Boğulma-Venom #14 ve #15 İnceleme


Tie-In'ler hiçbir zaman serilerin en güçlü kısımları olmamıştır. Yazarın kendi planlarının arasına sıkıştırılmış çok da önemli hissettirmeyen parçalardır. Ne kadar hoş başlasa da bu hikaye de onun gibi hissettirmeyi başardı ne yazık ki. War of the Realms ile seriye kısacık gelen yazar değişimi seriyi biraz kötü etkiliyor ve uzun zamandan sonra Venom okurken yoruldum.

Rüya Taşı ile güçlendirilmiş Eddie Brock, artık simbiyotu yok, diğer diyarlardan gelen işgalci canavarlara karşı halkı korurken başka bir taş ile güçlendirilmiş Jack O'Lantern ile yüzleşmesi gerekir. Bunun üzerine de yaşanan aksiyonu okuyoruz sayılarda. Arada da çok az Eddie'nin oğlu Dylan'ı kapalı bir odada tek başına görüyoruz. Bu kadar. İki sayının tek gösterdiği şeyler bunlar.


Hikaye aslında ne iyi ne kötü. Normal bir sıkıştırılmış Tie-In hikayesi. Cullen Bunn bu hikayeye biraz daha renk katmak için bir "nefret" teması eklemiş. Bu taşları kullanırken nefret ile güçlendikleri için karakterlerden bunun hakkında da diyaloglar görüyoruz. Bu tema iyi yansıtılmış ama daha iyi yansıtılabilirdi. Aralara Eddie'nin yaşadığı ve sinirlendiği olaylar hakkında paneller görüyoruz ama bunlar sadece bir panelle kalmayıp biraz daha uzatılabilirdi veya başka bir şey denenebilirdi bu temayı daha iyi vermek için.

Gelelim beni yoran yere. Bu iki sayı tamamen aksiyondan oluşuyor. Ne kadar bu aksiyonda çok havalı anlar olsa da aksiyon var bir de aksiyon var. Bir tanesi War of the Realms'daki gibi arada sıkmamak için karakter etkileşimi, mizah, sakin kısım, havalı diyalog koyar. Diğerinde ise buradaki gibi tamamen aksiyon okuruz ve arada nefes alacak kısım kalmaz. Boğuldum o yüzden bu hikayeyi okurken. Aksiyona boğuldum. Mesela sayılardan bir tanesinde Jack O'Lantern çok kısa bir süreliğine kaçıyor ve orada biraz nefes almak yerine buz devleri işin içine girip Venom ile dövüşmeye başlıyor.


Çizimler tabii çok güzel. Iban Coello kesinlikle çok iyi bir çizer ve arada çok havalı, hızlı ilerleyen sahneler yaratabiliyor. Karakterlerin taş ile birlikte aldıkları yeni kostümleri çok hoş. 15.sayının sonlarına doğru minik bir çizer değişimi oluyor nedenini bilmediğim bir şekilde. Keşke biraz daha öncesinde değişseydi çünkü o birden olan değişim çok rahatsız etti. Alışamadan bitti sayı. Ne kadar çizimi pek sevmesem de öncesinde gelse biraz alışırdım ama sanırım çizerin çizimi pek aksiyona uygun olmadığından sona bekletildi.

Sonuca gelirsek Venom'un bu kısa hikayesi serinin geri kalanına göre kesinlikle bir düşüştü. Aksiyon seviyorsanız ve okurken benim gibi boğulmayacaksanız sevebilirsiniz. Önceki incelemede okuyun zararı olmaz desem de atlayabilirmişsiniz aslında. Bir sonraki sayıda Cates'in dönmesi ile yeniden rayına oturacağını düşünüyorum serinin.

#14'e Notum: 7.0
#15'e Notum: 6.8
Hikayenin Genel Ortalaması: 7.2

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.