Batman #94 İnceleme | Gotham İçin Yeni Bir Tasarım


İşte buradayız. 9 bölümden oluşan "Their Dark Designs" hikayesinin finalinde. Birkaç tehlikeli suikastçı ve her şeyi planlayan bir baş kötü hikayesinden ilerledikçe bir Joker hikayesine geçiş yapan seri ne kadar Tom King'den daha farklı bir sunum ve anlatım sunmuş olsa da bu sayıda gözden kaçıramayacağım benzerlikler vardı. Hadi James Tynion'ın ilk Batman hikayesine hem final sayısı olarak hem de genel olarak bir inceleyelim. İlk olarak bu bir Joker War hazırlık sayısı. Karakterlerin o hikayedeki durumu için genel bir hazırlık yapılıyor. Hangi kahraman ne ile uğraşıyor, kötüler ne yapıyor, Joker'in olayı ne gibi sorulara odaklanıyor. Catwoman da Batman de ağır yaralı, Harley kayıp ve Bruce Wayne'nin tüm parası Joker'in elinde. Ayrıca bu karanlık dizaynlar hikayesine de bir son getiriyor ki o kısımlar hakkında biraz daha detaylıca konuşmak istiyorum. Hikayeye tam bir son vermektense kavramsal bir son verilmiş.
Joker War taa hikayenin yarısında hazırlıkları yapılmaya başlanan bir şeydi ve ana hikayeden uzakta anlatıldığı için sinirlenmiş olsam da artık zaten hikayenin kendisi bir Joker War hazırlığına dönüştüğü için bu sefer çok da sinirlenmedim. Hatta o kadar iyi temeller atılmış ki belki de Snyder'ın ilk iki Court of Owls/City of Owls cildi gibi bu hikaye de Joker War ile birlikte okunduğunda çok daha iyi bir his verir. Bununla birlikte riskler çok güzel gösterilmiş ve okuyucunun heyecanlanması için baya olay ve an yaratılmış. Mesela Deathstroke'un şehre son bir kez bakışı veya Joker iel Punchline'ın çılgınca konuşmaları baya etkileyiciydi.
Bat-Cat muhabbetinden konuşmasak olmaz tabi. Batman ile Catwoman'ın son konuşması tam bir Tom King yazımıymış gibi ilerliyor diyebilirim ama olayın King'den farklı bir durumu var, o da Batman'in duyguları. King, Batman'i Catwoman'a bağımlığı ve mutlu olmak için ona ihtiyacı olan bir hale büründürmüştü o yüzden o yazsaydı bu sahnede Batman muhtemelen baya dramatik olurdu. Sahne dramatik değil demiyorum yine Batman dram dolu ama konu farklı. Birazdan daha da bahsedeceğim ama Batman daha çok bir sinirle dolu. Alfred'in ölümünden beri kafası dağınık ve ne yapacağını bilemiyor. Sayıda da kafasında hep bu çatışma dönüyor. Nasıl daha iyi olabilirim, nasıl daha iyi bir Batman olabilirim? Bu sorularla yüzleşiyor tüm sayı boyunca.
Designer karakteri ne kadar bir önceki sayıda harcanmış olsa da o mevzuyu bırakmadıklarına sevindim. "Aaaa hepsi Joker'in planıymış" dedikten sonra büyük bir hayal kırıklığına uğramıştım ama, ne kadar o hayal kırıklığım gitmese de, bu meseleyi ilerletmeye çalışmışlar. Bu çok karakterle alakalı olmasa da kavramlarla alakalı. Dizayn. Batman'in kafasındaki bir diğer çatışma ise buydu. Şehri daha düzgün hale getirme isteğinin Batman'i nasıl bir şekle soktuğunu görüyoruz ki gayet iyi anlatılmış. Bunlar anlatılırken tabi Batman'in rastgele binaların arasında atlaması boş hissettiriyor ama sonucu ve tam bir çember oluşması baya hoşuma gitti.

Guillem March'ın çizimleri ile yolculuğumuz devam ediyor tabii ki. Nedense bu sayı biraz aceleye getirilmiş hissettiriyor. March'ın çizimleri genellikle aşırı detaylı olduğundan bazı kısımlarda anlayabiliyorsunuz aceleye geldiğini. Yine de çok güzel anlar vardı. Ayrıca yine zaman sıkıntısındandır diye düşünüyorum bu sayıda ek bir çizer ver geçmiş kısımları için. Rafael Albuquerque'nun çizdiği ama başta farketmediğim kısımlar var. Çok az kullanılmasına rağmen beğendim. Umarım ileride daha fazla görebiliriz.


Böylece son zamanlarda düşüncülerimin en çok değiştiği Batman hikayesini okumuş oldum. Başta çok beğendim, ardından yazar daha kendini ve hikayeyi oturtmaya çalışıyor diye biraz düştüm, sonra yine yükseldim, ardından yine düştüm. Bu tamamen 9 sayı içinde oldu. Bende mi bir sorun var bilmiyorum ama seri hakkında ne düşünmem gerektiğini anlayamıyorum. Umarım gelecek hikaye düşüncelerim biraz daha sabit kalır da hikaye hakkında genel konuşurken bu kadar kararsız kalmam.

Notum: 7.5
Hikayenin Genel Ortalaması: 7.9

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.