The Batman Who Laughs #5 İnceleme



Serinin bu sayısına kadar Batman'in deliliğe kendisini sürükleyişini güzel bir şekilde işlendiğini okuduk. Bu sayıda ise artık sürüklenmiş halini görüyoruz. Tamamen içindeki şeytan tarafından ele geçirilmiş bir Batman var. Bulunduğu çaresiz durumdan kurtulmaya çalışması, The Batman Who Laughs'ın tüm bu oyununda adımlarca geride kalması onu çürütmekle beraber etrafındakilerin yıkımına sebep oluyor.

TBWL aslında Batman'i yenmek için hiç uğraşmıyor çünkü çoktan yendi. Tek yapması gereken kendi planında ilerlemek. O sırada ise Batman hala kazanabileceğini düşünerek parçalanmanın eşiğine gitmekte. Dürüst olacağım bu sayıyı ilk okuyuşumda çok da beğenmedim. Biraz sıkıcı buldum diyebilirim ama tekrardan okuduğumda fikirlerim az da olsa değişti. Nedense ilk okuyuşumun aksine daha etkileyici geçti. Hala sönük bir sayı olarak görüyorum ama çok güzel yanları da var.


İlk olarak eksilerden bahsedip onları kenara çekmek istiyorum. Bu sayı biraz sıkıcı. Bazı sahneler istenilen sayfa sayısına ulaşabilmek için fazla uzatılmış hissettiriyor ve daha çok açıklama ağırlıklı. Bolca diyalog dönüyor etrafta ve insan bunları okurken bazen yavaştan kopabiliyor. Bu bence Snyder'ın bazen yaşadığı büyük bir sorun. Açıklama yığmasını arada Justice League serisinde de görüyoruz ve her zaman hoş olamıyor. Uzatılmış sahneler de bu açıklamaları okuması biraz daha yorucu hale getiriyor.

Gelelim artı noktalara. Bu sayı gerçekten gerici ilerliyor. Batman'in başlangıçta deli bir şekilde konuşması, Gordon'ın canavar Robinlerden kaçması, TBWL'ın Baykuşlar Divanı ile karşılaşması gibi birçok heyecanlı ilerleyen ve gerici anlar yaşatan sahnelere ev sahipliği yapıyor sayı. TBWL'ın bahsettiğim karşılaşması hele muhteşem olmuş. Biraz uzatılmış hissettirse de Batman'in o korkunç yanını bir kez daha güzelce göstermiş. Ana karakter ile baş düşman arasındaki karşılaştırma ve gerilim yine başarılı.


Çizimler yine çok güzel. Jock rahatsız edici sahneleri başarılı bir şekilde aktarmış. Kolu kesik Talonlar olsun, Batman'in ölü bir adamı deli bir ifade ile tutuşu olsun oradaki rahatsız edici hissi çizim ile çok iyi yansıtmış. Renklendirme de çok başarılı olmuş. TBWL'ın ışıklar altında konuşmasında renkler biraz daha öne çıkıyordu.

TBWL #5 kesinlikle kötü bir sayı değildi. Keyifli, güzel yazım içeren bir okumaydı ama uzatılmış sahneler ve çok fazla olan diyalogdan dolayı aşağıya çekiliyor ne yazık ki. Yine de sonraki sayıdan baya bir umudum var çünkü artık biraz daha sonlara doğru yaklaştığımızdan olayların daha enteresan şekilleneceğini düşünüyorum.

Notum: 7.8

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.