Nailbiter Returns #1 İnceleme


Geçtiğimiz aylarda çizgi roman çıkmazken okuduğum bir seri olan Nailbiter'dan ayrı bir tavsiye yazı serisinde bahsetmiştim. Joshua Williamson'ın ve Mike Henderson'ın yeniden bir araya geldiği devam serisi ise sonunda başladı. Korku ve gizem dolu küçük bir kasabaya döndüğümüz hikaye gerekli mi, önceki hikayeyi güzel şekilde devam ettirebilmiş mi gelin birlikte bakalım.

Dünyadaki birbirinden farklı en korkunç 16 seri katilinin aynı yerden gelmesinin getirdiği gizem araştırılıyordu ilk seride. Tüm gizemler ve çözülmelerin ardından ise her şey sakince bitmişti. Sayının sonunda gördüğümüz bir sene sonrasında enteresan bir olay ile seri şaşırtıcı bir şekilde bitmişti. Bu seri ise oradan başlamakla birlikte yeni gizemler oluşturuyor. Birileri bu eski seri katillerin kılığında insanları öldürmekte ve Ajan Finch geç olmadan bu gizemi çözmelidir.


Ne kadar önceki serinin sonu çok büyük bir şekilde bitmiş olsa da öyle bitirilmesi gerektiği hissine varmıştım ve bu serinin her şeyi gereksiz uzatacağını düşünmüştüm. Nedeni ise bilmemiz gereken her şeyi çok tatmin edici olmasa da öğrenmiştik. Yine de bu sayı ile gösterilen yeni gizemler beni şaşırttı, gözlerimi açtı ve daha fazlasını okuma isteği verdi. Sayının ilk yarısı karakterlerimizin şu anki durumu üzerine odaklıyken ikinci yarısında bu soru işaretlerini yaratması güzeldi. Karakterlerden bahsetmem gerekirse her şey güzel gibi. Ajan Finch'in yeni ve biraz daha rahat hayatı, daha ilk incelemeden kim olduğunu çok söylemek istemediğim Alice'i görmek hoştu.

Çizimleri ise beğendiğimi söyleyebilirim. Mike Henderson'ın kendini belli ettiren güzel bir tarzı var ve başarılı olduğunu da düşünüyorum. Vahşet anları da iğrendirici ve güzel çizilmiş. Ayrıca büyük ve birkaç arabanın bulunduğu bir kazayı baya detaylı çizmiş. O kazanın şiddeti başarılı hissettirilmiş. Tek Alice'in sanki önceki seride daha güzel gözüktüğünü düşünüyorum, bu seride biraz düşmüş.


Bu biraz kişisel bir sorun ama böyle serileri her sayı inceleyebileceğimi düşünmüyorum. Nedeni ise hikaye genellikle yavaş ilerliyor ve her sayı bahsedecek bir şey olmuyor. O yüzden muhtemelen bu serideki diğer incelemelerim hikayeden hikayeye olacak. Her ay beklemek istemeyenler için de cilt olarak beklemelerini tavsiye ederim çünkü önceki seriyi okurken her şeyi arka arkaya okuyup yutma hissinin kesinlikle bu şekilde tek tek okumaktan daha iyi olduğunu fark etmiştim. 

Sonuca gelirsek, Nailbiter Returns raflardaki en kaliteli suç/korku evrenine güzel bir dönüş oldu. Ne kadar daha çok şey görmemiş olsak da gösterilen gizemler gerçekten ilgi çekici ve heyecanlandırıyor. Dediğim gibi muhtemelen seriyi cilt şeklinde okumak muhtemelen daha rahat gelecektir.

Notum: 8.5

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.