliğini Catherine Corsini yapıyor. Başrolünde Continuer / Yola Devam filminde de rol alan Virginie Elira bulunurken kendisine Niels Schneider, Jehnny Beth ve Estelle Lescure eşlik ediyor.

Yapım, 1950'lerde yaşanan ateşli bir aşkın sır perdesine ışık tutuyor. Rachel, Fransa'da ofis memurluğu yapan mütevazi bir kadındır. İş yerinde çalıştığı sırada burjuva bir ailenin çocuğu olan Philippe ile tanışır. Kısa süre içerisinde aşkları duygusallıktan tenselliğe doğru şekil alır ve kızları Chantal dünyaya gelir. Philippe bulunduğu sosyal sınıf sebebi ile kızını reddeder. Kızını yalnız başına büyüten Rachel'ın kazanmak istediği soyadı hakkıdır. Kızının şuanki ve ileriki yaşantısında mutlu olması adına nüfusuna aldırılmasını isteyen Rachel, uzun yıllar bunun için savaş verecek ve her şey daha da karmaşıklaşacaktır. İmkansız Aşk, bu üç kişi arasında geçen inanılmaz bağı, farklı bakış açıları ve klasik anlatıya karşı çıkışları ile acı ve bir yandan sevgi dolu 50 yılı aşkın bir hikayeyi anlatıyor.


Film, Chantal'ın annesine yazıyor olduğu bir mektup ile başlıyor. Kızımız mektubunu yazarken bizde Rachel ve Philippe'in çalkantılı aşkına şahit oluyoruz. Filmin başından sonuna kadar Rachael'ı omuzlarından tutup kendine getirmek istedim. Kızı için aldığı kararlar bir yandan aralarındaki bağı güçlendirsede bu tutku ve sevgi her ikisine de oldukça zarar veriyor. Film hem sosyolojik hem de psikolojik açıdan oldukça önemli mesajlar barındırıyor. 1950'lerin Fransa'sına gözlerimi çeviriyoruz ve burjuva-alt sınıf ayrımcılığına şahit oluyoruz. Savaşanların köle ve düşük sayıldığı, kadınların uğruna direndikleri güçte ezildiği ve klasik aile anlatılarının önemli olduğu bir dönemdeyiz. Rachel bırakın bir adam ile ilişki yaşamayı ondan çocuğu oluyor bir de tek başına mücadele vererek, gelebilecek yorumları hiçe sayarak, kızını büyütüyor. Burjuva sınıfı dolayısı ile kültürlü ve bir açıdan da talepkar Philippe, film boyunca bana kalırsa ciddi evrelerden geçiyor. Bencilliği sebebi ile hem sevgilim dediği Rachel'a hem de kızı olarak görmeye çalıştığı, ki inanın bunu asla görmüyor, sindirmeye çalışıyor. Chantal, babasını tanımaya hevesli olduğu dönemlerde, her kuralı ve tabuları hiçe sayan bu adam ile, hiç istemediği ve yıllarca içerisinde tutmak zorunda kalacağı bir olay yaşıyor. Toplumsal sınıflandırmayı kabul gören ve dolayısı ile tabuları da yıkan bu adam ile kızı arasında ensest bir ilişkiye şahit oluyoruz. Rachel'ın ve Chantal'ın direnci Philippe'in onurunu ve sözde erkekliğini kırıyor. Uğruna devam ettikleri tutku dolu aşk, filmin sonunda yerini acı ve oldukça zarar verici bir tramvaya dönüşüyor.

Yönetmen Corsini, olay örgüsünü fazla iyi kullanarak bir kaç sonucu bize daha en başta bildiriyor aslında. Film, hem bir adamın hem de kadının geçtiği evreleri dahası da her çeşit sevgiyi bize aktarıyor. 135 dakikanın hakkını veren, içerisinde sosyolojik ve psikolojik açıdan önemli mesajlar bulunduran cinselliğin, ailenin ve toplumsallığın içerisinde bulunduğu inanılmaz bir dram.


7 Kasım 2018 tarihinde Fransa'da vizyona giren İmkansız Aşk, ülkemizde 38. İstanbul Film Festivali kapsamında 7-8 ve 11 Nisan tarihleri arasında çeşiti salonlarda gösterilecek. Naçizane fikrimi sorarsanız, festival boyunca izleyemeseniz bile mutlaka sonrasında vakit ayırıp izleyin. Karmaşık bir ilişkinin neredeyse her yönden yorumuna şahit olabilmenizi dilerim.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.