Batman #95 İnceleme | Joker Savaşı Başlasın!


Son Batman incelemesinin üzerinden minik bir süre geçti değil mi? Önceki 9 sayıdan oluşan hikayenin yoğunluğunu da böylece üzerimizden atmış olduk. Hafiflememiz lazım çünkü sırada James Tynion’ın bir önceki hikayenin daha başlarında temellerini attığı hikayeye geldi sıra. Bu kadar büyütülen bir hikayeye de rahat girmek gerekiyor hem. 100.sayıya doğru olan büyük yolculuğumuz başlasın bakalım. Geçen hikayenin bitişini bir çoğunuz okumuşsunuzdur, görmüşsünüzdür, duymuşsunuzdur sanırım. Joker, Wayne’in tüm varlığına sahip oldu. Buna malikane, şirket, para ve daha da önemlisi Batman’in tüm teknolojisi dahil. Batman ise kimsesiz. Catwoman ile Harley yaralı ve neredeler bilinmiyor, ailesi yok, sadece kendisi ve elinde kalanlar var. Batman derhal bu savaşı çok gecikmeden durdurmalıdır.

Bu hikaye zaten kaç sayıdır hazırlandığı için neyin neden olduğunu kavramakta zorlanmıyorsunuz. Sayı baya açık ve düz. Karmaşık veya manyak bir yapıya sahip değil. Joker şehri yavaş yavaş ele geçirmeye başlıyor, olay bu ama bunu gayet güzel yapıyor. Hele daha bu sene gördüğümüz (sanırım, zaman algısı gitti bizde) ve bu hikayeye benzeyen City of Bane’den katlarca daha iyi. Bir kere şehri zor durumda görüyorsunuz. O hikayede sadece kötülerin güzelce ayaklarını uzattığını ve Robin’in karşı çıkmaya çalıştığını görüyorduk. Bu hikayede ise şehrin tam olarak ele kolayca geçirilmediğini, ama yavaşça alındığını, polislerin karşı çıkmaya çalıştığını görebiliyorsunuz. Böyle basit bir şeyi yaptığı için normalde tebrik etmemem gerekiyor ama başka önemli kişiler yapmayınca bahsedesim geliyor. Diğer bir yandan sayı güzel yazılmış, bolca diyalog olsa da gayet akıcı. Yeterli aksiyon var ama bu sayı daha çok şehri göstermeye çalışmış. Bunun yanında Batman tarafında olanlar gayet ilginç ve Punchline’ı biraz daha enteresan bir karakter yapmaya çalışmış. Saçma ve sinirli bir Harley çakmasından fazla deli birisine dönüşmüş. Joker kısımlarının nereye bağlanacağını ise gerçekten merak ediyorum. Oradaki konuşmalar baya boş hissettirdi ama ulaşacağı yer ilgimi çekti.


Gelelim bu sayıdaki en sevdiğim tarafa. Çizim. Jorge Jimanez gerçekten bir altın. Stili, çizgileri inanılmaz. Renksiz sayfalara bakınca ağzım açık kalıyor. Renkli ise etkisi bir başka. Tomeu Morey’in parlak renkleri karanlığa farklı bir anlam katarken yeni detaylar ekliyor ve parlak olması gereken kısımlarda muhteşem gözüküyor. Yani Jimanez’den bu incelemelerde daha önce de bahsettim ama bu hikayede daha çok görecek olmamız beni baya mutlu etti.

Joker War’un başlangıcı yapması gereken her şeyi güzelce yapıyor. Hatta bunu olağanüstü bir çizimle anlatıyor. Gerçekten sizi şaşırtacak bir şey yok ama ilginizi çekecektir. Herkesin nasıl bir durumda olduğunu göstermekle birlikte sizi heyecanlı bir yola sokuyor. Dürüst olmak gerekirse ilk duyduğumda yüzümü ekşittiğim hikayenin devamını şimdi merak ediyorum. Umarım Tynion bu hikayeyi batırmaz, en azından acı verici şekilde ortalama ilk hikayesinden daha iyi çıkmasını diliyorum. Notum: 8.3

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.