X-Men: Dark Phoenix Derinlemesine İnceleme


Bolca ertelemeden sonra Dark Phoenix filmi karşımızda. Peki karşımızda olması iyi mi oldu? Kesinlikle hayır. Bu filme olan beklentim ilk fragmandan beri çok düşük olsa da bu kadar kötü bir film olacağını beklemiyordum. Film hakkında konuşmadan önce filmin konusundan biraz bahsedelim. Spoiler Yok


Film Jean'in küçüklüğünde yaşadığı kaza ile başlıyor. Kaza sonrası Charles Xavier, Jean'i kendi okuluna götürüyor. Aradan yıllar geçiyor ve bir gün bir grup astronot uzaya çıkıyor ama ne olduğu belirsiz bir şey bütün planları altüst ediyor. Her şeyin düzeltilmesi için X-Men uzaya gidiyor ve görev esnasında asıl kızımız Jean Grey'in vücuduna kozmik bir güç giriyor. Bu kozmik güç ise Jean'in kontrol edemeyeceği bir noktaya geliyor ve sonrasına olanlar oluyor.

Peki sonrası iyi mi? Maalesef... Kötü yazılmış bir senaryo ve üstüne kötü diyaloglar filmi çok kötü bir duruma sokuyor. Yönetmenin ilk filmi olabilir ama bu kadarı da kabul edilemez. Keşke bu filmi "First Class" filmini çeken Matthew Vaughn çekseymiş ama iş işten geçti.

Sonuç olarak kısıtlı süresiyle ve çekilmez hikayesiyle Dark Phoenix olmamış bir film. Bayramda arkadaşlarla güzel bir vakit geçirmek istiyorsanız kesinlikle Dark Phoenix'e gitmeyin.


SPOILERLI KISIM

Kahvenizi alın ve güzelce yaslanın çünkü birazdan bu film yerin dibine gömülecek. Film hakkında spoiler almak istemeyenleri yazıdan alalım. Hazırsanız başlıyoruz.

İlk olarak filmin başlangıcı olan sahneyi ilk fragmanlardan hatta ilk sızıntılardan beri sevmiyorum. Jean'in ailesini öldürmesi bana başından beri saçma gelmişti ve her izlediğimde sinirleniyordum peki bir şey değişti mi? Hayır. Filmde en nefret ettiğim sahne olabilir ve devamında "Aslında ailesi ölmedi babası hayatta." durumu hiç ama hiç şaşırtmadı çünkü bize o duyguyu vermediler.

Dönelim 1992 yılına. Bir grup astronot uzaya çıktıktan sonra uzayda takılınca başkanın X-Men'i aramasını hiç beğenmedim. X-Men ne ara bu kadar devlet ile iç içe hale geldi? Neden? Charles neden bu kadar ön planda olmak istiyor? Yıllarca mutantlardan korkmuş kişiler neden mutantlardan yardım istiyor? Bu saçma soruları bir kenarda bırakırsak Charles'ın filmin başında yaptıkları kesinlikle bencilceydi ve haksızdı.

Gelelim Phoenix kısmına. Jean'in içine Phoenix girdikten sonra kendini kontrol edememesi normaldi ama nedense hiç duygu yoktu. Ayrıca kendini kaybettikten sonra yaşanan duyguları pek göremedik. Bunun en büyüğü Quicksilver. Jean, Quicksilver'ı fırlattıktan sonra kanlar içinde kaldı. Öldü mü yaşıyor mu hakkında hiçbir şey bahsedilmedi. Sanki bir anda oldu bitti gibiydi. Mystique'i öldürmesi konusuna gelirsek, Jean'in filmde birisini öldürmesi kesindi. Ama Mystique'in "kötü" olması gerekirken "iyi" olması zaten sinirime giderken bir de "public hero" olarak anılması bardağı taşıran son damla olmuştu. Ölmesi iyi mi oldu bana soracak olursanız evet. Ama sonra yine Mystique üzerinden gitti konu.


Filmin kötüsü tahmin edeceğiniz gibi Jessica Chastain'in oynadığı "Vuk" karakteriydi. Karakter uzaylı olduğu için mi yoksa başka bir şeyden mi bilmiyorum ama çok duygusuzdu. Biraz daha üstünde işlense iyi olabilecek bir kötü karakter iken kötü senaryonun kurbanı olmuş.

Peki filmin sonu nasıldı sorusuna cevap verelim bir de. Pek iyi değildi. Neden bilmiyorum ama filmde çok saçma sahneler vardı. Örneğin Magneto ile Charles arasında geçen konuşmadan sonra bir anda dövüşmeye başlamaları. Nedense çok gereksiz bir sahne gibi geldi. Asıl amaçları Jean iken kendileri arasında savaştılar. Hadi geçtik bunu Jean'in çok hızlı fikir değiştirmesi sinirimi bozmadı değil. Yanlış ve saçma kararlar aldı. Beş dakika önce kötü gibi gözükürken bir anda Charles gelince iyileşti sonra "Güçlerimi benden al." dedi ve işi daha da kötü bir hale getirecekti ki Scott durdurdu. Sonra da polisler yakaladı hepsini.


Yakalandıktan sonraki tren sahnesi de kötüydü ama bu sefer iyi yönleri vardı. Storm, Nightcrawler, Cyclops, Magneto gibi mutantların güçlerini görmek güzeldi. Ama güzel olan tek şey buydu maalesef. Kalanı aynı kötülükte devam etti.

Jean'in Phoenix gücünü kullandığı sahneler havalı dursa da nedense olmamış hissi vardı. Daha güçlü olabilirdi ama onun yerine önüne çıkanları öldürmekle uğraştı. Sonrasında da Vuk'u öldürmeye çalışırken akıllanıp uzaya gitti de hiçbir X-Men ölmedi.

Son olarak okulun adına "Jean Grey" eklenmesi güzeldi. Ardından Charles ile Erik'in her zaman olduğu gibi satranç oynaması da eski filmleri sevenler için güzel bir sahneydi.

Neyse yeterince içimi döktükten sonra filmin artıları ve eksilerine geçelim.



Eksileri
-Filmin süresi.
-Filmin hikayesi.
-Kötü yazılmış diyaloglar.
-Gereksiz çekilmiş sahneler.
-Farklı mutantları görememek.
-Harcanan ve bahsedilmeyen konular.
-Uzaylıların amaçlarının düzgünce yansıtılmaması.
-İnsanların mutantlardan korkması gerekirken sevmesi.
-Karakterlerin kararlarının çok hızlı bir şekilde değişmesi.
-Eski filmlerde yaşananların filmde pek bir öneminin olmaması.
-Neredeyse 20 yıllık bir serinin sonunu çok kötü bir şekilde bitirmesi.
-Mystique'in olması gerektiğinden fazla ön planda olup filmin onun üstünden ilerlemesi.

Artıları
+Tartışmasız bir şekilde filmin müzikleri.
+Her ne kadar az da olsa belirli mutantların olması gerektiği gibi güçlerini kullanması.

Not: 4/10

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.