39. İstanbul Film Festivali I #11 1982

39. İstanbul Film Festivali Yazı Serisi Nedir?

39. İstanbul Film Festivali Yazı Serisi, bu sene 39.su gerçekleştirilecek olan İstanbul Film Festivali kapsamında oluşturduğumuz bir seridir. Covid-19 ile mücadele kapsamında etkinlik tarihi ertelenen 39. İstanbul Film Festivali, ilk 15 filmlik seçkisi ile 15-29 Mayıs tarihleri arasında "Çevrimiçi Film Gösterimi" ile gerçekleşecek. İKSV'nin katkılarıyla bu yılın ilk 15 filmlik seçkisini siz değerli okurlarımıza sunuyor ve detaylıca inceliyor olacağız.



1982

Prömiyerini 2019 Toronto Uluslararası Film Festivali'nde yapan, NETPAC, FIPRESCI ve 2019 Montpellier'de En İyi Film ödülünü kazanan 1982, bu yıl Oscar'da Lübnan'ı temsil eden bir drama filmidir.

Lübnan'ın en büyük kırılmalarının yaşandığı 1982 yılından esinlenerek çekilen yapımın yönetmenliğini Oualid Mouaness yaparken kadroda Karamel (2007) ve Kefernahum (2018) ile şöhreti yakalayan başarılı oyuncu-yönetmen Nadine Labaki yer alıyor. Labaki'ye kadroda Mohammed Dalli, Ghassan Maalouf ve Aliye Khalidi gibi isimler eşlik ediyor.












1982 yılında Lübnan için savaş kapıdayken Beyrut'un prestijli okullarından birinde okuyan 11 yaşındaki Wissam, arasında "sınırların" bulunduğu bir kıza aşktır. Lübnan'ı, savaşı ve aşkı Wissam'ın gözlerinden gördüğümüz hikâyede, Wissam'ın en büyük derti şimdilik sevdiği kıza açılmaktır fakat bunu nasıl başaracaktır?

Lübnan'ın yakın tarihine odaklanılan filmde, Yasmine, okulu idare etmeye çalışan bir öğretmendir. Kardeşi Joseph'in güneye giderek orduya katılması kendisini oldukça endişelendirmektir ancak ilişki içinde olduğu öğretmen sevgilisi ise Joseph'e kıyasla farklı düşünmektir. Yasmine, sevdiği adamın ve canından bir parça olan kardeşinin arasında kalacak ve endişelerine cevap aramak zorunda kalacaktır.



İsrail'in Lübnan'ı yavaş yavaş işgal ettiğini gördüğümüz filmde öncelikle dünyaya Wissam'ın gözlerinden bakarken işgalin gidişatını ise Yasmine'nin Joseph ile arasındaki ilişkiye benzer bir şekilde deneyimliyoruz.

Wissam'ın içine kapanık oluşu ve hayalinde canlandırdığı kurtarıcı kahraman figürünü en baştan itibaren kendisinin çizimleri ile görüyoruz. Çizime meraklı ve yetenekli Wissam, bu figürü kullanarak öncelikle dünyayı deneyimliyor ve sonrasında sevdiği kıza açılıyor. Okul açısından uygun olmayan bir mektubu, sevdalısının dolabına konduran, altına da kendine ait yaratıcı figürü ile imzasını atan Wissam için kovalamaca başlıyor.

Bir yandan Yasmine, Joseph'in orduya katılma ihtimali üzerinde düşünerek endişelenirken sorumlu olduğu çocukları da idare etmeye çalışıyor. Yasmine karakterine bürünerek gördüğümüz Nadide Labaki, Yasmine'nin yaşadığı tüm endişeleri ve korkuyu iyi şekilde yansıtarak yapımın gerektirdiği gergin ve yavaş havayı sağlamayı başarıyor.



Genel olarak tek bir mekan içerisinde geçen yapımda, Lübnan'ın karışık temasını sürekli arkadan duyulan radyo anonsları ile takip edebiliyoruz. Neticede yavaş yavaşça olsa nüfus eden bir düşman var ve odaklanmamız gereken de bir okul. İki temanın birbirine geçişi bu şekilde sağlanıyor.

Hayati bir durum olan savaşın söz konusu olsa da arkadaşlığın, sevginin bağlılığın kişi için önemli olduğunu gördüğümüz bir yapım seyrediyoruz. İşlenen konunun siyasi bir tema barındırıyor olması beni filme daha çok çeken etkenlerden biri olduğunu söylemeliyim ancak yapımın "batıya uygun" bir profil çizerek anlat istediği çizgiden saptığını düşünüyorum.

Kendisinin de Lübnanlı olduğunu bildiğimiz yönetmen Oualid Mouaness'ın yöreye özgü değerleri olduğu gibi açıkça ve sert bir dille bahsetmesini, yer yer karışıklığı eleştirmesini beklerdim. Zira bu kadar spesifik bir karmaşının bu karmaşa içerisinde büyüyen ve yetişen bir yönetmen tarafından konu alınması bence kendini hissettirmeliydi ancak  Mouaness'in 1982'sinin bu duygudan uzak olduğunu belirtmek istiyorum. 

Mouaness'in film içerisinde, konu aldığı siyasi karmaşaya verebildiği tek mesajın son sahne olduğunu düşünüyorum. Wissam'ın kurtarıcısı Lübnan'ı bir kalkanla çevreliyor ve güçler doğu-batı Lübnan hattından tamamen uzaklaştırılıyor. Kurtarıcı bir yıldız gibi parlayarak tekrar gökyüzünde kayboluyor. Burada verilen mesaj bize "bu karışıklık ancak bir kurtarıcı olduğu taktirde sona erebilir" diye bağırıyor. Mouaness, film boyunca "yeteri kadar iyi" ele alamadığı -veya bana yeteri kadar ulaşmayan- eleştirisini son sahnede ortaya koyuyor.



Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.