Charlie'nin Melekleri I Spoılerlı İnceleme


 
“Charlie’s Angels”, hayatında ihtiyaç duyduğunu hiç bilmediğin bir yeniden doğuş gibidir.

Konuk yazarımız; Emir Çağrı Kiraz'a teşekkür ediyoruz.

Öncelikle yazar, yönetmen, yapımcı ve eş yıldız olarak Elizabeth Banks, 1970'lerin orijinal TV
dedektif dizisinin eğlenceli, tamamen gerekli ve modern bir feminist vizyon ortaya koymak arasında zor bir (biraz tutarsız olsa da) bir denge elde etti. Filmi enerjik ve aksiyon dolu, ancak karakterlerine göz attığımızda birbirine bakan güçlü, sadık kadınların birbiri ile bağlantı kurmasına ve etkileşime girmesine izin vermek için zaman zaman yavaşlıyor.

Gayet açık ki kıyafetler harika, gösteriş ve ihtişam had safhada! Işıltılı raflar, özel üretim silahlar ve sert suikast aletleri. Zaten kadınlar için gizli görevler ve yüksek teknoloji ürünü alet çeşitleri için yapabilecekleri çeşitli vahşi kostümlerin olmadığı bir “Charlie'nin Melekleri” macerası olmazdı.
Perde, Kristen Stewart'ın akşam yemeğinde gölgeli bir işadamı baştan çıkarmasıyla başlıyor. Yavaşça ama kesin olarak onu edebi düğümlerle bağladığına dair hiçbir fikri olmadığı gerçeği, yeteneklerinin bir kanıtı, aynı zamanda da aptallığı. Erkekler dövülebilir olabilir ve “Charlie’s Angels” kadınları bunu kendi yararlarına nasıl kullanacaklarını bilir.

Senaryo bir müşterinin “Calista” adını verdikleri alet ile dünya dostu bir enerji üretme aracı olan el tipi bir cihazın, yanlış ellerde silah olarak da kullanılabileceğini anlatmasıyla ve vakit geçmeden tekrar sahip olunması gerektiğini söyleyerek başlıyor. Dun dun dunnnn!



Hikâye dâhilinde Sabina ve Jane’in, kadın bir Bosley olan (ve Elizabeth Banks tarafından canlandırılan) patronlarıyla birlikte Elena’yı korumak ve bir noktadan sonra çaldırılan malum teknolojik cihazı geri almak üzere Berlin, İstanbul ve Paris’teki lokasyonlarda gerçekleştirdikleri operasyonlara şahit oluyoruz. Ancak bu operasyonların da, son derece zayıf kurulan olay örgüsünün de bu film dâhilinde pek önemi yok. Zira Banks’in Charlie’nin Melekleri kendisini hemen hiçbir anında ciddiye almadan ilerleyen bir film olarak dikkat çekiyor.

Bu operasyondaki melekler, Sabina (kötü kız varisi olarak Stewart) ve eski MI6 ajanı Jane (komuta ve karizmatik sersemletici Ella Balinska), teknolojiyi tasarlayan ve kötü tutmak için olası uygunsuz kullanımı üzerine ıslık çaldıran zeki, genç bir mühendisle bir araya geldi adamlar onu kendi nefret dolu amaçları için çalmaktan alıkoyuyorlar. Elena (“Aladdin” den Naomi Scott) bu büyüleyici ve tehlikeli dünyaya olan bağlantımızdır, ancak bilimsel gücü aynı zamanda bu takım için de doğru bir tamamlayıcıdır.

Sam Claflin, şirketi piyasaya sürmekte olan kendini beğenmiş ve delice zengin teknoloji kardeşini oynuyor ve Nat Faxon, ilk önce karaborsada satmak isteyen Elena'nın pis patronu. Jonathan Tucker, Elena'nın ve yeni arkadaşlarının eserlerinde neyin düşünüldüğü planını açıklamaktan alıkoymalarını engelleyen bir görevdir (ve bu konuda gerçekten kırmızı bir ringa balığı var). Ve Djimon Hounsou ve Noah Centineo, tamamen bencil gerizekalı olmayan iki adam olarak az şey elde ediyorlar. Fakat “Charlie’s Angels” gerçekten daha önce, daha iyi ve daha kötüsü için hiç olmadığı kadar kadınlarla ilgilidir. Filmin enerjisini sağlayan kız gücü titreşimi kusursuz ve sık sık canlandırıcı. 



