Sinemanın Dahileri #1 I Quentin Tarantino

Sinemanın Dahileri Nedir?

Sinemanın Dahileri serimizde, tarzları ve kullandıkları farklı teknikleri ile öne çıkan yönetmenler hakkında yazılar hazırlayacağız. Yönetmenlerin öne çıkan yapımları, klasikleşmiş özgün tarzları, özel hayatları, haklarında bilinmeyenler, kullandıkları teknikleri ve daha bir sürü noktayı sizlere aktaracağız.

#1 Quentin Tarantino



Özellikle son filmi - Once Upon A Time In ... Hollywood - ile tekrar gündeme oturan Quentin Tarantino'yu bilmeyen yoktur diye düşünüyorum. Kullandığı sahne geçişleri ile ayak fetişi ilan ettiğimiz dahimiz Tarantino tabii ki bundan fazlası.

1963 yılında İtalyan asıllı bir baba ve İrlandalı bir anne tarafından dünyaya getirilen Quentin Tarantino, sinema dünyasına girişini, 16 yaşında James Best tiyatrosuna girmesi ile başlatmış oluyor.
İlk senaryosu Captain Peachfuzz and the Anchony Bandit'i 22 yaşında yazan Tarantino, oyuncu olarak başladığı bu yolda senaristliğe daha fazla ehemmiyet vermeye başladı.

Bir parti vesilesi ile tanıştığı ve daha sonralarında da Death Proof dışında bütün filmlerinin yapımcılığını üstlenecek olan Lawrence Bender'in film yazmalısın fikrine kulak veren Tarantino, ileriki yapımlarının da tarzını belli edecek olan bir filmi Reservior Dogs (Rezervuar Köpekleri / 1992) ile kendini belli etti. Daha sonrasında senaristliğini yaptığı kara mizah olan True Romance (Çılgın Romantiklik / 1993) ile dikkatleri daha da üzerine çekti. Tarantino, kara mizahın nüktesine, sinemanın kana bulanmasına ve pop kültürün geçişine böylelikle öncü olmuştu.


1994'de ileri de kült sayılacak bir yapım olan ve 7 ayrı dalda Oscar'a aday olup En İyi Özgün Senaryo Oscar'ının sahibi olan olan Pulp Fiction (Ucuz Roman) ile başarısını katlamış ve 1994 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye Ödülü'nün sahibi olmuştu. Bu eşsiz yapım 8.9 puan ile IMBD'de en iyilerde 7. sıradaki konumunu halen korumaktadır. Tarantino, Pulp Fiction ile bağımsız filmlerin gişe başarısını gözler önüne sermiş oldu.

Pulp Fiction başarısı sonrası çeşitli projeler ile boy gösteren Tarantino, Inglorious Basterds savaş filmi için hazırlıklara başladı ancak Kill Bill filmini yazıp erteledi. Vol. 1 ve Vol. 2 olmak üzerek iki ayrı film ile karşımıza gelen Tarantino bu film için Wuxia, Japoni Spaghetti Westerns, İtalyan korku sineması ve Giallo tarzını harmanlamış ve ortaya intikam filmi çıkarmıştı. Ana karakter için Pulp Fiction filmi çekilirken oluşturulan ana karakterlerden de yararlanmıştır.

2004 yılında Cannes Film Festivali'nde juriliği ardından Deatht Proof, Inglourious Basterds, Django Unchained, The Hateful Eight filmlerini bizlerin önüne getirdi. Kariyerinde çokça film yazan ve yöneten, oyunculuk ile de boy gösteren Tarantino özgün tarzı ile var olabildi.


Kana Bulanmış Argoluk

Doğrusal olmayan parçalanmış kurgusu, nükteli cesur diyalogları, pop kültürün inanılmaz kullanılımı sebebi ile sık sık öne çıktı. Bunun yanında Tarantino'yu  Tarantino yapan tarzı, film kültürlerinin iyi harmanlaması, sıradan nesneler ve uzuvları çarpıcı göstermesi, karakterlerin suçun içerisinde bulunuyor olması ve yapımlarında asla reklama yer vermiyor oluşunu barındırıyor.

Başrollerimiz genelde kendi film evreninden çıkma bağlantılı karakterlerdir. Özellikle Cadillac ve Chevrolet başta olmak üzere General Motors ürünlerini kullanırlar. Filmlerinin çoğunda minik de olsa yer alan Tarantino, karakterlerinin hepsine takma isimler verir. Farklı etnik kökenli bireylerin oyuncu kadrolarında yer almasına özen gösterir. Her filminde mutlaka Meksika Açmazı'nı ve Wilhelm Çığlığı ses efektini kullanır. Filmlerinde tuvalet ve  abartılı yemek sahneleri vardır. Bunun yanında vücut uzuvlarını geçişlerde kullanmaya bayılır. Hem pop kültür hem de Art-house sineması hakkındaki bilgisi sebebi ile kendi yapımlarında çok fazla atıfa yer verir. Vahşet kullanmaya bayılan Tarantino filmlerinin türleri genelde aksiyon oranı yüksek nükteli gerilimli filmlerdir. Korkuya az yer verir ve sahnelerinde şaşırtıcı bir anilik ile kullanır.


Araba bagajı sahneleri, çantalı jilet adamlar, yürümeyi seven gruplar, yansımalar, mikrofonlar, gözlere ve ayaklara zoom yapılan sahneler, göz alıcı silüetler ve kurbanlarının alevler içinde ölüşleri Tarantino'yu simgeleyen diğer detaylardan sadece bazıları.

Kara mizah filmlerinin üstadı, kullandığı bu teknikler ile 1990 bağımsız sinemasının üslubunu kırmayı başarmıştır. 17 film yöneten, 23 filmin senaristliğini üstlenen ve 9 filmin de prodüksiyonunu üstlenen Tarantino, iddialara göre Star Trek projesi sonrası yönetmenliği bırakacak. Başka bir iddiaya göre de prodüksiyonunu üstleneceği 10. filmi, iyi düşünülmüş bir korku türü yapımı olacak ve tarihe izini bırakacak.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.