Şaşırtıcı Bir Biyografi I The Spy İnceleme!


Savaş Tarihinin En Önemli İsimlerinden Eli Cohen'in Mini Öyküsü!

6 Eylül tarihinde ilk kez Netflix platformu üzerinden yayınlanan ve casusluk filmi olan The Spy'ı nihayet izleyebildik. Gerçek bir hikayeden uyarlanan ve siyasi teması sebebi ile yer yer gündeme gelen The Spy, İsrailli yönetmen Gideon Raff bakışı ile karşımızda.

Eli Cohen'in kimliği ve hayatı hakkında bilgi vermeden önce kadroda yer alan oyunculara gelirsek: komedi dünyasındaki yeri ile bilinen, Bruno, Les Misarables, Hugo, The Dictator ve Madagascar gibi filmleride rol alan Sacha Baron Cohen başrol olarak yer alıyor. Baron Cohen'e Noah Emmerich, Wlaeed Zuatier, Nassim Si Ahmed, Alana Tal ve Moni Moshonov gibi isimler eşlik ediyor.


The Spy, 1960'lı yıllarda İsrail ve Süriye rejimleri arasındaki nefes kesen savaş tarihine odaklanıyor ve bu tarihte net bir yer barından İsrailli ajan Eli Cohen'in hayatını anlatıyor. İsrail adına Suriye'de casusluk yapan Cohen, görevler dahilinde Şam'da yaşamaya başlar ve istediği kurmaca hayatı başarıyla kurar. Cohen kısa sürede yüksek sosyete ve siyasi çevrede görünmeye ve yer edinmeye başlar. Kendini kabul ettiren Cohen, siyasi bağlantılarını kullanarak dönemin savaş politiklarına yön verir ve gidişatı değiştirir.

Peki Eli Cohen Gerçekliği The Spy'da Ne Kadar Hakim?

1924 yılında İskenderiye'de dünyaya gelen Eliyahu Cohen, gençliğinde Mısırlı Yahudilerin İsrail'e göçü için yardımlarda bulunmuştur. Daha sonra Mısır'ın kurmuş olduğu bir casus ağına girmiştir ancak bu ağ deşifre olarak etkisiz hale gelmiştir. Cohen 1956 yılında Süveyş Krizi döneminde askeri istihbarata girmeyi denemiş ancak bu seferde reddedilmiştir. Sigortacılık yaptığı dönemlerde Mossad tarafından işe alınarak ajanlık serüvenine adım atmıştır.

The Spy, gerçek Eli Cohen'in dosya memuru olduğu yıllardan başlayarak Mossad'a katılması ve devamında yaşanan olayları konu alıyor.


Ajanlığa kabul edilmesi sonrası takibe alınan ve ardından 6 aylık yoğun eğitimi sonrası kazandığı yeni kişiliğinin oturması için Güney Amerika'ya gönderildi. Bu kimliği iyice sindiren Cohen, Kemal Amin Thabet adı ile ilk görev durağı Buenos Aires'e yolculuk etti.

Thabet burada Suriye siyasetinde yer alan önemli isimlerle temas kurdu ve bu bağlantıları güçlendirdi. Ardından yetkili mecralardan aldığı referanslar ile Şam'a giriş yaptı ve burada ekonomik ve siyasi çevrede önemli bir konum aldı. Partiler, gece hayatları, toplantılar Cohen artık Thabet'ti ve isithbarat adına önemli bilgiler toplayarak savaşın seyrini değiştirdi. En son bu dünyadaki başarısı sebebi ile Savunma Bakanlığı teklifi bile aldı ancak evinde bilgi sızdırılırken yakalanarak idama mahkum edildi.


Hikaye ve örgü aslında Cohen'in gerçek hikayesiyle aynı. Gördüğüm ve okuduğum kadarı ile de birebir. Geri dönüşlü bir kurgu var. İlk önce sonla başlayarak geçmişe dönüyorsunuz. Savaşı içine alıyor dedik, şiddet ve karmaşık tema bir is gibi hakim. Sıkılmıyorsunuz meraklanıyorsunuz. İlk bölümde karşılaşacağınız Cohen'in ilk sahnesi ise oldukça etkileyici. Bunun yanı sıra gerilim casusluk üzerine olması sebebi ile hatsafada. Özellikle içerisinde bulundurduğu bazı unsurlar sebebi ile gündeme gelen The Spy'ı izlemenizi ve belki yakın tarihi hakkında da bilgi edinerek şaşırtıcı bir biyografiyi izlemenizi tavsiye ederim.


Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.