Ant-Man "World Hive" İnceleme


Bu yılın başlarında çıkışını yapan yeni mini Ant-Man serisini çıktığında okuduğumu söyleyemem. Başta nedense ilgimi çekememişti ve karakter hakkında da çok bir bilgim olmadığından başta okumamıştım. Ardından senenin büyük çizgi romansız haftalar krizinde Marvel birkaç serisini dijital olarak çıkacak şekle getirmişti. Ant-Man ise bunlardan biriydi. Nedense bu olaydan sonra seri hakkında güzel yorumlar duymaya başladım ve başlamaya karar verdim. İyi ki de başlamışım.

İlk olarak bilmeyenler için genel hikayeyi kısaca tanıtayım. Ant-Man, kızı Stinger ile daha fazla vakit geçirmek için onun yakınına taşınır (taşınır derken karınca yuvasında yaşıyor) ve onla görevlere çıkar ama kızı onu çok da takmaz. Ant-Man'in tek başına bulunduğu bir görev sırasında Macrothrax adlı gizemli bir düşman tarafından saldırıya uğrar ve Pym Partikülleri çalınır. Ant-Man'in Macrothrax, partikülleri kullanarak diğer böcek krallarını büyütmeden önce onu durdurması gerekmektedir ama aynı zamanda kızı ile ilişkisini güçlendirip kendisini kanıtlamalıdır.


İlk olarak sevmediğim bir şeyden bahsedeceğim çünkü sevdiğim şeyler sevmediğim şeylerden katlarca fazla. Biliyorum serinin ana odağı düşman falan değil ama biraz daha odaklanılmasını isterdim. Nedeni ise daha önce görmediğimiz böcek kralları tarzı şeyler olması ve bunlara hiç odaklanılmaması. Bunların dünyanın sonunu getirebileceği söyleniyor ama bize korkmamız için bir şey gösterilmiyor.

Gelelim sevdiğim şeylere. İlk olarak karakterler muhteşem yazılmış ve ilişkileri çok güzel anlatılmış. Yazar Zeb Wells, kahraman-partner ilişkisine bir katman daha ekleyerek baba-kız ilişkisi yaratmış ve ben bu tarz şeyleri hep sevmişimdir. Karakterlerin arasının uzak olması ama sayılarda devam ettikçe gelişimlerini görmek ve ardından takım haline gelmeleri hoşuma gider. Diğer bir karakter olayı ise Ant-Man'in kızına kendisinin büyük bir kahraman olduğunu kanıtlamaya çalışması ki 3.sayının çoğu buna odaklı. Diğer kahramanların Ant-Man'i ciddiye almayışı ama yine de karakterin havalı kalmaya çalışması güzel olmuş. Bunun yanında gelen küçük karakterin büyük bir evrende kendisinden büyük olaylara bulaşması olayı da çok güzel gösterilmiş.


Serinin akışının da çok iyi olduğunu söyleyebilirim. O 5 sayı baya akıcı şekilde ilerliyor ve hiç sıkılmıyorsunuz. Her sayı farklı bir şeyler oluyor ve bunlar çok güzel bir araya geliyor. Hatta sayı sayı okumaktansa cilt olarak okumanın daha eğlenceli gelebileceği bir seri diyebilirim ki yakında o halde toplanacak. Dijital olarak çıktığından cilt haline gelmeyeceğini düşünenleriniz vardır belki. Kişisel olarak benim en sevdiğim sayı 3.sayıydı. Karakterin diğer kahramanlarla ve özel olarak Spider-Man, Black Cat ikilisi ile olan etkileşimleri çok güzeldi. Bir yandan da Ant-Man ile Stinger'ın gelişimi için güzel bir sayıydı.

Çizimde ise Dylan Burnett'i çok sevdim. Evet bazen suratlar ve karakterler tuhaf çizilebiliyor ama kesinlikle seriye uyan bir tarzdı. Biraz daha eğlenceli ve çizgi filmsi bir stil seçilmesi hoşuma gitti. Ayrıca böcek ve böceklerin birleşimi baya güzel ve detaylı çizilmiş.


Kısacası hayatımda ilk kez Ant-Man'in bir hikayesini okudum ve çok sevdim. Yazımı, çizimi, atmosferi ve verdiği eğlence böyle bir seri için son derece tatmin edici ve yeterliydi. Hatta karaktere ısınmamı sağladığı için belki eski serilere bile bakabilirim. Bu ikilinin bir sonraki bulunacağı hikayeyi iple çekiyor olacağım.

Notum: 8.3

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.