Batman: Three Jokers #1 İnceleme | Yaralar


Uzun bir süre çıkacağını bildiğimiz ama bir türlü çıkamayan, ertelenmelerden ertelenmelere atlayan, "büyük" Three Jokers hikayesi sonunda başladı. Geoff Johns'un yazdığı ve Jason Fabok'un çizdiği hikayenin ilk sayısının artık çıkması şerefine de detaylı bir inceleme yazayım dedim. Detaylı derken spoiler anlamında düşünmeyin. Olabildiğince az spoiler vereceğim.

| BEKLENTİLER |

İlk olarak bilmeyenler için bu hikaye yıllardır planlanıyordu. İlk olarak New 52 sonundaki Darkseid War'da detaylarını gördüğümüz, ardından ise Rebirth sayısında gördüğümüz bir olaydı ama ondan sonra bir daha bahsedilmedi. Zamanında Doomsday Clock ile birlikte açıklanan hikayeyi gerçekten merak etmiştim ama zamanla bu merak azaldı. İki de bir ertelenip yeniden çizilmesi, yazılması yetmezmiş gibi üstüne de pandemi yüzünden ertelenince beklentiler minimuma inmişti ve bir şakaya dönmüştü okurlar arasında. Resmen Doomsday Clock'un sayıları arasında nasıl aylar kadar fark olmasına güldüysek bu serinin de bir türlü çıkmaması şakaya döndü. Zaten kişisel olarak da Doomsday Clock'un bıraktığı tatsızlıktan dolayı seri hakkında şüphelerim vardı. Belki de en iyisi buydu. Ertelenmelerden dolayı beklenti azalınca gördüğümüz sayı çok daha farklı geldi.


| SUÇLU, KOMEDYEN, PALYAÇO |

Gelelim sayının ne ile ilgili olduğunu anlatmaya. Bir gece içinde üç farklı suç işlenir ve söylenenlere göre üçü de Joker'e bağlanır ama hepsi birbirinden farklı olaylardır. Bundan sonra ise o gece Gotham'ın üzerinde bir gizem oluşur. Bu suçları üç farklı kişi mi, yoksa üç tane aynı kişi mi işledi? Böylece Batman ve diğer Joker ile ilişkisi olan Bat-Family üyeleri bir araya gelir ve bu büyük Joker gizemini araştırmaya koyulur. Çok detaya girmeden ancak bu kadar söyleyebilirim.

Biraz daha parça parça incelemeye geçmeden önce genel yorumumu söylesem iyi olur. Sayıyı gerçekten beğendim. Öyle okuduğum en iyi hikaye diyemem ama genel güncellere göre belli bir kalitede. Seri üç sayı olsa da her sayının yaklaşık 50 sayfa olacağını bilmek mutlu ediyor ve o 50 sayfa da hiç sıkmadan ilerliyor. Ha, sıkıntılı kısımlarım var onlardan birazdan bahsedeceğim ama genelde pozitif kısımlar çok daha yoğunlukta.


| KORKU VE ALAN MOORE ETKİSİ |

Korku dediğimde atmosfer olarak anlamayın, benim sayıya olan korkumdan bahsediyoruz. Nedeni ise başlangıçtaydı. Bilmiyorum Johns nasıl bir başlangıç yapmayı hedeflemiş ama bende etkisi olmadı. İlk birkaç sayfada baya korkuttu. İlk olarak Batman'in ailesinin ölümünü bir daha okumak ve bunun hikayeye katkısı olmaması biraz uzaklaştırdı. Başında güzel ve hikayede devamı getirilen bir temayı gösterirken bunu yeniden okumak biraz uzatma geldi.

Diğer bir korkutan unsur ise 9 panel kullanımıydı. Alan Moore ile popülerleşen 9 panel stili ne kadar bir sayfada fazlaca şey gösterebilme ve enteresan bir dizayn sunsa da çok kullanılmış hissettirdi. Doomsday Clock'da 9 panel kullanımı Moore'a bir atıf gibi olsa da panellerin çoğunlukla bir eylemin tüm detaylarını göstermek için kullanılması ve bir yerden bir yere gidip gelmeden dolayı yorucu hissettiriyordu. Heroes In Crisis'da da çok boş ve tekrara binen şekilde kullanılması bu tarza olan sevgimi azaltmıştı. Ya etkili kullanacaksınız ya da kullanmayacaksınız. Burada en azından biraz daha iyi kullanılmış diyebilirim, çoğunlukla.


| GEÇMİŞİMİZDEKİ YARALAR |

Bu bir Batman çizgi romanı değil. Bunu da aslında genel temadan biraz anlayabiliyorsun ki o da başlıkta zaten. Sayı size ana karakterlerimizin Joker ile bağlantılarını gösteren büyük travmalarını ve yaralarının izlerini gösteriyor ama Batman'de birçok yara görüyoruz. Batman için Joker birçok yaradan bir tanesi ama Batgirl ve Red Hood için bu durum özel. Ki sayıda da bunu görüyoruz. Ne kadar hikaye Batman ile başlasa da biraz daha Batgirl ve Red Hood kısmına kaymış seri ve bunun hakkında hiçbir sorunum yok. En sevdiğim parçalar onlarlaydı.

