Stranger Things 3. Sezon Spoiler'sız İnceleme



Stranger Things'in 3.sezonu büyük 4 Temmuz ile geldi ve ilk günden 8 bölümü izleyip yuttum. İlk sezonu çok severek izlemiş, ikinci sezonu yine keyifle ama biraz daha hayal kırıklığı ile tamamlamış ben bu sezon için baya heyecanlıydım. Fragmanlardan ilk sezondaki etkisini yeniden vereceğine inandım ve ikinci sezonun hatalarını düzelteceğini düşündüm ki çoğunlukla beklediklerimi karşıladı.

İlk olarak biraz hikayeden bahsetmek isterim. Spoiler vermeden çok şeyden bahsedemeyeceğim ama kısacası artık yaz geldi ve sevdiğimiz çocuklar biraz daha büyüdü. Artık aşk havada. Sadece ergenler için değil ama aynı zamanda yetişkinler için de ama bu mutluluk tüm yaz boyunca süremez çünkü Hawkins'de yine tuhaf olaylar oluşmaya başlıyor ve bu sefer olaylar sadece Upside Down ile ilgili değil.



Rahatlıkla söyleyebilirim ki sezonun hikayesi akıcı ve eğlenceli. 1.sezonun gizemden doğan gerilimine sahip olmasa da 2.sezonun ağır ve karanlık yapısından sonra bu tamamen taze geldi. Sezonu izlerken hiç sıkılmadım ve çoğunlukla zevk aldım. Sezonda yine birden fazla hikayeyi izliyoruz ve önceki sezonlara göre biraz daha geç birleşse de tüm hikayeleri sıkılmadan izliyorsunuz. Nancy ve Jonathan'nın hikayesi gibi biraz daha düşük hikaye parçası bulunsa da geçen sezonun Eleven hikayesinin aksine boş hissettirmiyor ve sezonun sonuna kadar sürmüyor. Bu hikayeler biraz basit başlasa da hepsi güzel olay örgüsü ile ilerlemeyi başarıp güzelce birbirine bağlanıyor.



Karakterler yine çok iyi ve gelişimleri sezon boyunca ilerletilmiş. Steve, Dustin, Hopper ve daha bir sürü bildiğimiz karakter güzelce yazılmaya devam etmiş. Geçen sezon çok da ısınamadığım Max ve biraz gereksiz bulduğum abisine bu sezon daha çok ısındım ve hikayeyle daha bağlantılı olmalarına sevindim. Robin gibi yeni karakterler ve Erica gibi daha çok gördüğümüz karakterleri de baya beğendim. Eleven'ın hikayesini ise bu sezon çok daha beğendim.

Ayrıca dediğim gibi bu sezon baya bir aşk mevzusu var ve başta biraz ön yargılı davransam da gayet iyi kullanılmış (Nancy ve Jonathan'nın dışında. Onlarınki biraz sıkıcı). Son olaraksa hikaye alt konusunda düşmanlardan bahsetmek isterim. Bu sezon "The Thing" ve "Invasion of the Body Snatchers" gibi filmlerden esinlenen hikayede sadece Minflyer gibi doğaüstü düşmanlar görmenin yanında insan bir düşman bulunmasını beğendim. Tehditin artık daha da genişlemesi hoşuma gitti.



Gelelim biraz daha küçük şeylere. Bu sezon biraz daha fazla set görüyoruz ve bu yeni alışveriş merkezi gayet güzel ve bol referanslı şekilde tasarlanmış ama o kadar pazarlamasında gördüğümüz karnavalı daha etkili bir şekilde kullanılmış görmek isterdim. Referans demişken yine o zamana ait bir sürü gönderme var ama bazıları reklam yapmak için biraz zorlama koyulmuş gibi hissettiriyor. Aksiyonu ise geçen sezonlara göre çok daha iyi olmuş diyebilirim. Daha heyecanlı, daha fazla ve daha uzun. Bunun en büyük katkısı artan bütçe de diyebilirim aslında. CGI gayet iyi bazı Netflix dizilerini düşündüğümüzde. İlk sezonla karşılaştırınca da farkı görebiliyorsunuz. Son olarak ise hem dizinin müzikleri hem de kullanılan müzikler atmosferle gayet uyumlu ve güzel hazırlanmış.



Sonuca gelirsek Stranger Things'in üçüncü sezonu ilk sezonunun o gücüne erişemese de kesinlikle ikinci sezondaki hatalarını görmüş. Daha hızlı ve keyifli akan bu sezonu sıkılmadan bitirdim ve eksikleri de olsa baya beğendim. Sonraki sezonu şimdiden heyecanla beklemeye başladım ve ileride daha ne gibi hikayeler göreceğimizi merak ediyorum.

Notum: 8.5

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.