Daredevil #7 İnceleme


İşinizden zevk almadığınız bir dönem vardır. Her şeyi doğru yaptığınızı ve artık daha fazlasını yapamayacağınızı düşünürsünüz. Her şeye uyan bir formül çıkarmışsınızdır. Bu her mecrada görülebilir. Belki çıkaracağınız her filmin bir milyar hasılatı rahatlıkla geçeceğine inanan bir stüdyosunuzdur ya da yazdığınız her şeyin herkes tarafından okunup beğenileceğine güvenen bir yazarsınızdır. O zaman anlarsınız ki siz artık sevdiğiniz şeyi yapmıyorsunuzdur ve o şeye emek harcamıyorsunuzdur baştaki gibi çünkü kendinize inanıyorsunuzdur. İşte o zaman yaptığınız şey bir içeriğe dönüşür. İçeriğe dönüşmekse sıkıcıdır. Bu sayı bu konuya biraz eğiliyor ve hakkını vermeliyim ki iyi eğilmişler. 


Sayının ana Daredevil olayına geçmeden önce bu içerik olayından biraz daha bahsetmek isterim. Sayıda Kingpin artık bu suç işlerinden uzaklaşacağını söylüyor ve tamamen başkanlıkla devam edeceğini itiraf ediyor. Zdarsky'nin bu karaktere getirdiği büyük karakter değişimi güzel hazırlanmış ve yazılmış. Tüm suç başlarını bir odaya koyup direk isteklerini bildirmesi güzeldi ama beni gerçekten etkileyen kısım bunlardan sonra söylediği şey oldu. Kingpin artık her şeyi doğru yaptığını ve daha yapacak bir şeyi olmadığını söylüyor. Artık bir içerik olduğunu söylüyor. Beni bu kadar etkilemesinin nedeni benim de böyle bir dönemden geçmiş olmam. Okuduğum çizgi romanlar hep aynı gelmeye başladı ve yazı yazma isteğim oluşmadı bir süre boyunca. Yazacaklarımın hep bir önceki yazdığımın başka bir renkteki hali olacağını düşündüm ve umursamadım. Daha sonra gördüm ki kendimi hala geliştirebilirim ve daha yapabileceğim baya bir şey var. Hemen solmamak lazım. İşte bana bunu hatırlattığı için Kingpin'in dedikleri baya etkiledi. O kadar iyi yazılmış ki dedikleri o sahneden sonra kendimi pütürlü halıya konulmuş uzaktan kumandalı bir araba gibi takılmış hissettirdi. Karakterin ileriki sayılarda neler yapacağını baya merak ediyorum şu anda.


Gelelim Daredevil'ın yaşadıklarına. Bu sayıda Daredevil'ı yeni işinde ve daha rahat olduğu hayatında okumaya devam ediyoruz ama bu sefer önceki sayıya göre daha zevk aldım. Daredevil'ın duyguları çok güzel aktarılmış. Başta Foggy ile konuşmasında ve sonda rahibe ile bu güçlerinden bahsedilişi baya iyi hazırlanmış. Foggy'e "Tanrı bana baya bir yetenek verdi." derken bu fikrin sayı boyunca "Tanrı beni kör bıraktı..."ya dönüşmesi etkileyiciydi ama biraz da hızlı gelmedi değil. Ayrıca Daredevil olmayı bırakmış olsa da hala yaptıklarından acı çekmesi ve bunla ilgili krize girmesi yine sayının öne çıkan parçalarındandı. Son sayfa da yeniden baya beğendiğim bir kısım oldu. Bu Kingpin ve Daredevil parçalarından baya hoşlansam da Cole'un hikayesi ve Daredevil'sız sokak hayatı biraz basit ve sıkıcı geliyor diyebilirim. Üstüne de aksiyonun bayatlığı üzüyor. O parçalara biraz daha önem verilmesi gerektiğini düşünüyorum.


Sharma'nın çizimlerine biraz daha ısınsam da hala gözlerim Checchetto'yu arıyor. Dramatik sahneler fena yansıtılmıyor ama aksiyonun heyecanlı çizilmemesi ve Kingpin'in arada oranının değişmesi beni sayıdan alıyor. Ayrıca üstte bahsettiğim etkileyici sahneler ortalama yansıtılsa da daha iyi bir çizer ile olduğundan etkileyici hissettirebilirdi. O kadar düz çizilmiş ki bu yazıya bile heyecanla koymak istediğim paneller bulamadım. İki tane çizimini baya hoş bulduğum yer vardı biri Matt'in kriz anı ki onu koydum diğeri ise sayının son sayfası ki spoiler diye koyamıyorum. 

Daredevil #7 önceki sayıya göre baya toparlasa da hala büyük eksikleri var. Kingpin ve Matt'in hikayesi ve yazımı ne kadar iyi olsa da diğer hikaye parçaları düşük ve hemen bura bitse de sevdiğimiz kısımlara geri dönsek hissiyle devam ediyor. Çizim de aynı şekilde birazcık daha hoşuma gitti ama hala katetmesi gereken büyük bir yol var. Bu hikayenin de ilk hikaye gibi her sayı gelişerek ilerleyeceğini umuyorum.

Notum: 8.0

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.