Dark Nights: Death Metal: The Robin King #1 İnceleme | Yüzüme Küfretseydiniz


 Death Metal ara sayıları şu ana kadar ne kadar kuvvetli olsa da bu etken Robin King sayısına olan beklentimi arttıramadı. Yani artık Robin King’e nasıl bir nefretim varsa ara sayıların umut verici gidişi bile bu sayı hakkındaki görüşlerimi değiştiremedi. Peki ya okumak? Bu sayı Robin King’e değer vermemizi, onu aşırı iyi bir kötü gibi görmemizi sağlamış mı? Yoksa hala balon bir karakterin gereksiz güçlülüğünü okumaya mı devam ediyoruz? İlkinden biraz var gibi ama ikinci dediğim yine tonla bulunuyor. Biz en iyisi sayıya geçip orada konuşalım bu konuyu.


Hikayemiz Death Metal’in kaldığı yerden devam ediyor. Kahramanlarımız tesadüfen kaybediyor ve Darkest Knight da evrenin en güçlü varlığı oluyor. Bu sırada da o anki Robin King’i okuyoruz işte. Zıplayıp, hoplayıp kahraman öldürüyor. Bunun yanında nefret ettiğim Legends of the Dark Knights sayısındaki orijin hikayesinin devamını okuyoruz. Her şeye hazırlıklı olmasını sağlayan kemerini nasıl yaptığını görüyoruz ve yine hoplayıp, zıplayıp kahraman öldürmesini okuyoruz. Son olaraksa sayının sonunda bu yazıda konuşmayacağım Signal odaklı bir hikaye var ve hiç de fena değil. Bir sürü depresif olayın arasında umut verici olmayı başarıyor. 



İlk olarak pozitif noktalarımla başlayıp ortamı mı ısıtsam ne? Sayıda Robin King’in içindeki Bruce’un psikopatlığına baktığımız bir kısım var ve orayı beğendim. Biraz daha karaktere değer yüklemeye çalışmış ve onu takdir ettim. Bunun yanında Batman Who Laughs ile ilk karşılaşması ve  Who Laughs’ın ona başta diğer Robinler gibi davranmasında da enteresan şeyler vardı diye düşünüyorum. Ha bir de yazım fena değil. Hikaye baya kötü de en azından yazım ortalama. Peki tüm bu pozitif noktaları değersiz kılan şey ne? Sayının diğer ara sayılara göre gerçekten gereksiz oluşu mu yoksa başka bir şey mi?  Cevap aslında sayının başlığında var. Robin King bu sayının en kötü noktasıydı.



Bu sayıda Robin King’den nefret ettim. Ben mi aptalım da bu karakter hakkında bir şey anlamıyorum bilmiyorum. Bu karakter Batman’in her zaman hazırlıklı olması konusuna şaka niyetine getirilen bir meta karakter olduğunu duydum savunmaya çalışanlardan. Eğer öyleyse kötü yapılmış, öyle değilse de daha kötü. Hikayeyi anlattığım paragrafta kahramanları öldürdüğü andan iki kez bahsettim farkettiğiniz gibi. Birisi geçmişte diğeri de günümüzde yaşanıyor ve ikincisi aşırı gereksiz. Zaten bize gösterdin bu her şeye hazır karakterin kapışmasını. Hadi yenilikler olsa şaşıracağım ama tamamen aynı ya! Tüm sayı boyunca aynı şeyi okuyoruz. Bu nasıl bir tık düzeltilebilirdi peki? Sadece bir yumruk ya da ona zarar verecek bir şey olsaydı. Karakterin koruma balonu varmış gibi tüm sayıda bir tane çiziği bile olmadan kurtuluyor. Bir yerde darbe yiyor ama sayı onu etkileyici veya şaşırtıcı bir şeymiş gibi sunmadığından geçip gidiyor. Bu karakterin de her zaman dokunulmaz olamayacağını duvara itildikdikten bir panel sonra karşısındakini öldürmektense daha tatmin edici bir şekilde gösterebilirlerdi. Hadi olaylardan kurtuluşunu geçtim de sayıda ölüyormuş gibi olduğu ayrı bir an var ve o ölümden kurtuluşu o kadar saçma ki sayfaya iğrenerek baktım. Resmen küfür gibi sayıydı. Uzun zamandır bu kadar sinirlenmemiştim bir sayıyı okuduktan sonra. 0 heyecan, 100 sinir krizi verir bu sayı.




Riley Rossmo bu sayının çizeri ve muhtemelen kendisinin önceki işlerini bir şekilde görmüşsünüzdür. Hemen tanınabilir bir stili var. Bu stile alışması aynı zamanda çok zor. Çizeri ilk kez görüyorsanız beğenmeniz biraz zor olabilir. Bense zamanla okuya okuya alıştım ama her zaman çok beğendiğim bir çizer olmadı. Bu sayıda ise atmosfere genel olarak uyduğunu söyleyebilirim. Sayının o saçma yapsına uymuş. Renklendirme de sayıda öne çıkan bir unsur olmuş. Daha açık renkler kullanılmış.


Bu zamana kadar bir sürü Death Metal sayısı konuştuk. Bazı konuşmadıklarım da oldu başlangıçta tabi. Yine de bu sayı konuştuklarım arasından en kötüsüydü. Evet, bir tık ön yargıyla girdim ama belki de karakteri önemsememi sağlar diye bir düşünceyle de girdim. Tüm bunlar boşaymış. Artık yazara mı malzeme vermediler yoksa Tomasi böyle bir seçim mi yapmış bilemem ama sonuç çok kötü. Bu sayıyı ara sayılar arasında bir kara leke olarak ayırıyorum ve gelecekte çıkan sayıları beklemeye devam edeceğim. 


Notum: 5.8

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.