Peki nelere gerek yoktu? 

Dünyada harika şeyler yapan kız ve kadınların açılış montajına ihtiyacımız yoktu. Benzer şekilde, Jane'in İstanbul'daki eski muhbirlerinden birinin de bir kadın kliniğini yönetmesi ilginç ve konuyla ilgili bir ayrıntı olsa da, minibüsün doğum kontrol hapları ile dolu olduğunu görmemize gerek yoktu ve meleklerin bunun önemli bir hizmet olduğunu anlamak için sağladıkları tamponları. Bunun gibi bazı detaylar, amacını anlayamadığım için belki de, gereksiz geldi.

Açıkcası 2019 yılında Charlie’nin Melekleri’nden yeni bir aksiyon efsanesi yaratmasını, inanılmaz aksiyon sahnelerine ve müthiş bir dramatik yapıya imza atmasını beklemenin bir manası olup olmadığı da tartışılır.



Bu anlamda filmdeki korkunç devamlılık hatalarını, aksiyon sahneleri dâhilindeki sakillikleri, hikâyedeki boşlukları bir kenara koymak şu açıdan mümkün olabilir. O da Charlie’nin Melekleri’yle özdeşleşen seksist bakış açısını tersyüz etmek. Şüphesiz bunu daha iyi tasarlanmış bir film, daha iyi yazılmış karakterler ve sağlam bir aksiyonla da yapabilirdi. Bilhassa İstanbul’da geçen sahnelerde biraz daha özenebilir, mekanın dezavantajını bize bu kadar hissettirmeyebilirdi (İstanbul sahnelerinin çoğunda mekan kullanımı biraz da şehrin kaosunun etkisiyle berbat görünüyor, doğrusu ben beğenmedim) ama salt karakterlerine bikini giydirebilmek için onları olmadık maceralara sokan televizyon yapımcılarının, karakterleri dansöz elbisesi giysin ve fantezileri süslesin diye filmin olmadık yerinde oryantalizme bulaşan McG’nin (bakınız: Charlie’nin Melekleri, 2000) salt daha iyi aksiyon-daha iyi dramatik yapı sundukları için kutsanabildiği bir ortamda, filmin her anında erkek bakış açısını yerle yeksan etmesini bilen Elizabeth Banks’in yaklaşımını günümüzde tercih edebiliriz 

Banks, söz gelimi McG’nin yükselttiği aksiyon çıtasının yanına bile yaklaşamıyor, ancak Sabin’de Kristen Stewart’la ilginç, gerçekçi, süper kahraman gibi görünmeyen bir “Melek” koyuyor ortaya. Harika bir senaryo ortaya koyamadığı da kesin, ancak filmde, bu gibi “ajan filmlerinin” olmazsa olmazı, “ekibine ihanet eden kadın” twistini de gayet işleyen bir manevrayla boşa çıkartıyor. Orijinal seride otoriter bir erkek sesinden emirler alan kadın karakterlerin yapısını değiştirip, Charlie’nin sesini de bir kadına emanet ederek, bu otoritenin de sesini kısıyor. Bunlar bir film’de alışık olmadığımız güzel şeyler.

Genel olarak değerlendirdiğimizde Charlie’nin Melekleri’nin çok iyi bir film olduğunu kesinlikle dile getirmeyeceğim, çok iyi bir aksiyon filmi olduğunu da iddia etmeyeceğim, ancak Banks’in tercihleri, pop, politik doğrucu bir yerden bile olsa, şu an bebek adımlarıyla ilerleyen, sektörde farkındalık yaratmaya yönelik hamleleri sıralarken elini korkak alıştırmayan bir filme dönüştürüyor...




Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.