Dark Nights: Death Metal #3 İnceleme | Daha Fazla Batman!


Metal serisine kafam açık bir şekilde girdiğimi başta anlatmıştım. Bu serinin ne kadar önemli olduğundan ve belki de DC'nin son zamanlardaki zorluklarından kurtulması için gereken seri olduğundan bahsetmeye gerek yok. Tek sorun şu ki umursayamıyorum. Bu seri bir yazarın çocukluk hayallerini gerçeğe çevirmeye çalışması resmen. Herhangi bir şey ile herhangi bir şeyi birleştirmenin sonucunda oluşuyor ve bir yandan özür dileyerek söylüyorum, bu bir Tie-in hazırlığı sayısı.

Hikaye aslında bir önceki sayılar gibi her şeyin uçuştuğu bir şey değil. Batman ve ekibi Yeni Apokalips'ten Superman ve diğer kahramanları kurtarmaya çalışıyor ama bu Apokalips'i Darkseid Batman yönetmekte. Bu sırada ise Wally ve takımı güvende olduğunu zannederken herkesin gereksiz yere heyecanlandığı Robin King ve Batman Who Laughs'ın yeni formu Darkest Knight geliyor. Dediğim gibi, geçen sayılar kadar çılgın değildi ama o derecede sinir bozucu noktalar vardı.


Şimdi çok sinir etmedi diyorum da hikayenin yanlışları yok mu, çok var. Geçen sayının sonundaki büyük sürprizin devamını görmek istiyorsanız çok yazık çünkü yazar o kısımları atlayıp karakterlerin birden Apokalips'e girmesini sağlıyor. Sanki bir şeyler eksik kalmış orada. Bunun yanında Scott Snyder'ın DC devamlılığını çok anladığını zannetmiyorum. Darkseid Batman ile Batman'in bir konuşması var ve Final Crisis olayına referanslar yapılsa da, ilk olarak öyle bir olay bizim evrende yaşanmadı eski evrende yaşandı, diğeri de o olay biraz yanlış anlatılmış. Diğer bir olaysa kahramanların çok acı çektiğini göremiyorsunuz. Tüm kahramanlar Apokalips'teki tek bir kodeste kalıyor...evet ve herkes kostümüyle mutlu bir şekilde çıkıyor. Kimse yenilmiş veya umutsuz hissetmiyor ve durumları da saçma geliyor. O kodesin bilmediğimiz bir özelliği falan mı var? İçi gayet büyük ve rahat mı? Yani sadece bir karakterden anladığım kadarıyla öyle değil ama tüm karakterlerin çıkmış halleri tam tersini söylüyor. Biliyorum biraz fazla şey söyledim sayı hakkında ama içimden atmam gerekiyordu. Bunlar küçük şeyler olabilir ama benim sinirimi bozuyor ama beni kim taksın. Diğer eleştirmenler düşünmeden 9 vermeyi biliyor.


Ya benim bu sayı hakkında daha demek istediğim çok fazla şey var. Bilemiyorum bazı Batmanler duyulduğu kadar güçlü gelmiyor mesela. Darkseid/Batman'in yenilmez olacağını düşünürsünüz ama yok çok bir şeyi olmuyor. Robin King ise son zamanlarda gelmiş geçmiş en sinir bozucu şey olabilir. Hayır yani biri gelip bunun Empyre serisinden farkı ne, bu seriden neden nefret ediyorsun, Marvel fanı mısın soruları sorsa diyeceğim tek bir şey var. Empyre bir evente göre yavaş olsa da klasik bir eventin yapması gereken her şeyi yaparak dünyanın en ortalama işini çıkarıyor. Bu seri ise havalı ve hızlı olacağım derken çuvallıyor. Neyseki bir ay kadar Death Metal sayısı yok. Bu sayının büyük bir kısmı gelecek ay çıkacak tie-in'leri hazırlıyor ve en önemlilerini bile incelemek istediğimden emin değilim. Kesinlikle Speed Metal ve Trinity Crisis bu hikaye için önemli noktalar sunacaktır, bu sayı üzerinden konuşuyorum ama bir yandan da bilemiyorum. Yeterince zamanımın olmayacağı düşüncesi ile, "Çok önemsemiyorum zaten yazsam ne olacak düşüncesi?" birleşiyor o sayıları düşününce. O yüzden inceleyip incelememem biraz size, biraz da bana kalmış bir durum.


Greg Capullo'nun çizimleri ise bu seride en ayağı yere basan şey. Aksiyon ve o çılgın atmosferi güzelce vermeyi başarıyor. Bu hiç işe yaramayan Batman'leri de bir yandan aşırı güzel gösteriyor. Açıkçası bir önceki sayılarda dediklerimi çok tekrar etmek istemediğimden direkt sonuca geçmek istiyorum. Kısacası çizim çok güzel.

Bu sayıya vereceğim puana bakarken yanlış anlamamanız için birkaç şey demek istiyorum. Bu sayı bir öncekinden daha iyi ve saç yolarak sinir bozmaktansa sadece sinir bozuyordu. Ne kadar hikaye şekillenmeye başlasa da seri biraz daha ilgi çekici kısımları yan sayılara atacak gibi. Geçen sayı serinin puanını direkt yerlere sürmek istemedim ama artık üçüncü sayıdayız ve biraz daha ciddi puanlar vereceğim. Seri bu şekilde giderse DC'nin hedeflediğinin tam tersi olacak gibi. Yine de kesin bazı kişiler benim düşündüklerimi düşünmeden seriyi gayet zevkle okuyacak ve bu beni mutlu ediyor açıkçası çünkü gerçekten eğlenceli.

Bu seri biraz daha DC'nin Fast and Furious'u. Gerçekten eğlenceli ama hikaye anlamında çok dolu değil ve limiti de yok. Arkadaşlar arasında konuşurken bu saçma yanları konuşup yüksek puanlar verirsiniz ama içinizden ciddi düşününce o söylediğiniz puana yakın bile değildir. Nedeni ise içten içe ne kadar yanlışı olduğunu bilmenizdir. Bence seriyi okumayanlar için güzel bir benzetme oldu.

Notum: 6.8

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.