Toy Story 4 Spoilersız İnceleme | Hoşçakalın Dostlarım

toy story 4 ile ilgili görsel sonucu

Geçtiğimiz gün Toy Story serisinin yeni çıkan filmini basın gösteriminde izledik. Öncelikle filmi eleştirirken bazı noktalarda objektifliğimi kaybedebilirim, çünkü benim çocukluğum bu serinin filmlerini tekrar tekrar izleyerek ve Buzz Lightyear oyuncağıyla oynayarak geçti; hatamız olursa affola. 1995 yılında, bundan tam 24 sene önce hayatlarımıza giren Toy Story serisi bugün vizyona giren 4. filmle beraber izleyicilere veda ediyor. Rotten Tomatoes sitesi üzerinden başta %100 notuna layık görülen yapım an itibariyle %98'e düşmüş durumda. Metacritic notu ise 100 üstünden 84. 3. filmin yayınlanmasının üstünden 9 yıl geçti, bu bekleyişe ve beklentiye değdi mi?

Öncelikle şunu belirtmem gerek, film bence önceki filmlere, hayranlarına ve izleyicilerine son derece sadık kalmış. İlk 3 filmin teması ve atmosferi tamamen devam ettiriliyor. Serinin her filminde olduğu gibi bu filmde de pek çok yeni karakterle tanışıyoruz ve hepsi birbirinden daha renkli, eğlenceli. Film Bonnie'nin anaokulunda ilk gününde plastik kaşıktan yaptığı Forky karakterinin kendisini oyuncak değil de atık olarak görmesinden dolayı kaçması sonucu yaşananları anlatıyor. Bonnie Forky'i çok sevdiğinden dolayı Forky'i geri getirmek Woody için çok büyük önem teşkil ediyor.



4. film bence serinin en komik filmi olmayı başarmış, serinin diğer filmlerine oranla bu filmde daha fazla güldüm şahsen. Birkaç sahnede salonda gülmeyen izleyici bulunmuyordu. Bunun nedeni yeni karakterlerin eski karakterlerle kusursuz uyum içinde olması. Buzz, Forky, Ducky ve Bunny karakterleri filmin mizah yönünü büyük oranda sırtlıyor. Woody, Bo Peep ve Gabby Gabby karakterleri ise dramatik ve duygusal sahnelerde üstlerine düşen görevi yerine getiriyorlar. Filmde yeni tanıştığımız karakterler üzerine çok çalışıldığı belli. Hepsinin kendi iç hikayeleri var ve izlerken bu karakterlerin her davranışının altında yatan sebebi anlıyorsunuz, empati kuruyorsunuz. Özellikle Forky karakterinin çok saf gözükmesine rağmen aslında alttan alta önemli konuları kendi kafasında tartışması çok hoşuma gitti. Ducky ve Bunny ise çok ama çok eğlenceli ve sempatik iki karakter.

Filmin müzikleri de serinin diğer filmlerinde olduğu gibi kaliteli. Sahnelerin duygusunu ve atmosferini izleyicilere vermeyi başarıyor. Ayrıca filmin orijinal seslendirme kadrosunda yıldız isimler var. Seans bulabilirseniz altyazılı versiyonu tercih etmenizi öneririm. Türkçe seslendirmesinde de bir sorun yok ancak orijinali kadar başarılı olduğunu söyleyemem.

Filme gitmeden önce kendinizi hazırlamanızı tavsiye ediyorum. Daha önce izlemiş de olsanız, izlememiş de olsanız ilk üç filmi mutlaka izlemenizi öneriyorum. Bu bir veda filmi ve etkileyici olması için önceki filmlerin de tadını çıkarmanız ve hatırlamanız gerekiyor. Diğer filmlerde de etkileyici ve oldukça duygusal sahneler vardı ama bu filmdekiler gerçekten başka...



Özetle; eğer Toy Story serisinin önceki filmlerini izlediyseniz, küçük kardeşiniz, akrabanız vs. varsa, animasyon filmlerinden hoşlanıyorsanız, eğlenmek, kafa dağıtmak istiyorsanız mutlaka bu filme gidin. Evet veda filmi olduğu için üzücü bir yanı var ama salondan mutlu ve ferah bir şekilde ayrılacağınıza eminim. Eğer daha önce hiç Toy Story filmi izlemediyseniz ilk filmi denemenizi şiddetle tavsiye ederim. Animasyonlar çocuk işi demeyin, içinizdeki çocuğu besleyin arada, zaten pek çok kişininki ölüyor sizinki sağ kalsın en azından...

Hoşçakalın

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.