Batman #88 İnceleme


James Tynion IV'un yazar geçmişine baktığımda gözüme takılan bir şey oluyor hep. Batman Eternal serisi. Kendisi o seriyi 52 sayı boyunca, haftalık olarak yazdı. Demek istediğim bir hikayeyi haftalık hale getirip, 52 sayıya uzatacak şekle getirebilen bir yazar. Batman'de o durum oluşuyor mu emin değilim ama hikayenin üçüncü sayısında olmamıza rağmen hikayede olan ilerleme biraz korkutuyor. O zaman daha fazla uzatmadan sayıya geçelim.

Catwoman, Batman'den sakladığı karanlık sırrının geri dönüşünü anlamaya çalışmaktadır. O sırada Designer adlı gizemli karakter, Gotham'ın en büyük kötülerini toplayıp en büyük soygunu hazırlamaktadır. Batman ise hem bu sırrı kendi keşfetmeye, hem Designer'ın planını öğrenmeye hem de GCPD'den kaçmayı başaran en büyük suikastçılarla uğraşmaya çalışmaktadır. Bu anlattıklarım size sayı çok doluymuş gibi hissettirebilir ama sayı bu olayları adım adım ilerletiyor.


Bu hikayenin yavaş ilerleme olayından geçen sayıda da bahsetmiştim ve bu sefer de bahsetmek istemiyorum aslında. Tom King serisini incelemeyi bırakmamın ana nedeni ne de olsa aynı şeyleri söyleyip durmaktı o yüzden bu sefer diğer şeylere yoğunlaşacağım. İlk olarak bu sayı en çok sevdiğim şey, yani yeni Batman eşyasından bahsetmek gerek. Tynion, Batman gadget'larının önemini biliyor olacak ki bu hikayede bolca yeni eşya görüyoruz. Bu sayıda da aşırı havalı bir Batmobile teknolojisi tanıtılıyor ve hem kullanımı hem de görüntüsü çok hoş. Çok spoiler vermek istemiyorum ama biraz ipucu vermek gerekirse "Cepte taşınabilir Batmobile" diyebiliriz.

Ayrıca sayıdaki Catwoman kısımlarını baya beğendim. Riddler ile olan konuşmaları olsun, oluşan olaylar olsun hikayeye daha gerici bir atmosfer katıyor. Orada tanıtılan yeni ipuçlarının getirdiği gizem de ilgimi çekmeyi başarıyor. Batman kısımları ise biraz unutabilir olsa da aksiyon olarak ve sonunda ulaştırdığı sahne olarak gayet çarpıcıydı. Bakın, Tynion'u gerçekten seviyorum ve King'den katlarca iyi buluyorum ama bu güzelim hikayeler yeterince güçlü olmayınca üzülüyorum.


Sayının çizer koltuğunda yine Guillem March oturuyor ve bu sefer daha çok beğendim. Bilmiyorum ama belki de daha oturaklı bir aksiyon sahnesi ve öne çıkan anları olduğundandır. Aynı zamanda bazı serilere hiç yakıştıramadığım yağmurlu alan çizimleri bu sayıda gayet iyi olmuş. Yine de internette de baya gördüğüm bir eleştiri çizerin kadın karakterleri çiziş tarzı ve karşı çıkmayacağım çünkü bazı anlarda kadınların fiziksel hatları baya öne çıkıyor ama sayıda rahatsız olmadığım için puan kırmayacağım.

Batman serisi dediğim gibi güzel gizem ve konular içerse de çok geç olmadan bunları birbirine bağlamalı. Böyle gidip son sayı çok hızlı bir şekilde biterse hikaye gerçekten gıcık olurum ki sanırım uzun zamandan sonra bir Batman ana serisindeki hikayeye gıcık olmuyorum. Umarım böyle de devam eder. Bakalım hikaye daha nerelere gidecek.

Notum: 7.8

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.