Black Mirror 5. Sezon İnceleme


2011'den bu yana modern dünyayı eleştiren bilim kurgu ve psikolojik gerilimli bölümleri ile bizi ekrana kilitleyen Black Mirror, 5. sezonu ile Owen Harris - James Hawes yönetmenliğinde karşımıza yeniden geldi. 4. sezon sonrasında ilk interaktif dizisi Bandersnatch ile yapabileceklerinin sınırını tahmin bile edemeden 5. sezon için heyecanlanmıştık. 3 bölümden oluşan 5. sezon ise bana kalırsa hüsran...


Striking Vipers

Bu sezonun ilk bölümü olan Striking Vipers kadrosunda siyahi çoğunluk barındırıyor. Anthony Mackie'nin başrol olarak yer aldığı kadroda kendisine Yahya Abdul-Mateen II eşlik ediyor. Hikayemizin aslında çok basit bir altyapısı var. Danny (Anthony Mackie) ve Karl (Yahya Abdul-Mateen II) senelerin dostudur. Gençlik yıllarında yaptıkları eğlenceler ve partiler sonrası tam bir aile adamı olan Danny, doğum gününde eski dostu Karl ile karşılaşır ve hediyesi olan gerçeklik ile bezenmiş oyun taktim edilir. Theo (Nicole Behaire) ile mutlu ama isteksiz bir ilişkisi olan Danny, en sevdiği oyunun sanal gerçekliğine giriş yapmaya karar verir. Karl ile karşılıklı oynayan Danny, gece seanslarında sürpriz şeyler keşfeder.


Gerçekten iyi bir bölüm olabilecekken nasıl sevilen çizgilerinden çıktıklarını anlamış değilim. Sanal gerçeklik ve teknoloji Black Mirror'da izlediğimiz ve bizi şaşırtan bir konu zaten fakat bu bölümdeki sorun yineleyen bir oyun serisi. Danny ve Karl arasındaki bağlantı güzel yakalanmış fakat bayat bir konu üzerinden - eski dostların buluşması- ilerleyen bir bölüm izliyoruz. Oyuna girişleri ve o ilk sürpriz geceleri bizi heyecanlandırdı fakat devamında şaşırtacak bir olay dizisi göremedik. Dövüş oyununda gerçekleşen olaylar devamında hayalini edebileceğimiz yeni olaylara getirmedi. Oluşturdukları temayı bu bölümde beklenmedik bir sığlık ile ele aldıklarını düşünüyorum. Bunun dışında oyuncular açısından başrollerimiz oldukça başarılı bir performans gerçekleştirmiş. Keyif alınabilecek ve bu sezonda en iyi de 2. sıraya konulacak bir bölüm olan Stiriking Vipers, beklentilerin tam ortasında kaldı.


Smithereens

Sezonun bana kalırsa tartışmasız en iyi bölümü olan Smithereens'ta muhteşem bir gerilim saklı. Oyuncu kadrosunda Andrew Scott, Damson Idris ve Topher Grace'in bulunduğu bölümde ilk baştan itibaren hissedilen gizlilik ve gerilim sizi direk içine çekiyor. Chris (Andrew Scott), normal bir uber şoförüdür ve Smithereens binasının önünde yolcularını beklemektedir. Gelen yolcular ile Smitheerens hakkında sohbet etmeye çalışan Chris, bir gün yine yolcu aldığı bir Smitheerens çalışanı olan Jaden (Damson Idris) ile uzun bir yolculuğa çıkar. Jaden basit bir Smitheerens çalışanıdır ve Chris tarafından kaçırılır. Şirketin sahibi olan Billy Bauer (Topher Grace) ile görüşmek için tehlikeli bir serüvene kalkışan Chris, geçmişindeki talihsizlikleri ve dramı ile seyirciyi çekiyor. Bu normal görünümlü basit bir Uber çalışanı olan Chris, uluslarası bir gerilime imza atıyor.


Baştan itibaren ana karakterimiz Chris hakkında sıfır bilgi ile yola çıkıyoruz ve bu bilgisizlik bölümün sonuna kadar devam ediyor. Doğru yerde doğru bilgi verilerek kopmamız gereken yerlerde serüvene devam ediyoruz. Baş karakterimiz Chris'i canlandıran Andrew Scott, karakterin gerginliğini çok iyi yansıtmış. Neredeyse bütün bölüm boyunca gördüğümüz tek adam Chris olduğu için bu nokta bir hayli önemli. Şirketin sahibi olan Billy Bauer, sakinliği ve dinginliği Topher Grace tarafından çekici bir şekilde yansıtılmış. Verdiği sosyal eleştirel mesajları ile ise "instragramı sildirecek bölüm" olarak da fazlasıyla ilgi çekti.


Rachel, Jack and Ashley Too

Sezonun son bölümü olan Rachel, Jack and Ashley Too, yıldız bir şarkıcının yaşadıklarını anlatıyor. Başrolde Miley Cyrus'ın bulunduğu bölümde kendisine Angourie Rice ve Damison Davenport eşlik ediyor. Konusu bizlere Miley Cyrus'ın Hannah Montana olduğu günleri hatırlatıyor. Yıldız bir şarkıcı olan Ashley O (Miley Cyrus) , yeni ürünü olan oyuncak bebek Ashley Too'yu tanıtır. Rachel (Angourie Rice) ve Jack (Damison Davenport) şehre yeni taşınmıştır ve Rachel yalnızlık çekmektedir. Kardeşi ile de arası bozuk olan Rachel, doğum günü hediyesi olarak Ashley Too ister ve serüven başlar. Ashley'nin zihin haritasını kopyalayarak cevaplar veren bebek, Rachel'ın hayatına müdahale etmeye başlar ve Rachel hüsrana uğrar. Bu sırada gerçek Ashley'nin hayatı yolunda değildir ve Ashley, kendisini yapay hissetmektedir. Teyzesi Catherine (Susan Pourfar) Ashley'e hiç beklenmedik bir şekilde davranır ve Rachel, Jack ve Ashley Too arasındaki macera başlar.


Sıralamada sona koyduğum bu bölüm oldukça bilindik ve daha önce hikayesi yapılmış bir konuya sahip. Ünlü yıldız kötü bir ruh halindedir ve hayranları ona yardım eder. Black Mirror'un görmek istediğimiz bilim kurgu havasını bu bölümde göremiyoruz. Hikaye gayet sıradan. Gençlere hitap etmek adına yapılmış bir bölümse, bir boşluk uğruna harcamışsın şansını Black Mirror. Rachel, Jack and Ashley Too bölümü sınıfta kalıyor.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.