Batman #97 İnceleme


Yine bir başka Batman sayısı incelemesi ile beraberiz. Şu ana kadar bildiğiniz üzere "büyük" Joker War hikayesi hakkındaki düşüncelerim pozitifti, en azından önceki hikayeden daha iyi hissettiriyordu. Neden bilmiyorum ama aklıma büyük bir soru takılmaya başladı Tynion hakkında bu sayı ile. Acaba Tynion 100.sayı için mi tüm büyük olayları bekletiyor yoksa gerçekten gösterecek bir şeyi yok mu?

Geçtiğimiz sayıda bahsettiğim üzere Batman yeni bir Joker zehri tarafından etkilenmiştir ve tamamen bununla baş etmeye çalışmaktadır. Bu sayının da aslında bir kısmı buna adanıyor yine ama Batman ayrıca bir nevi ilk Joker ile karşılaşmasını yapıyor bu hikayedeki. Bunun yanında Joker hayatının en büyük keyfini yaşarken Punchline da Joker'in adamlarını öldüren Clown Hunter'a karşı bir nefret toplamaktadır.


Başlangıçta dediğim soruya aslında bir açıklama getirmek istiyorum. Hikayeyi gerçekten beğeniyorum. Eğlenceli, güzel aksiyonlu ve gayet beğendiğim bir yazımı var. En büyük sorunum hikayeyi çok ilerletmektense bildiklerimize eklemeler yapmaları. Clown Hunter'ı biliyoruz ve sadece üstüne birkaç yeni sahne koyuyorlar. Batman'in zehir yüzünden gördüklerini zaten biliyoruz ve buna yeni eklemeler yapılıyor. Bunlar kötü şeyler değil hatta bu zehir ile alakalı koydukları aksiyon sahnesi sayının parladığı ve gerçekten sevdiğim taraflarındandı ama biraz daha yenilik görmek isterdim. Bu kadar hazırlığını gördüğümüz bir hikayenin bu kadar yavaş gitmesini istemezdim. Daha da korktuğum muhtemelen bir sonraki sayı da zehre değinecek ama artık bundan çıkması lazım acilen. Benim için aşırı gelmiyor ama bazı okurlar bunun bir zaman kaybı olduğunu hissedecek.

Bu sayıdaki karakterlerden biraz bahsetmek istiyorum aslında. Clown Hunter karakteri çok ilgimi çekmese de Joker'in bu karakteri ele alışı hoşuma gitti ve Punchline'ın belki de önde göreceğimiz bir olay olması da merak ettirdi. Belki sonunda karaktere olan gereksiz sevgiyi anlayabilirim. Bir yandan Joker'in zenginliğin tadını çıkarması biraz karakter dışı hissettirdi. Zengin, havuzunda yüzen, şampanya patlatan Joker tarzı hoşuma gitmiyor. Bunun yanında Batman ve Harley Quinn ayrı olarak güzel yazılmış ama birbirleri ile ilişkileri daha da iyi yazılmış. Bu iki karakterin aralarındaki diyalogları güzel olmuş.


Bu çizimi ne kadar övsem az. Hikayede hiçbir şey olmasa bile çizim sayıyı taşır. Jorge Jimanez'in stilinde beni tutan büyük bir bir şey var. Aksiyonu ele alışı ve karakterlerin görünüşü gerçekten güzel. Hele o bahsettiğim Batman ve Joker karşılaşması muhteşem hazırlanmış. Baya da detaylı olmuş. Keşke çizimleri damardan alabilsek diyorum bu Jimanez'in çizimlerini görünce. Ha kapağa gelirsek geçen sayı baya gömmüştüm. Bu sayının kapağı ise biraz daha iyi ama ifadeler gerçekten hoşuma gitmiyor.

Tynion'ın mı tarzı bilmiyorum ama yazar yeni şeyler göstermektense zaten gördüğümüz şeyleri minik eklemeler yapmayı seçmiş. Artık hikayenin yarısına geldik ve ne kadar beğensem de, okurken yükselsem de elimde fazla bir şey olduğunu düşünmüyorum. Son zamanlarda aslında Empyre ve birçok seride gördüğümüz bir şey bu. Yazarlar artık cilt veya omnibus genelinde hikayelerini düşünüyor. Her sayı bunu yapacağım ve böyle bir ilerleme olacak demektense genel ciltte bir hikaye anlatmayı seçiyor. 20'ye yakın sayfada bir olay anlatmanın sınırlarını artık aşmak istiyorlar.

Notum: 7.8

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.