Bu Kızlar Bir Harika! I Little Women İnceleme



Kendilerine koca aramaya çıkan ve adına layık olmayan kızlar olmaktansa ihtiyar kız kalmak daha iyidir. Yoksulluk, samimi bir sevgiyi belki yıldırır ama benim tanıdığım şerefli kadınların bir çoğu yoksuldur. Sevilmeye layıklar ve evde kalmadılar. Kendinle barışık ol ki, elindeki mutluluğun değerini bil!

Altın Küre'de 2, 92. Akademi Ödülleri'nde ise tam 6 adaylığı bulunan ve Louisa May Alcott'un 1898 basım tarihli romanında uyarlanan Little Women, eşsiz hikayesi ile bizleri döneminin içerisine almayı başarıyor.

Ülkemizde 14 Şubat 2020 tarihinde vizyona girmesi beklenen Little Women, kadrosunda Hollywood'un son dönemde öne çıkan isimlerini ağırlıyor. Lady Bird ile Oscar'da En İyi Kadın Oyuncu kategorisine aday gösterilen Saoirse Ronan başrolde bulunuyor. Ronan'a Aşıklar Şehri ile ilk Oscar'ını alan Emma Watson, Florence Pugh, Eliza Scanlen, Laura Dern, Bob Odernkirk, 22 yaşında Oscar adaylığı kazanan Timothee Chalamet ve Meryl Streep gibi isimler eşlik ediyor.

Louisa May Alcott'un 1898 basımlı Little Women romanından uyarlanan film Greta Gerwig'in yorumu ile yeniden karşımıza çıkıyor. 4 kız kardeşin hayatına odaklanan yapım kitaptan kesitler sunarak Jo, Meg, Amy ve Beth'in heyecanlı dünyasını bizlere aktarıyor.


Düşünüyorum da bazı kızlar güzel birçok şeye sahipken, bazı kızlar hiçbir şeye sahip değiller.

Jo, Meg, Amy ve Beth İç Savaş sonrası Amerika'da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşlerdir. Birbirinden tamamen farklı karakterlerine sahip olan bu dört kız kardeş, çocukluk döneminden yetişkinlik dönemine geçerken türlü dertler ile boğuşurlar. Babaları Amerikan İç Savaşı'na katılmıştır ve anneleri ile yaşamaktadırlar. Dört kız kardeş, zorlu ve mücadele bir hayat yaşasalar da asıl mutluluğun sevgi olduğunu anlarlar.

Little Women'da sefil bir Amerika'yı 5 kadın üzerinden incelemeye başlıyoruz. 1800'lü yılların temasını biraz da olsa aktarabilmeyi başarmışlar. Dört kız kardeşin yaşadığı her detayı merakla izliyorsunuz ve sürükleniyorsunuz. Film size hayal penceresinden bakmanıza olanak sağlıyor. Bunun dışında bu yeni uyarlama yapım için Hollywood'un - son dönemlerde ardı gelmeyen taciz, kadına yönelik çirkin olaylar ve eşitsizlik sebebi ile - oldukça destek verdiğini biliyoruz. Bu destek yapım içerisinde ince mesajlara sebebiyet vermiş. İzlerken bu mesajları yakalayabiliyor ve günümüze dönük etkilerini görebiliyorsunuz ki zaten yapımın geçtiği dönem içerisindeki durumun da şu andakinden çok da farklı olmadığını hatırlatalım.


Oyunculuklara gelirsek özellikle Saoirse Ronan ve Timothee Chamalet'i boydan boya izlediğimiz bir süreç mevcut. İkili hoş bir seyir vadederek gayet başarılı bir performans sergilemişler. Özellikle Amy karakteri ile karşımıza çıkan Florence Pugh'ın performansı şahane. Bunu dışında küçük bir rolü olsa da Jo'nun arkadaşı olarak yer alan Louis Garrel'ı bu filmde görmek beni oldukça heyecanlandırdı. The Dreamers ve A Fatihful Man performansları ile gündeme oturan etkileyici bir oyuncunun kısa kısa yer alması bile farklı bir aura oluşturduğun söyleyebilirim. Bunun dışında Beth karakteri çok geri planda bırakılmış. Neredeyse son ana kadar kendisine erişim sağlayamıyoruz. Emma Watson ise Meg karakteri ile oldukça iyi bir iş çıkartmış. Kendisi oturaklı, ciddi ve kendine güvenen tavrı karakter ile bütünleştirerek kaliteli bir oyunculuk sergiliyor.

Dünya Klasiği haline gelen ve üzerine çokça dizi, film yapılan Little Women, Greta Grewig'in yorumu ile yeniden uyarlanarak şeker bir aile saadeti vadediyor. Ülkemizde 14 Şubat'ta çıkacak olan Little Women'ı kaçırmayın.




Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.