Batman: Last Knight on Earth #1 İnceleme


Scott Snyder sanırım şu an DC'deki en başarılı yazarlardan bir tanesi. Detective Comics ile başlayıp, Batman'den Metal ile Justice League'e geçişi ile nasıl geliştiğini gösterdi. Şimdi ise Dark Label etiketi altında yine Batman'e odaklı bir hikayeye dönüyor. Hem de ne hikaye. Okurken kafamda sorularla seriye bağlandım ve gergin bir okuyuş geçirdim.

Sayı yaklaşık 60 sayfa yani gayet fazla şey içeriyor. Hikayeye bir akıl hastanesinde başlıyoruz. Tüm bu bildiğimiz Batman hikayelerinin aslında Bruce'un ailesi öldürüldükten sonra kaldığı akıl hastanesindeki hayalleri olduğunu öğreniyoruz. Bu aklımızda bir soru soru oluşturuyor başlangıçtan ve sanırım en sevdiğim kısmı sayının. Batman'i böyle bir durumda görmek baya enteresandı. Ayrıca bir sürü hoş detay bulunduruyordu okurlar için. Duvarların arasında saklı gümüş para ve dinozor oyuncağı gibi detaylar tüm bu okuduklarımızın hayal olduğunun inandırıcılığını güzel gösteriyor.


Bu akıl hastanesinin arkasındaki olaylar açıklanınca sayının atmosferi birden değişiyor ve kıyamet sonrası bir DC evreninde buluyoruz kendimizi. Buraya çıkan Batman'in ilk karşılaştığı kişi ise kafası kavanozda olan ve konuşabilen bir Joker. Batman ile Joker ise bu evren hakkında aklımızda olan soruların cevaplarını aramak için bir yolculuğa çıkar. Buralar da okuması baya ilginç ve güzel. Çok farklı ve arkasında enteresan bir hikaye olan evren yaratılmış.

Ne kadar sayının yönü o kısımlarda değişse de sayıyı hep çevreleyen bir gizem ve bilinmezlik tabakası var. Batman olaylarla alakalı hiçbir şey bilmiyor ve biz de bilmiyoruz. Olayları Batman ile öğreniyoruz ve bu olay örgüsü çok hoş tasarlanmış. Sorularımız cevaplandıktan sonra hep daha fazla soru ortaya çıkıyor ve çok uzamadan onlar da cevaplanıyor. Sayının bu tarafı çok hoş olmuş.


Hikayenin geçtiği alternatif evren her tarafı düşünülerek tasarlanmış. Sadece bir alternatif evren hikayesi olarak ayakta kalmıyor ama ayrıca Scott Snyder'ın önceki yazdığı seriler ile olan bağlantısını beğendim. Bu evrenin böyle olmasının arkasında yatan sebebin Justice League'den fırlamış gibi olması, Bruce'un akıl hastanesinde olmasının nedeninin daha önce Snyder'ın yazdığı Batman serilerinde gördüğümüz bir noktayla bağlantısı olması ana evrene de olan minik bağını güzelce göstermiş. Snyder yazdığı serilerin en iyi parçalarını alıp farklı bir evrene aktarmış. DC evrenine yüklü bir değer verilmiş. Bunun üstüne de enteresan bir hikaye sunumu atıp ve tahmin ettiğimiz gibi Snyder'ın gayet hoş Batman ile Joker arasındaki ilişki ve diyaloglarla süslenince okuması gayet güzel bir hikaye ortaya çıkıyor.


Bu seri ile alakalı tek büyük sıkıntım sanırım parçası olan Black Label etiketini tam olarak taşıyamaması. Tamam 3 sayı ve hepsi 60 sayfa ama Black Label için bize söylenen şeyi karşılamıyor. Biraz karanlık ve arada "Shit" geçen bir hikaye ama bize söylenen karanlıkta değil. Batman: Damned bunu daha iyi taşıyordu. 3 sayı yerine 6 sayı yapıp normal uzunlukta olsa sayılar ve "Shit"ler sansürlense hiçbir şey değişmeyecekti. Belki ileriki sayılar biraz daha öyle olur.

Scott Snyder, Greg Capullo ile yeniden birleşiyor bu seride ve yeniden muazzam çizimler görüyoruz. Capullo, Snyder'ın yarattığı muhteşem atmosferi çizim ile sağlıyor ve enteresan tasarımlarla da bunu güçlendiriyor. Bazıları çok iyiken bazıları Wonder Woman gibi sanki çok kıyamet sonrasına zorlama yapılmış gözükebiliyor ama yine de çok kaliteli ve hayal kırıklığına uğratmayan bir çizim. Renklendirme de yerli yerinde olmuş. Bazı sahneler gerçekten göz alıcı.


Özetle; Batman: Last Knight on Earth, Black Label etiketi altında olduğunu yeterince yansıtamasa da yazımıyla ve çizimiyle sadece kaliteli bir Batman hikayesi olmadığını, aynı zamanda kaliteli bir DC hikayesi olduğunu gösterdi. Çok güzel bir alternatif evren hikayesi olmuş. Sonraki sayıyı heyecanla bekliyorum ve umarım hayal kırıklığına uğratmaz.

Notum: 9.4

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.