Stranger Things 3. Sezon Ek Sahnesi I Spoilerlı İnceleme


Stranger Things 3. Sezon'da Yıktı Geçti!

Netflix'in tartışmasız en ilgi çeken yapımlarından olan Stranger Things 3. sezonu ile 4 Temmuz'da geri döndü. 8 bölümlük üçüncü sezonu ile yeni bir rekora imza attı. 4 gün içerisinde toplam 40.7 milyon farklı hesaptan izlenen 80'ler esintili bilimkurgu-korku dizisi aynı zamanda 4 gün içersinde 18.2 milyon kişi tüm sezonu izlenerek yeni bir rekora imza attı.

İlgi odağı olan dizimiz hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse Matt ve Ros Duffer kardeşler tarafından yaratılan dizi, ilk olarak 2016 senesinde Netflix orjinal dizisi olarak yayınlanmış ve beklenen ivmeyi tutturmayı başarmıştı. Oyuncu kadrosu oldukça kalabalık ve genç arkadaşlardan oluşuyordu. Millie Bobby Brown, Finn Wolfhard, Gaten Matarazzo, Caleb McLaughlin, Noah Schnapp ekibi oluşturan ana oyunculardı ve kendilerine başarılı oyuncu David Harbour eşlik ediyordu.

1980'lerin Hawkins kasabasında geçen yapım, bir arkadaş grubunun gizemli yaz maceralarına ortak ediyordu bizi. İlk sezon ile Eleven ile tanışarak Will'in kaybolması üzerine Will'in kayboluşunun gizemini ve Upside Down hakkındaki gizemi çözmeye çalışmıştık 2. sezonda Eleven dışındaki çocukların da varlığından haberdar olmuş ve bu dünya hakkında daha fazla bilgi sahibi olmuştuk. İki karanlık temalı sezondan sonra Stranger Things 3. sezonu ile cıvıl cıvıl karşımızda.

Matt ve Rus Duffer kardeşler her sezonda olduğu gibi bu sezonda da kült filmlerden ilham alarak karşımıza geldi. Stranger Things 3. sezonuna Indiana Jones, Jurassic Park, Midnight Run, Fast Times at Ridgemont High, The Thing, Romancing The Stone ve Midnight Run filmlerinden ilham aldı. Ayrıca Dead Ringers, Videodrome Scanners ve Cronenberg gibi yapımlardan da bolca referans vererek karşımızda.


Maceracı ekibimizin büyümüş olduğunu görmek biz izleyenler için oldukça keyifli. Hawkins'te yaz hiç durmadan devam ediyor. Ergen sevgililerimiz Eleven ve Mike'ın vıcık vıcık ilişkisi ve Hopper'ın Mike'a yaptığı sert müdahale sonrası hayal kırıklıkları ile dolu bir şekilde son buluyor. Mike, Max'ten acılı olan Lucas ile kafa kafa veriyor ve işleri daha çok batırıyor. Bu sırada Max ve Eleven'ın dostluğuna dönüyoruz ve Eleven bu sezon karşımızda yeni bir imaj ile devam ediyor. Dustin tatilden dönmesine rağmen ekip ile eskisi gibi sıkı bir iletişime geçemiyor ve inek sevgilisi Suzie'yi arkadaşlarına inandıramıyor. Genç kızların gözdesi Steve, Hawkins'in ilk alışveriş merkezi Starcourt'ta Robin ile dondurma doldururken, Dustin ve Lucas'ın gıcık kız kardeşi Erica ile dolu dolu bir maceraya atılıyor. Nancy ve Jonathan, Hawkins Post'ta küçük düşürücü bir staj kaderini paylaşırken Hopper ve Joyce şiddetli kavgaları ile iletişimde kalmaya devam ediyor. Billy, can kurtaranlık yaparken Bayan Wheeler'ı kafalamaya çalışıyor fakat ani kayboluşu bütün planları bozuyor.


Karakter gelişimi açısından oldukça derin ve başarılı olan 3. sezonda olayların Upside Down dışında olduğuna da şahit oluyoruz. Her şey, Billy'nin Zihin Hırsızı tarafından ele geçirilmesi ile başlıyor. Billy, bu rahatsız edici his ve duygu ile baş etmeye çalışırken kurbanları Zihin Hırsızı'nın ayağına getiriyor ve ordu kuruluyor. Bu sırada Joyce, eski sezonlarda her şeyin başlamasında rol alan magnetlerinin düşmesi- magnetik alandan ötürü- üzerine Hopper ile maceranın tam da içine giriyor. Nancy ve Jonathan, olayları çözmelerinde büyük rol oynayan bir kadından telefon ile farelerin ve kimyasalların izini sürerek olayların ilk zincirini çözmüş oluyorlar. Fakat hikaye burada bitmiyor aslında başlıyor. Asıl zinciri Dustin, ekibe Suzie'ye telsizden ulaşmaya çalışırken, farklı bir yayının girmesi üzerine dahil oluyor. Dustin'in yayınına casus Rusların yayını karışıyor ve şifreli konuşmalara dahil oluyor.

