DCeased: Hope At World's End #4 - #6 İnceleme


Olayı biliyorsunuz. Dijital DCeased serisi. 3 sayıda bir inceleme. İlk 3 sayı fena değildi ama aşırı gerekli bir şey göstermemişti. Yine de ileride gelecek bir olay için ipuçları veriyordu. Neyse en iyisi uzatmadan bu üç sayıya geçelim. Bu üç sayı hakkında konuşmak için aşırı heyecanlı olduğumu söyleyemeyeceğim.

CHAPTER 4

Sayıda iki farklı hikaye dönüyor diğer sayılara uzanan. İlk hikaye Tom Taylor'ın Suicide Squad serisinde yarattığı iki karakteri ele alıyor. Wink ve Aerie. Jotunheim adlı güvende kalacaklarını düşündüklerini bir yere gitmeye çalışıyorlar. Açıkçası bu hikayeyi hiç umursamadım. Suicide Squad'da en az ilgimi çeken karakterlerdendi ve burada da olanlar hiç ilgimi çekemiyor. Asıl üzense bunun biraz daha önemli olan hikaye olması. Diğer hikaye ise Super Sons tarafında. Damian, Batman kostümünü giymenin ağırlığı ile yüzleşirken Superman herkesi motive ediyor. Diğer hikayeden çok daha tatlı ve güzel yazılmıştı. Daha duyguluydu. Ayrıca Superman'in Alfred'e çay getirmesi gelmiş geçmiş en iyi şey olabilir.

Marco Failla ise bu sayının çizeriydi. Aşırı iyi değildi ama berbat da değildi. Sayıya çok bir şey katmıyordu ama hoştu.

Notum: 6.0

CHAPTER 5

Bu sayıda biraz daha önceki sayıdaki Super Sons (ve Daughters?) hikayesini devam ettiriyor. Damian annesini ararken Superman ve Wonder Girl ona eşlik ediyor. Sayıda çok bir şey olmasa da güzel yazılmış ve bu üçlünün ilişkileri çok güzel yapılmış. Hatta keşke Tom Taylor sadece bu üçlü hakkında bir seri yazsa dedim bu dijital seri yerine. Eğlence bolca vardı, duygusal anlar vardı, ve de güzel aksiyon vardı.

Marco Failla'nın çizimlerini ise bu sefer daha çok beğendim çünkü o eğlenceli atmosfere daha çok uymuş. Animasyonumsu bir tarza sahip ve o çocukça halleri güzel göstermiş ama bir yandan da DCeased'in vahşi taraflarını da korumuş.

Notum: 8.0

CHAPTER SIX

Bu sayı dördüncü sayı ama sevdiğim kısımlar çıkartılmış versiyonu. Wink ve Aerie'nin macerası devam ediyor ve ne yazıkki en düşük bulduğum sayı. Daha da üzücü olan şu ana kadar okuduğumuz sayılarda en çok hikayenin önde bulunduğu sayıydı. Karakterler ilgi çekici değil, aptalca seçimler yapıyorlar ve gerçekten sıkıcı. Seçimler derken gerçekten saçma. Sayının başında her şeyi kesebilen bir kılıç söyleniyor ama onu kullanmaktansa çok daha saçma şeyler yapıyorlar. Sayılar kısa olmasına rağmen bu uzun hissettirdi. Acı çektim. Tom Taylor kalitesininin çok çok altındaydı. Ki Tom Taylor aşırı kaliteli bir yazar değil ama belli bir çizgide gittiğini düşünürdüm. Ta ki bu sayıyı okuyana kadar.

Renato Guedes ise bu sayının çizeri ve ne kadar vahşeti iyi gösterse de biraz minik bir düşüş olarak gördüm. Yine de sayının biraz daha iyi olan taraflarındandı. Yine de aceleye getirilmiş olduğu belli.

Notum: 4.5

Bu seri beklentimin çok altında kalmaya başladığını söyleyebilirim. Umarım bir sonraki sayılarda bir yükselme olur.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.