Crossover #1 İnceleme | Çocuklar Zincirleri Sever

Çizgi romanlarda hayatın hiçbir değeri yoktur... -Fredric Wertham

Not: Bu yazı normalde bir ilk sayı dedektifi olarak planlanmıştır ama yazının ortasında incelemeye dönüştürülme kararı verilmiştir. İyi okumalar.


Crossover, bu sene en çok merak ettiğim çizgi romandı. Donny Cates ve Geoff Show ikilisinden gelen bu seri çıkmadan önce o kadar büyütüldü ki ben de hype trenine birkaç duraklığına atladım. Hatta Image’ın 1998’deki Danger Girl serisinden beri en çok sipariş verilen serisi oldu. Bunun üstüne Donny Cates zaten güvenimi kazanmış bir yazar olduğundan heyecanlanmamak elde değildi. Peki bu kadar yüksek dozdaki beklentiyi karşıladı mı seri? Crossover, Donny Cates’in en iyi serilerinden biri olmayı başarabilmiş mi?


Şimdi Crossover kelimesin bir tanımını yapmamız gerek başta. Crossover, birden fazla ayrı olayın veya karakterin tek bir yerde veya hikayede bir araya gelmesi. Bir terim olduğundan da dilimizde düzgün bir karılığı yok. Ben de düşündüm, taşındım. Crossover bu serinin sadece ismi olmadığından ama aynı zamanda hikayede gelişen kaotik ve hayatları değiştiren bir olay olduğundan Crossover olarak kullanmaya karar verdim. Yeterince tatmin edici bir çeviri bulamadığımdan böyle devam edeceğim ama sizin aklınıza mantıklı bir çeviri gelirse yeniliğe açığım. 

  


Gelelim serinin hikayesine. Bir gün çizgi romanlarda o kadar büyük, üper düper mega bir event yapılır ki bir portal açılır ve bu hikaye dünyamıza taşınır. Yani bir nevi çizgi roman dünyası ile bizim dünyamız Crossover yaşar. Colorado’nun bir kısmında olan olayda bir sürü kişi ölür ve kahramanlar bu ölü sayısının artmaması ve olayın yayılmaması için o bölgede bir kubbe açar. Bu olaydan sonra çizgi romanlardan nefret eden bir kesim oluşur. Çizgi romanların din dışı gösterildiği, çizgi roman satışının engellenmeye çalışıldığı yerler olur. Biz de bu sırada bir çizgi roman dükkanının, orada çalışanların hayatını okuyoruz. Bu zorlu yaşamları ise Crossover alanından çıkan biri ile daha karmaşıklaşacak ve daha da zor hale gelecektir. 


İlk olarak genel görüşümü söyleyeyim. Crossover; Cates’in en iyi serisi olmayacak olsa bile kesinlikle en heyecanla yazılan serilerinden. Yazarın bu hikayeyi gerçekten önemsediğini tüm o minik detaylardan ve anlatılanlardan anlayabiliyorsunuz. Ki bu bile serinin verdiği hissi arttırıyor. Bunun yanında seri Cates’in yazdığı en meta seri olma özelliğini taşıyor. Resmen çizgi romanlarla ilgili bir çizgi roman. Hatta bazılarınız bu hikayenin bir çizgi roman hikayesinden daha fazlası olduğunu düşünebilir, dizi veya film senaryosu olarak görebilir. Belki de Cates’in de hedefi budur. Bir gün hikayeyi başka ekranlara taşımak. 



Bir diğer bu serinin benim gözümde okuduktan sonra büyümesinin nedeni ise potansiyeli. Dediğim gibi bir sürü karakterin bulunduğu bir eventten dolayı oluyor bu olay ve bu eventte herkes var. Baya bir Image karakteri ismi geçiyor ve görürsek de şaşırmam. Başka karakterlerin de ipuçları veriliyor. İşte bu potansiyel, bu karakterleri görebilecek olmamız beni heyecanlandırıyor. Cates zaten birçok Image karakterinin olacağını söylemiş gibi oldu ama ya diğerleri? Cates bence onları getirebilecek niteliğe sahip bir yazar ve gördüğümüz bazı olaylara göre bunu başarabilirse gerçekten seri için özel bir şey olacak. 


Bunların dışında seri ilginç bir hikaye ele alıyor. Bu evente direkt odaklanmaktansa etkilerini ele alıyor. Bahsettiğim dini olaylar olsun baya ilginç yapılmış ve o alandaki devamını merak ediyorum. Ana hikayede daha çok bir şey görmesek de gideceği yer heyecanlandırmayı başarıyor. Karakter tarafı ise şu anlık tatmin edecek gibi. Hikayenin aynı zamanda bir aşk hikayesi olacak olması bu karakterlerin yolculuğu hakkındaki fikirlerimi epey değiştiriyor. Hepsi kaliteli yazılmış. Hele çizgi roman dükkanı sahibinin yazımı çok hoş olmuş. Cates’in de zamanında çizgi roman dükkanında çalışması karaktere karşı tutumunu gösteriyor ve bahsettiğim meta hikayeye çok fazla şey ekliyor. Kısacası hikaye herkesin okuyabileceği bir şekilde ve her şeyi başarılı şekilde yapıyor. 



Sayının çizeri ise daha önce Donny Cates’le God Country ve Guardians of the Galaxy’de çalışmış Geoff Shaw. Akıcı, dinamik bir çizim ve ifadeler çok başarılı. Aşırı iyi detaylar bulunduruyor aynı zamanda çizim. Arkaplanda bulunan detaylar çok hoş. Bir çizgi roman dükkanında geçmesinin de katkısı var tabi. Çizgi roman dünyasından gelen karakterleri ayırma şekilleri falan çok güzel ve akıllıca seçilmiş. Renklendirme de seriye uymuş. Gerçek dünyayı çizgi roman dünyasından ayıran soluk ve yorgun renkler güzel kullanılmış. Birden renklerin değiştiği anlar oluyor ve sayıya küçük ama farklı bir tat katıyor.


Crossover muhtemelen okuduğum en meta çizgi roman. Enteresan bir konuya taze bir bakış atıyor. Beklentimden farklı bir sayı olmasına rağmen bayıldım. Aşırı sevmek gibi ve çok heyecanlanıp coşma gibi bir bayılma değil de daha çok serinin kalitesinden dolayı bayılma. Çok uğraşılmış bir hikaye gibi gözüküyor ve devamını merak ediyorum. Hatta belki devamını da inceleyebilirim, bilmiyorum. Mini seri olmadığından yapmam diye düşünüyordum ama seri baya ilgimi çekti. Kesinlikle herkesin okumasını tavsiye ederim çünkü bu hikaye büyük yerlere gidecek.


Notum: 9.0

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.