Batman #99 İnceleme | Özledim


Bat Family, Batman ile alakalı en sevdiğim şeylerden biridir. Çok güçlü bir aile dinamiği görürüz. Rebirth başlangıcında Tynion’ın yazdığı Detective Comics serisinde bu olayı farklı bir şekilde görmüştük ama uzun zamandır asıl aileyi düzgün bir şekilde gördüğümüzü hatırlamıyorum. Ailenin bir kenara itilmesi üstüne zaten saçmalık ötesi bir şekilde en sevdiğim parçası olan Nightwing’in de iki sene boyunca bomboş bir hal alması çok üzüyordu. King dönemi seriyi bırakamama sebebiyet veren de o Nightwing hikayesiydi. İki üzüldüğüm şeyin de geri dönüyor olmasına verdiğim tepkiyi anlatmam ise gerçekten zor. Büyük 99. sayıya aslında bir "hazırlık sayısı" diyebiliriz. Batman ve Joker’in büyük karşılaşmasına giden yolu açıyor. Şehir kaos içinde, Joker son hamlesi için hazır ve Batman de hatalarını anlamış durumda. Tüm aile yeniden bir arada (Damian hariç...ona hiç girmeyelim) ve Joker’i durdurmak için herkes görevini yerine getirecektir. Peki Harley Quinn? Batman’in Joker’i öylesine yere serip hapse atmasına izin mi verecek yoksa Batman’in atmadığı adımı mı atacak?

Benim ikide bir tie-in’e gönderme yapan sayılar hakkındaki düşüncemi bilmiyor olabilirsiniz ama çok hoşuma gitmez. Ana hikayeyi güçsüzleştirir gözümde. Bu sayıda da Catwoman’ın olaylarını okumadığım bir seriye atmaları hoşuma gitmedi tabi, hele o hikayeyi bu seride o kadar geliştirmişken. Bunun dışında bir sıkıntım yoktu çünkü geri kalan olaylar hem o serilerde yaşanmalıydı hem de gereksiz hissettirmiyordu. Boş olaylardan bahsedilmiyordu. Luscious Fox’u kurtarma veya Nightwing’in geri dönüşü gibi olaylar hikayeyi derinden etkilemiyor ve sadece kapatılması gereken boşlukları dolduruyordu. Bundan dolayı o kadar sinirli hissetmedim Empyre gibi bir hikayenin aksine.

Gelelim sayı hakkında konuşulacak diğer şeylere. İlk olarak beğendiğim olaylardan bahsedeyim. Bat Family toplanışı ve Nightwing’in dönüşü gerçekten tatmin edici ve “SONUNDA” dedirten bir andı. Sayıda en etkileyen an ise Harley ve Batman dinamiği idi. Zaten hikaye boyunca iki karakterin birbirilerine olan yardımlarını okuduk ve daha önce de bahsettiğim gibi onları beğenmiştim. Burada da o olayı, karakterlerin çatışmasını zirveye taşımışlar ve çok heyecan vericiydi. Hele bu hikayeden sonra, bu kadar kaostan sonra, Harley’e hak vermemek zor. Neden bilmiyorum ama Joker’in bu hikayede güçlü olduğunu söyleyemeyeceğim. Evet, güzel yazımı var, kaosun içinde yürümesi güzel ama tehditkar bir düşmanı geçemiyor bu hikayede. Bunun sebebi belki de Batman ile daha hiç yüz yüze karşılaşmamış, daha hiç karşılıklı konuşma yapmış olmamaları olabilir. Geç olsa da belki sonraki sayı kurtarabilirler bu sorunu. Aynı şekilde Clownhunter başta ilgimi çekse de sadece birkaç panelde görüp geçilmesi ilgimi azalttı. Birden 100’de çok gözükürse de hoşuma gitmez çünkü o zamana kadar hiç üzerine yapı kurulmadığından büyük sayıya çok yakışacağını düşünmüyorum ama Tynion bu karakteri Joker War’dan sonra da tutacakmış gibi duruyor.

Bakın bu hikayedeki her sayıda diyorum ve yine diyeceğim. Jorge Jimanez inanılmaz bir çizer. Tomeu Morey’in parlak renkleri ile de birleşince muhteşem paneller çıkıyor ortaya. Hele sayıda iki tane tüm sayfaya yayılmış ve diyalogsuz panel var ki resmen poster. Odama asasım geldi. Tek tuhafıma giden Tim Drake’in biraz fazla genç çizilmesi olabilir ama o da büyük bir şey değil. Jimanez’i umarım bu hikayeden sonra da Batman serisinde görebiliriz. Sizi bilmem ama ben memnunum. Uzun zamandır bu kadar heyecanla okuduğum bir Batman hikayesi yoktu ve bundan dolayı mı bilmiyorum ama bu seri beni çok mutlu ediyor. Artık bir sonraki sayı ile Joker War bitiyor. Baya umutluyum hikayenin kapanış sayısından. Nasıl çıktığına bağlı 100’den sonra da incelemeye devam edip etmeyeceğime karar vereceğim. Bakalım Tynion ta ilk sayısından beri hazırladığı hikayeye nasıl bir kapanış yapacak. NOTUM: 8.2

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.