Dark Nights: Death Metal: Multiverse's End #1 İnceleme


Death Metal ara sayılarını inceleme maceramız devam ediyor! Bu sefer ise 4. Sayından önceki son büyük ara sayı ile karşınızdayım. Multiverse’s End ilk duyduğumda sanki bir sürü farklı hikayeden oluşacakmış gibi hissettiren ve beklentimin baya az olduğu bir sayıydı. Diğer okuduğumuz ara sayıların aksine önemsiz olacağından ve farklı evrenlerdeki karakterleri anlatacağından emin gibiydim ve ben bu tarz sayılardan nefret ederim. Bilmeyenler için iki tane bu sitede incelemediğim Death Metal ara sayısı var ve ikisi de o nefret ettiğim tarzdaydı ama bu sayı hakkında biraz yanılmışım. 

Hikaye Perpetua’nın sağ bıraktığı son evrenlerde geçiyor. Bu evrenlerin özelliği ise bu 52 evren arasındaki en korkunçlar olmalarıdır. Bu evrenlere Perpetua ona güç veren ve enerji çeken makineler kurmuştur ve diğer evrenlerden sağ çıkan insanlar ve kahramanlar da bunları yok etmek için savaş vermektedir. Lantern birliği, bir süper tavşan ve birçok kahraman bu savaşta bulunurken Dünya-3’ün Owlman’i tüm bunlardaki yerini öğrenmeye çalışmaktadır. 


İlk olarak şunu aradam çıkarayım. Bu konuştuğum ara sayılar arasından en az beğendiğim. Ne Trinity Crisis kadar önemli, ne de Speed Metal kadar tutkuyla yazılmış. Çok diyalog bazlı ve sayının yarısına kadar gerçekten umursamayarak okudum. İlk yarı tamamen Perpetua’nın, bu evrenlerin ve hikayede neler olduğunu özetlemekle geçiyor. Justice League serisinde bunları okumayanlar için daha hızlı bir özet gibi ama o kadar yazı var ki bir yerden sonra sıkabiliyor. Bu kısımlar sayıyı düşük tutuyor. Yine de ilk yarısı bitince ve artık ana olaya iyice girişince sayı daha heyecanlı, ne olduğunu bilen bir hal alıyor. Sanki yazar o an bir adrenalin almış ve döktürmüş gibiydi. Ciddi söylüyorum sayının ilk yarısı olmasa bu beni en çok etkileyen ara sayı olabilirdi. 

Bunun ana sebebi ise iki karaktere bağlı aslında. İlk olarak başlarda bahsettiğim süper tavşan Captain Carrot. Bu sayıdaki yansıtılışını beğendim. Bu kadar mutlu ve umutlu bir karakterin sayı içinde başka insanlara umut yüklemesi ama içten içe bu tavşanın parçalanmasını okumak çok üzücü ama bir o kadar da etkileyiciydi. Diğer bir karakter ise Owlman ki resmen sayıyı taşıyor. Başlangıçta çok bir şey yapmayan biri olacağını ve ilerisi için temel olarak kalacağını düşünmüşüm ama yanılmışım. Olayları anladıktan sonraki hali inanılmazdı. Resmen okurken tüylerim diken diken oldu. Karakterin düşünce biçimi ile beni etkilemeyi başardı yazar. Şimdi bilmek isteyenler için karakterin ne düşündüğünü açıklayacağım ama bilmek istemeyen şimdiki paragrafı atlayıp bir sonrakine geçebilir. 



SPOILER İÇEREN PARAGRAF 

Karakterin düşüncesi resmen Batman fikrine dayanıyor. Nasıl Batman’in bir fikir olduğu ve bu yüzden herkesin Batman olabileceği ve bir sürü evrende Batman bulunabileceğine bağlı. Ne de olsa bu hikayelerde bir sürü kötü Batman gördük ama en başta bilinen ilk kötü Batman, Owlman idi. İşte kendisi orijinal kötü Batman olduğu için asla ölemeyeceğine inananıyor. Kendisi bir fikir olmak için fazla iyi ve o yüzden ondan daha fazla olamayacağını ve ölse bile kendisinin geri döneceğine inanıyor. Bu düşünüş biçimi ile resmen sadece karakter değil ama aynı zamanda sayı beni kazandı. Belki ben böyle anlatınca hoşunuza gitmemiştir ama sayıda kendiniz okuduğunuzda tüm o yapıdan sonra farklı hissettirecektir. 

SPOILER SONU


Sayıyı ise Venom serisinden de tanıyabileceğiniz Juan Gedeon çiziyor. Venom serisindeki atmosfere çok yakışmadığından ve biraz komik durduğundan çok da hoşuma gitmiyordu ama bu sayıya yakışmış. 90’lar hikayesiymiş gibi ilerleyen, gökkuşağı Batmanler bulunan bir hikayeye o 90’lar tadını vermiş ve saçma yanları güzel yansıtmış. Hala kaliteli bir çizim diyemeyeceğim ama en azından bu sefer sayıya yakışmış. 

Sonuca gelirsek bu ara sayı çok güçlü yanlara sahip. Karakterleri ele alışı ve ikinci yarısı gerçekten inanılmaz ama güçsüz ilk yarısından dolayı ve ortalama çizimi sayıyı diğer sayılardan aşağıya çekiyor. Hikayeyi özetleme ihtiyacı sayının kendisine zarar vermiş. Artık bundan sonra çok da istemediğim Death Metal’in yeni sayısına girebileceğiz. Tabi bir yandan da umut verici ilerleyen Justice League ara sayıları var. Ana seri de yan sayılar kadar güçlü olabilecek mi acaba?

Notum: 7.2

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.