Bu karakterler güncelde çok öne çıkarılmıyor ve böyle bir hikayede daha ön planda görmek memnun etti. Yazımları ve karakterlerin büyük anları gerçekten güzel. Bu iki karakterin hayranları gerçekten memnun olacak. Ben de kendi kişisel düşüncemi söyleyeyim, Red Hood bu sayıda en iyi yazıldığını düşündüğüm ve en sevdiğim karakterdi. Yine de bunla kalmayıp seri bu ağır tema ile karakterlerin Joker ile ilişkisini ve Bat-Family'nin bu üyeleri arasındaki ilişkisini çok güzel hazırlanmış.


| DAHA İYİ BİR JOKER? |

Üç Joker mevzusuna gelirsek daha çok bir detay verilmediği için tam bir şey diyemem ama gizemi beğendim. Birden fazla Joker oluşu normalde komik gelecek bir olayken bunun farklı ve ağır soru işaretli bir şekilde anlatılmasını beğendim. Sorularımız açıklanmayabilir bile ama gördüklerimiz şu ana kadar güzel. Ayrıca bu Jokerlerin ana planını çok söylemek istemiyorum ama baya ilginç geliyor. Bir yandan da DC çizelgesinden seçtikleri Jokerler tam olması gerekenler olmuş.

| DEVAMLILIKTA MI? |

Bu bence çıkarken akıllarda oluşan en büyük soruydu. Bu hikaye DC evreninde nerede ve hangi zamanda? Bazı karakterler ve görünüşten dolayı geçmişte olduğunu anlıyorsunuz ama bu Three Jokers olayı Rebirth'te tanıtıldığından da akıldaki soru baya büyüyor. Doomsday Clock'dan anladığım kadarı ile Johns sadece hikayeyi yazıyor. Ne zamanda veya devamlılıkta olup olmadığı yazara bağlı. Doomsday Clock ne kadar büyük olsa da devamlılıkta olmadığı düşünülüyordu ama Scott Snyder "bir şekilde" ana evrene sokmayı başardı. Bu seride de böyle bir durum olabilir ama açıkçası devamlılıkta olup olmadığını çok önemsemiyorum. Nedeni ise hikaye kaliteli ve güzel olduğu sürece ne zamanda geçtiği umurumda değil. Black Label olması da biraz devamlılıktan uzak olduğunu gösteriyor ama sadece sayılar uzun olması için geçmiş de olabilir. Atmosfer dışında aşırı yetişkin bir olayı yok. Genellikle DC çizgi romanlarında gördüğümüz şeyler var.


| FABOK NE KADAR İYİ? |

Sorunun cevabı çok iyi. Gerçekten görmeyi özlemiş olduğum bir çizer ve baya detaylı şekilde yeniden tatmak memnun etti. Tek üzüldüğüm sayının çizimleri biraz tutarsız. Başta da dediğim gibi seri birçok kez yeniden çizildi ve bu da biraz belli oluyor. Sanki başlangıç kısımları daha önceki kısımlardan kalma gibi hissettiriyor ama hiçbir sorunum yok. Genel bir kalite var ve DC'nin çok daha iyi gözüken çizgi romanlarından. Fabok'un ayrıca bu yeniden çizimlerden soğumaması ve heyecanla devam edip işini paylaşması baya mutlu etti. Kendisini bu seriye baya adamış. Brad Anderson'ın karanlık renklendirmesi de baya başarılı.

| SONUÇ |

Batman: Three Jokers sonuca gelirsek baya kaliteli. Beklentimin baya üstünde çıkması ve akıcı şekilde güzel yazılması mutlu etti. Orada burada bazı hataları olduğunu düşünüyorum ama genel olarak bakıldığında çok güçlü. Doomsday Clock gibi beni mutsuz bitiren bir seriden sonra Johns'un çıkaracağı bu işten korkuyordum ama beni yanılttı. Gelecek sayıyı merakla bekliyorum.

Notum: 9.2

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.