Batman #100 İnceleme | Savaşın Sonu



Tom King’in Batman serisini incelemeyi bırakırkenki asıl sebebim sadece serinin aşırı sinirimi bozması değildi. Aynı zamanda büyük bir nedenim hep aynı şeyleri söylemekten sıkılmamdı. Bu seriye başlarkenki korkum da buydu. Uzun süreli bir seride aynı şeyleri demekten kaçınmaya çalışırım ve kendimi tekrarlamaya başlarsam da seri ve yazı ile aramdaki bağ yavaşça kaybolur. Tynion bu kısımda hayal kırıklığına uğratmadı ve hep konuşabileceğim bir şeyler çıkarmayı sağladı ne kadar başta çok başaramasa da. Tynion burada kendini kanıtlamış olsa da asıl yere geldi. Uzun zamandır hazırladığı büyük hikayesinin sonuna. Peki yazar burada kendini kanıtlayabilmiş mi?


Bildiğiniz üzere bu Joker War hikayesinin son sayısı. Batman, bir kez daha Joker ile yüzleşmektedir ama bu sefer durumlar biraz daha farklı. Joker, Batman’i yalan dizaynlarıyla yüzleştirmektedir. Şehir ise kaos içindedir ve Bat-Family, Gotham’ın birçok yerine dağılarak sokaklardaki savaşı sonlandırmaya çalışmaktadır. Bu uzun sayıda aynı zamanda gelecek hikayenin düşmanını, ayrıca Clownhunter ve Punchline hakkında daha fazla şey görüyoruz. 



İlk olarak ben bu sayıyı beğendim, hem de çok. Gayet temiz ve epik bir son olmuş hikayeye. Güzel aksiyon, diyaloglar bulunuyor ve hiç sıkmıyor. Göreceğiniz en orijinal hikaye değil ama olmaya da çalışmıyor. Baya eğlenceli bir sayı olmayı başarıyor. Joker’in kendisinin yansıtılışı çok güçlü olmasa da, ki oraya daha sonra geleceğim, Batman ile dinamiği gayet iyi. Daha önce de bahsettiğim gibi Batman’in Harley ile dinamiği de çok güçlü ve daha da ilerleyecek gibi. Bat Family ise geçen sayıdan sonra hala sevindirmeyi başarıyor. Hepsini bir arada görmek gerçekten güzel. Hikayede bazı minik yanlışları olduğuna inanıyorum ama genel olarak dediğim gibi beğendim ve güçlü bir son olduğunu düşünüyorum.


Tabii bu sayı hakkında da beğenmediğim birkaç şey var. İlk olarak yapması gerekenleri yapan bir sayı olsa da biraz tahmin edilebilir. Yazar riskler almıyor ve özlediğimiz eğlenceli bir hikaye sunuyor. Büyük bir sorun değil ama etkileyiciliği azaltan bir durum. Bir diğeri de bir sonucu olmaması. Büyük bir hikaye olsa da sonunda karakteri tamamen değiştiren bir olay yok. Sayıda büyük bir olay oluyor ama sayının en sonunda bunu düzeltmeye karar veriyorlar. Yani en azından birkaç ay bekleseydiniz be. Bunların nedenleri Tynion'ın normalde bu sayı ile seriyi bırakacak olması da olabilir tabii. Kendisi daha önceden bu hikayeyi hazırlamışti ve seriyi bitirecekti ama satışlar iyi ola ki devam etmesi karar verilince bu yaptığı şeyleri değiştirmesi gerekti ve bu da yukarıda bahsettiğim sorunları yarattı. İşte bu yüzden serinin ilerisini daha çok merak ediyorum. Yazarın bu sefer ayrılma düşüncesi olmadığından 100'den sonra gerçekten istediğini yapabilecek ve daha yeni fikirler ortaya atabilecek ki bu da bir sonraki anlatacaklarıma bağlanıyor.



Tüm bu yeni karakterlere geçmeden önce Joker'i ne kadar düşük bulduğumdan bahsedip onu kenara çekmek istiyorum. Evet tehditkar, güzel sözleri var ve Batman'le ilişkisi de iyi ama daha çok aksiyon malzemesi olarak kullanılmış. Kendisi yeterince enteresan değil ama diğer yan karakterleri daha enteresan hale getirmeyi başarıyor. Harley'den zaten uzun zamandır bahsediyorum o yüzden sadece son bir kez tekrar edeceğim, Harley çok iyi yazılmış. Bıçağın öbür tarafındaki Punchline ise sayının sonlarında yeterince ilgimi çekmeyi başarıyor ve ilerideki sayısı için merakımı bir tık arttırıyor. Kendisine olan ilgim seri boyunca artıp azaldı ama sonunda iyi bir tat bıraktı. Clownhunter'ın da ana hikayeden bu kadar uzak durmasını takdir ettim. Son anda olaylara girmesini istemezdim ve öyle de yapmamışlar. Karakterin Punchline gibi özel bir hikayesi var sayıda ve baya beğendim. Kendisinin yeni Robin olacağı hakkında korkum vardı ve şu anlık öyle gözükmüyor. İleride Tynion'ın karakterle ne yapacağını merak ediyorum.


Benim aklımdaki en büyük soru seriyi incelemeye devam edip etmeyeceğim oldu. Batman serisini incelemeye uzun süreli devam edeceğimi düşünmeyerek başlamıştım ama öyle gidiyor gibi. İçimden bir düşünce 100'de bırakıp gitmek idi ama bu sayıdan sonra devam etsem ne zararı olacak diye düşünmeye başladım. Başta da dediğim gibi aynı şeyleri tekrar etmekten korkuyordum ama bu seri o korkuyu baya eritti. O yüzden bir süreliğine daha incelemekte kararlıyım.



Herhalde çizimler hakkında ne diyeceğimi biliyorsunuzdur...bayıldım. Jorge Jimanez'in çizimi ve muhteşem renklendirme her zamanki gibi inanılmaz. O parlak renkler ve alevlerin içinden yaralı Batman'in güçlü bir şekilde ayağa kalkışı, aksiyonun dinamikliği, karakterlerin duruşları ders alınası. Resmen bu yazı için hangi panelleri alsam diye düşünürken arada kaldım çünkü bir sürü güzel an bulunuyor. Sayı bunla kalmıyor. Yan hikayelerdeki Carlo Pagulayan ve Guillem March, Jimanez'den farklı ama güzel bir tarz sunuyor. March'ın kapaklardaki işlerini ve bazen ifade çizimlerini beğenmesem de bu sayıda çok sevdim. Punchline'ın sadece konuştuğu birkaç panel bulunuyor ve oradaki ifadeleri, hareketleri çok güzel gösterilmiş. Takdir ettim.


Joker War, Tynion için bir final olmasa bile King'in yaptığı finalden çok daha iyi bir final. 100. sayının getirdiği ağırlığı güzel taşıyor ve tatmin ediyor. Aşırı yenilikçi bir şey beklemeyin ama uzun zamandır bu serinin gördüğü en iyi hikayeydi. Tynion ilk hikayesi ile biraz yalpalamıştı ama bu hikayede artık ısınmışa benziyor. Umarım ileride daha yeni şeyler deneyebilir. Seri hakkındaki yorumların karışık olduğunu biliyorum ama ben mutluyum ve de umutluyum. İleride gelen Ghost Maker hikayesinden önce minik bir Grifter hikayesi olacak gibi ve ne diyeceğimi bilemiyorum. Merak içindeyim.


Notum: 8.5

Hikaye Not Ortalaması: 8.2

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.