Web of Venom: Wraith İnceleme | Bu Sayıyı Kaçırmayın!


Dürüst olacağım bu sayı için bir yazı yazacağımı hiç düşünmemiştim. Venom incelemesinde kısacık bahsederim diye düşünüyordum. Bunun nedeni ise Web of Venom ara sayılarının çok nadiren iyi olması, genellikle ortalama olması ve genel hikayeye bir şey katmamasıydı. Çoğunlukla bu sayılar gelecek olaylar için heyecanlanmamız için yapılıyordu ve başka yazarlar yapıyordu ama bu sayıyı Donny Cates’in yazdığını görünce ilgim bir hayli arttı. Kendisi en son Carnage Born’u yazmıştı doğru hatırlıyorsam. Açıkçası bu Web of Venomlar arasındaki en iyi sayı olabilir. Bilmeyenler için Wraith bir Kree klonu. Ben bilmiyordum. Hatta karakteri tek Cates’in Guardians of the Galaxy serisinde görmüştüm. O yüzden karaktere bir heyecanım yoktu. Hikayeye dönecek olursak dediğim gibi Wraith bir klon ama bizim gibi kendisi de sadece bunu biliyor. Uzay kovboyu tarzı karakterimiz kendi geçmişinin sırlarını öğrenirken yaratılışı hakkında ipuçları bulmaya başlıyor ama kendisini enteresan bir olayın içinde buluyor. Peki bunların King in Black, Venom veya Knull ile alakası ne? İşte onun için okumanız gerekecek. Sadece ilerideki event için heyecanlanmanızı sağlamıyor ama aynı zamanda o hikaye için önemli şeylerin temelini atıyor.
Dediğim gibi Wraith hiç umrumda olmayan bir karakterdi ve Cates’in neden bu kadar az tanınan bir kişiyi ele aldığını merak ediyordum. Sadece havalı gözüktüğü için miydi? Cates kesinlikle bu karakteri önemsememi sağladı. Hayır enteresan bir kişiliği olduğundan falan değil, kendisi baya edgy ve şiirsel konuşan bir kişilik. Cates de bu tarzı gayet iyi yansıtmış yazımında. Havalı konuşan, her zaman hazır olan korkusuz bir karakter. Beni bu karaktere ilgimi yükselten şey ise geçmişi oldu. Belli ki karakterin geçmişinde baya bir şey değiştiriyor ve bunu simbiyotlarla hatta daha da geçmişe gidersek Aaron’ın Thor serisi ile birleştirmesi çok güzeldi. Üstüne günümüze de bağlanışı heyecan verici bir şekilde yapılmış. Karakteri çok tanımadığınızdan böyle bir değişikliğe gidilmesinin insanların sinirini bozacağını düşünmüyorum. Gelelim sayının geneline. Dediğim gibi karakter ve yazım çok iyi ama hikayenin ilerleyişinde sıkıntılar bulunmakta. Sayı yavaş ve Western/Noir havasında başlayarak ilgimi çekmeyi başarmıştı ama ne zaman Knull olaylarına bağlandı o zaman heyecanlansam da sayının akışı saçmaladı. Birden son sayfalar için koşturuyormuş hissine kapıldım. Hatta tüm sayı beklediğimiz karşılaşmanın böyle oldu da bittiye getirilmesi düşmanı iyi gösterse de hikaye açısından düşük buldum. Son olarak ise karakterin geçmişi dedim ama sayı bunu çok yüzeysel işliyor ve sizin o devrik, kopuk cümlelerden anlamanızı bekliyor. Umarım ileride daha detaylı bir şekilde bakış atabiliriz bu olaya.


Guiu Vilanova çok işine tanıdık olmadığım bir çizer ama sayıya çok yakışmış. O bahsettiğim Western/Noir ve üstüne de bilim kurgu hissini çok güzel vermiş. Karakterin etrafını dolduran yoğun ve karanlık atmosferi de başarılı yansıtmış. Karakterlerin çirkin ifadeleri olsun, karanlık ve kirli sokaklar olsun o atmosferi her şekilde vermiş. Dean White’ın renkleri de o baştaki gezegenin neo noir havasını vermiş.

Dediğim gibi bu sayı hiç beklediğim gibi çıkmadı. King In Black’e azıcık bağlanır dediğim şey tüm hikayeyi değiştirebilecek detaylar gösterdi. Muhtemelen bu sayıyı diğer Web of Venom sayılarına göre üstlere koyarım. Carnage Born ile Ve’Nam’ın yanında. Hataları olsa da yapması gerekeni aşırı iyi yapıyor ve fazlasını da veriyor. Eğer event için heyecanlıysanız bu sayıyı kesinlikle okuyun.

NOTUM: 8.5

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.