Dustin Rusların şifresini Steve'e götürüyor ve Robin yardımı ile şifre çözülüyor. Starcourt altında yer alan gizli tesise Erica yardımı ile giren Dustin, Steve, Robin ve Erica, tesiste mahsur kalıyor. Tesisin zincir açısından önemi ise manyetik ve dehşet güçlü olan bir makine ile Upside Down'un kapanan kapısının tekrar açılıyor olması.


Joyce, Hopper ile gerçekleşemeyen randevusu ardından olayın izini sürerek Rob'un öldüğü yere gidiyorlar ve kapıyı kontrol ediyorlar fakat içeride casus Rus tarafından saldırıya uğruyan Hopper, kötü niyetli başkanın yanına giderek temiz bir sıra dayağı sonrası manyetik alanın ve makinanın bulunabileceği evleri ziyarete gidiyorlar. Bu sırada tesiste çalışan Alekses'i kaçırıyorlar ve Murray ile Alekses'ın ağzından tesis ve makina hakkında bilgiyi almayı başarıyorlar.

Hala herkes birbirinden habersiz. 5. bölüme kadar başta  kopuk kopuk görünen bu parçaları izliyoruz.  Her şey herkes tarafından 5. bölüm sonrası netlik kazanıyor ve Starcourt savaşı ile her şey son buluyor.

Değerlendirecek çok parça olduğunu düşünüyorum. Billy'nin Zihin Hırsızı tarafından ele geçirilmesi sonrası şu sürü, ordu olayı beni oldukça baydı. Klasik bir Zombi saldırısı geliyor aklıma. Virüs yayılır ve bir ordu karşımıza çıkar. Sezonun cıvıl cıvıl oluşu hikayenin hızlı akışına yardım ediyor. Billy'nin geçmişine ve kırgınlıklarına şahit olmamız en hoşuma giden kısımlardan oldu. Max-Billy kardeş ilişkisini derinden hissedememiş ve hissedemeyecek olsakta Billy'nin geçmişinin izleyiciye aktarılması Billy'nin tavırlarını anlamamız açısından oldukça önemliydi. Joyce ve Hopper ilişkisi görememiş olmamız beni üzdüğünü itiraf etmek gerek. Hopper'ın patlama sonrası aynı Rob'ta olduğu gibi farklı bir senaryo ile ölüşü bayık ve üzücü bir son oldu. -ek sahneden daha sonra bahsedeceğim-
Tatmin edici bir yok oluş hikayesi var ortada fakat olayların bu kadar genişleyebileceğini asla düşünmemiştim.


Şaşırtıcı Ek Sahne!

Şaşırtan ve ileriye dönük ek sahneye gelirsek; henüz 4. sezon onayı almayan Stranger Things'in ekibin birbirine ve Hawkins'e hüzünlü vedası sonrası kısa bir jenerikten sonra gelen ek sahne, Hopper umutlarımızı yeşertti. Ek sahne de iki Rus askerinin tutsakların bulunduğu alana doğru yürürken "Hayır, Amerikalı olanı değil." diyerek kapıdan döndüğü ve gizemli bir adamı çıkartarak yine başka bir odada ellerinde tutsak bulunan Demorgogon'u üstüne salması ve beslemesi bizi oldukça şaşırttı. Yaratığın yok olması sonucu hala Demorgogon'un nasıl dünyamızda var oluyor olması sorusu dışında aklımıza gelen ilk soru, Amerikalı tutsağın kim olduğu? Hopper'ın tatminsiz ölümü veya yok oluşu bu açıdan umut ışığı oluyor. Hayranların Hopper açısından yürüttüğü bir diğer teori ise, Eleven'ın geçtiğimiz sezonlarda tanıştığı Eight 'in veya ona benzer çocuklardan birinin Hopper'ı kurtarabilmiş olması veya diğer çocukların da henüz onaylanmamış yeni sezonda ortaya çıkabilme ihtimali söz konusu.




Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.