Batman #92 İnceleme | Bu Kadar İyi Beklemiyordum!


Tynion'ın Batman dönemi benim için biraz tuhaf başladı. İlk sayısını King'den kurtulduğumuz için belki fazla beğenmişimdir ama sonrası biraz hayal kırıklığı ile doluydu. Hikayenin yavaşlığından mıydı yoksa Tynion'ın ısınmaya çalışmasından mıydı bilmiyorum ama artık o olayları geride bırakıyoruz gibi. Nedeni ise bu sayı sanırım uzun zamandır bu seride okuduğum en iyi sayı olması.

Hikayemiz bir önceki sayıdaki gibi iki farklı kısımla anlatılıyor. İlk olarak Batman tarafında kahramanımız Deathstroke'u yendikten sonra bu sefer Riddler ile baş etmesi gerekiyor. Riddler tüm şehri bir çengel bulmacaya çeviriyor ve Batman'in derhal Riddler'ı bulması ve Designer hakkında daha fazla şey öğrenmesi gerekiyor. Catwoman ve Harley Quinn kısmında ise karakterlerimiz bir yeraltı bankasına gidiyorlar soygun için ama orada yepisyeni ve tehlikeli karakterimiz Punchline ile karşılaşıyorlar. Sayı baya dolu anlayacağınız.


İlk olarak Batman taraflarından bahsetmek istiyorum çünkü kesinlikle sayının en iyi kısımları oralardı. Riddler'ın şehri bulmacaya çevirmesi gibi klasik bir fikri çok güzel ve akıcı yazılmış bir şekilde sunmuşlar ve bundan dolayı onlarca kez gördüğünüz şeyden sıkılmıyorsunuz. Batman'in zekasını olağanüstü bir şekilde gösterirken bir yandan aralara şakalar serpmesi de ayrı güzeldi. Bu şakalar çoğunlukla Deathstroke ve Batman arasında geçiyordu ve gülmedim desem yalan olur. Riddler da bir yandan çok güzel yazılmış. Bilmeceleri ve tavırları gayet iyiydi. Hatta uzun bir süredir uyumadığından çıldırdığı anlar vardı ve Batman "Arkham'a girince iyi bir uyku çekeceksin" dediğinde yüzünde sinir yerine minik bir gülümseme olmasını çok beğendim. Bu kısımları daha fazla övebilirdim ama bahsetmemiz gereken başka bir taraf daha var.

Catwoman ve Harley olayları...iyiydi. Yani çok daha iyi olabilirdi. Nedeni ise bu gittikleri yeraltı bankası ve onun başı tamamen yeni gördüğümüz şeyler bu evrende ama çok güzel aktarılmamış, hatta biraz yorucu geldi. Karakterler bunlarla ilgilenirken bir yandan da hiçbir şey bilmediğimiz Punchline ile karşılaşmaları ne kadar enteresan kısımlar, güzel diyaloglar ve hoş bir aksiyon sahnesi yaratsa da ne ortam, ne de diğer karakterler hakkında bir şey bilmediğimizden çok da etkileyemiyor. En azından birkaç cümle ile bankadan bahsetselerdi çok daha iyi olurdu. Yine de genel olarak bu kısımlar da eğlenceli bir maceraydı.


Gelelim bu yazıda özel olarak bahsetmek istediğim Punchline mevzusuna. Sayıyı okumak isteyenlerin büyük bir kısmının nedeni zaten karakterin ilk baya önde olacağı sayı olmasıydı bunun. Görünüş olarak gerçekten güzel, ona bir şey diyemeyeceğim ama karakter olarak ne yazık ki o havalı diyalogların arkasında birisi yok. Belki de çok görmediğimizden mi bilmiyorum ama şu anlık sadece agresif bir Harley Quinn gibi gözüküyor. Bu arada çok görmediğimizden mi diyorum da, bu inceleme hakkında puanımı değiştirmeyecek olan, Joker'in 80.yıl özel sayısında karakterin orijin hikayesini okuduk ve çok da ilgi çekici değildi. Kendisi Harley'nin biraz daha genç ve baştan beri seven hali gibi. Yine de karakteri ileride daha çok göreceğimizden biraz daha gelişmesini bekliyorum.

 Bu sayı çizer olarak yine Guillem March bulunuyor ve giderek ısınmaya devam ediyorum. Hele Gotham'ın abartılı görüntüsünün bir bulmacaya dönüşmesi çok güzel gösterilmiş. Ayrıca baya güzel çizildiğini düşündüğüm muhteşem anlar bulunuyor sayıda. Son olarak yukarıda da dediğim gibi Punchline çok güzel çizilmiş. Yine de Riddler'ın tuhaf görüntüleri aklımdan çıkamıyor.


Bir Batman incelemesinin sonuna daha geldik ve belki de bu hikayenin de en iyi sayısını incelemiş olduk. Güzel çizimli, kaliteli diyaloglu ve bolca eğlence içeren bir sayıydı. Emin değilim ama sanırım hikayenin sonlarına geliyoruz ve umarım o sayılar daha da sağlam olur. Hikayenin başlarında biraz takılmış olsak da yazar yönünü bulmuş gibi duruyor.

Notum: 9.0!

Sanırım bu seride hiç 9 vermedim, verdiysem de baya uzun zaman oldu.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.