Batman #96 İnceleme


Batman serisini okuyanlar ne kadar enteresan değil mi? Yeni şeyler denendiğinde sinirlenip eski şeyleri istiyorlar. Eskiye dönülüp düşman olarak yenilik geldiğinde de ilgilenmeyip eski düşmanları istiyorlar. Sonra da eskiye dönüp Joker'i yeniden getirince de yenilik istiyoruz, hep aynı şeyler diyorlar. Siz demeseniz, ben demesem bile, diyen var. Anlayamıyorum. Çizgi roman fanlarını gerçekten anlamak zor. Bu saçma ama azıcık doğru başlangıçtan sonra en iyisi sayıya geçelim.

Son sayımızda Batman yeni bir zehirli gaza maruz kalır ve gerçekle sahteyi anlamakta iyice zorlanır. Alfred'in onla konuştuğunu zanneder, kabuslarında Gotham'ın olması gereken versiyonunda dolaşır ama bu korku gazımsı etkiye bir de Joker parıltısı ekleniyor. Bunun yanında Harley Quinn'e neler olduğunu ve Joker'in Batman üzerindeki planlarını öğreniyoruz. Biraz daha Batman'in tuhaf zihin dünyasına odaklanan bir sayı olmuş.


Bu sayıyı beğendim ama ilkinin birazcık daha aşağısına koyarım diye düşünüyorum. Nedeni ise ne kadar bu güzel kabus olaylarını gösterse de hikayede ilerleyişin çok az olması. Yine de dediğim gibi bu zehrin etkisini güçlü gösteren bir sayı. Gelecekte geçen kısımlar normal bir seride olsa 3 sayfa falan sürerdi ama bu sayıda 6 sayfa bu geleceği, dizaynı, okuyoruz. Neredeyse bu sayının üçte biri falan ama çok güzel hazırlanmış ve düşünülmüş. Gelecekte kapıştığı kişiler ve atmosfer, sonunda da birden kabusa dönüşmesi çok hoşuma gitti. Bunun yanında Batman'in var olmayan bir Alfred ile konuşması da bir yandan geçmişi hatırlatıp mutlu etse de bir yandan korkutuyor da.

Dediğim gibi sayıda çok konuşulabilecek bir şey yoktu ama olaylara bayıldım. Batman ve Harley'nin diyalogları, Joker'in büyük olayı gerçekten ilginçti ama bu sayıyı alacak bazı kişilerin tek bir nedeni var. O da Clown Hunter. Bu sayıda ilk kez gördüğümüz bir karakter. Aslında görünüşü sinirimi bozsa da konsept hoş. Bu işgale başkaldırma cesareti gösteren bir liseli. Eğlenceli şeyler çıkabilir ama hikayede minik bir sıkıntım var. Son sayıdaki olaylardan sonra üç gün geçtiğini öğreniyoruz ve bu sırada Joker tüm şehri işgal etmiş. Geçen sayı avukatlardan dolayı Joker'in biraz daha dokunulmaz kılındığını öğrenmiştik ama polislerin kalkması ve tüm şehrin işgal edilmesi çok hızlı hissettirdi. 3 gün yeterince gerçekçi hissettiremedi.


Her Jimanez sayısında dediğim gibi aynı şeyleri demek istemiyorum aslında. Kısacası bu çizer muhteşem. Neden bilmiyorum ama hiç kötü bir nokta göremiyorum. Gelecek sahneleri çok güzel hazırlanmış ve Batman'in yeni kostümü çok hoş gözükmese de dizaynı o ortamın atmosferine çok yakışıyor. Bunun yanında Harley Quinn'in işgal giysisi de gayet güzel gözüküyor. Tek sıkıntım kapak. Kapağın çizimini ve görünüşünü hiç sevmedim.

Sonuca gelince sayıyı beğendim. İlk hikayeden daha kısa ama daha büyük olan bu hikayede biraz daha hızlı bir ilerleme beklerdim ama bunu da bağendim. Biraz daha son dönemdeki Batman zihniyetine odaklanan ve bunu King'den daha iyi başaran bir sayı olduğunu düşünüyorum. Hatta bir kısmını da geçen hikayedeki dizayn mevzusuna bağlamasını beğendim. Gelecek sayılarda umarım bir tık daha hızlı ilerleriz.

Notum: 8.0

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.