39. İstanbul Film Festivali I #8 Schwesterlein

39. İstanbul Film Festivali Yazı Serisi Nedir?

39. İstanbul Film Festivali Yazı Serisi, bu sene 39.su gerçekleştirilecek olan İstanbul Film Festivali kapsamında oluşturduğumuz bir seridir. Covid-19 ile mücadele kapsamında etkinlik tarihi ertelenen 39. İstanbul Film Festivali, ilk 15 filmlik seçkisi ile 15-29 Mayıs tarihleri arasında "Çevrimiçi Film Gösterimi" ile gerçekleşecek. İKSV'nin katkılarıyla bu yılın ilk 15 filmlik seçkisini siz değerli okurlarımıza sunuyor ve detaylıca inceliyor olacağız.




Schwesterlein

70. Berlin Uluslararası Film Festivali'nde Ana Yarışma bölümünde Altın Ayı için yarışan Schwesterlein / My Little Sister / Kız Kardeşim, 2020 İsviçre drama filmi.

Yönetmen koltuğunda birlikte çalışmaktan keyif alan Stephanie Chuat ve Veronique Reymond ikilisinin oturduğu filmin kadrosunda Berlinli meşhur tiyatro kumpanyası Schaubühne çıkışlı Nina Hoss, Lars Eidinger ve Thomas Ostermeier yer alıyor. 

Kız Kardeşim, bazen birbirini korumaya çalışırken kıran, bazen de birbirine destek çıkarak özgürleştirmek çalışan iki kardeşin hayatını aktarıyor. Aslında oyun yazarı olan ancak karşısına çıkan zorluklar sebebi ile isteklerini geri plana atmak zorunda kalan Lisa, ağabeyi olan ve Berlin'in meşhur Schaubühne'sinin gösterişli yıldızıyken yakalandığı acı hastalığı sebebiyle her şeyini kaybetmeye yaklaşmış olan Sven'e destek çıkmaya çalışmaktadır. Hastalığı sebebiyle sefil bir hayat süren Sven, kardeşi dışında kimsesi kalmadığı için Lisa'ya yük olmaktadır ancak Lisa sevgili ağabeyinin mutluluğu için her şeyi yapacaktır.



Müthiş bir dayanışmaya şahit olduğumuz Kız Kardeşim'de yönetmenlerimiz olan başarılı ikili Stephanie Chuat ve Veronique Reymond, duygusallığa önem vererek bizlere yaşanılabilecek basit ve aslında tanıdık bir hikayeyi iyi gözlemleyerek çok daha dokunaklı bir biçimde aktarmayı başarıyor.

Lisa, ailesi uğruna yazmaktan vazgeçmiş bir oyun yazarıdır. Eşinin üst düzey öğrencilere eğitim veren uluslararası bir okulda müdür olması sebebi ile Berlin'den kalkarak İsviçre'nin Leysin eyaletine taşınmak zorunda kalmıştır. Aslında mutlu ve basit bir hayat isteyen Lisa'nın karşısında hiçte istediği gibi bir hayat sunulmamıştır. Eşinin işinin getirdiği yüce sorumluluklarından öte Lisa'nın ilgilenmesi gereken bir kardeşi, ağabeyi Sven vardır.

Sven, Schaubühne'de başarılı bir yıldızken amansızca yakalandığı kan kanseri hastalığı sebebi ile tutku ile bağlı olduğu mesleğine ara vermek hatta tamamen bırakmak zorunda kalıyor. Kemik ilini tedavisi için bir umutken Lisa'dan nakil alan Sven'in tedavisi istenilen başarıya ulaşamıyor ve Sven, kendini gittikçe daha değersiz hissederken onu yaşama bağlayan tek sebebi olan tiyatroya sarılıyor ancak hüsrana uğruyor.


Yoğun bakım günlerinde yıldızı olduğu "Hamlet" oyunun tüm metnini ezberleyen Sven'in belkide tek ve son hayali, sanatını icra ederek veya eden bir sanatsever olarak ölmek. Ancak bu desteği bulması ve gücünü toplaması sandığından daha fazla zaman gerektirecek.

Sven'in dramatik yolculuğu, Lisa'nın vicdanı sorumluluğu ön plana çıkıyor. Tabi ailede bir anne de mevcut ancak anne Marthe Keller, durumu asla kabullenmeyerek adeta dalga geçercesine davranmaya devam ediyor. Lisa'nın eşi ise uzun süre sonra eline geçen ilk fırsatı "ailesi" için değerlendirmek istiyor.


Peki ne oluyor? Sven'in durumu tabiki gittikçe kötüleşiyor. Lisa, belki de kardeşinin hastalığından beri yazmadığını fark ederek kendisi için bir mono-diyalog kaleme alıyor. Hansel ve Gretel'in yetişkin bir versiyonunu kardeşi için uyarlayan Lisa, Sven'in tek gerçeğine yardım etmek için uğraşıyor.

Ağır ve hüzün dolu bir hikaye beklerken karşımıza daha sürükleyici ve yerinde bir acı çıkıyor aslında. Ağlayıp sızlamalı, hayata lanet etmeli bir yapım değilde, zorluklara karşı birbirine usulca yanaşan bir kardeş ilişki görüyoruz. Yalın ve sade bir biçimde en içten samimiyet ile acını "gerçek" boyutunun aktarımı başarılı şekilde gerçekleşiyor.




Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.