Batman #104 İnceleme | Nerede Çokluk...

 


Artık senenin sonuna yaklaşmamızla beraber Tynion’ın Batman’i hakkında genel bir yorum da yapabileceğimizi düşünüyorum. Kendisi işleri yavaş ilerletmeyi seven birisi ve bence hepimiz bunda hemfikiriz. Hiçbir şeyi aceleye getirmek istemiyor. Bu aslında cilt olarak okuyunca gayet güzel gelecek bir şey ama fasikül şeklinde okuyunca insanları ayıracak bir olay. Seri ayda iki sayı tarzına da uyması gerektiği için Tynion bu işten baya faydalanıyor ama bu sayı da ayda iki kez çıkmasının getirdiği tüm sorunlara sahip ve bu şekilde gitmeye devam ederse durum çok iyi gözükmüyor.


En son bıraktığımızda Ghost Maker hem Batman’i hem Harley’i hem de Clownhunter’ı yakalamayı başarmıştı ve bu sayıda bir nevi birbirilerine düşürmeye çalışıyor. Diğer bir yanda ise kalan Bat-Family karakterlerinin o sırada ne yaptığını, yavaşça ne olayların döndüğünü anlamalarını ve Batman’i aramaya koyulmalarını okuyoruz. Asıl sayının çoğunu kaplayan mevzu ise geçmişte geçiyor. Ghost Maker ve Batman arasındaki sarsıntılı ilişki, tanışmalarını ve iki karakterin rekabetini anlatıyor. Sayı birçok hikaye içerip çok şey oluyormuş hissi verebilir ama emin olun çok küçük bir ilerleme var.



İlk olarak sayı hakkında beğendiğim şeyleri söyleyip aradan çıkarayım. Geçen sayı dediğim Batman ile Ghost Maker arasındaki rekabete biraz daha değinmelerini beğendim. Ghost Maker ne kadar çok orijinal bir kişiliğe sahip olmasa da aralarındaki bağ çok hoş gösterilmiş. Bunun yanında diğer Bat-Family üyelerinin ne yaptığını görmek güzeldi. Her zaman böyle diğer kahramanların gösterildiği anları severim ve bu da gayet güzeldi. Tynion her zaman bir birliktelik, herkesin aynı şehirde yaşadığı hissini vermeyi başarıyor. Bunun yanında da sanırsam Future State için bir temel daha atıyor.


Sırada ise sayı hakkındaki en büyük sorunlarım var. Başlangıçta da dediğim gibi bu iki haftada bir çıkan bir seri olduğundan yazar işleri yavaştan almak istiyor ve o yüzden bu sayıda hikayeye katkısı olan bir şey yok. Geçmişte gördüğümüz şeyler bildiklerimizi sadece daha pekiştiriyor. Buradaki asıl sorun şu ki hikayeye gireli üç sayı oldu ve son ikisi çok ilerleme hissi vermedi. Geçen sayıyla bunu birleştirsek ve boş kısımları çıkartsak hiçbir şey değişmez, hatta her şey çok daha güzel olur. Daha da kötüsü gelecek sayı hikaye bitiyor. Şu anki korkum Ghost Maker’ın birden kaçmasına izin verip Future State’den daha sonraki bir hikayeye saklamaları. Bu hikayeyi kurtarmak için sonu gerçekten iyi yapmaları gerek.



Gelelim benim sayı ile asıl sorunuma. Hikayenin yavaş gitmesi çizgi romana zarar verse de beni sayıda asıl sinir eden şey çizim oldu. Sayıda çok fazla çizer var. Ryan Benjamin, Danny Miki, Bengal, Guillem March hep ayrı parçaları çiziyor ve tamamen bir karmaşa oluşuyor. Çok fazla aynı işle uğraşan kişi olunca sayı gözümde bulanıklaşıyor. İngilizcede tamamen buna karşılık gelen “Too many cooks spoil the broth” atasözü vardır veya Türkçede “Horozu çok olan köyün sabahı geç olur” ve “Nerede çokluk, orada bokluk” bulunuyor. Biliyorum, iki haftada bir sayı çıkarmak zor bir iş ama çıkarttığınız şey DC’nin en önemli karakterlerinden biri olan Batman olunca böyle bir tutarsızlık olması sayıya zarar veriyor. Keşke tam bir çizer bulabilseler. Ha bu arada hiçbir çizer kötü değil, dediklerimden böyle bir anlam çıkartmayın. Sadece çok fazla bulunması sayıyı aşağı çekiyor.


Batman’in nereye gideceğini bilemiyorum. Seri de, hikaye de, çizim de tutarsız ilerliyor. Şu anda tek umudum Future State ile yazarın da bizim de biraz nefes almamız ve ardından 2021’de güzelce, tüm hikaye ilerleyebilecek bir çizerle dönmesi. Sadece bunların hepsi Joker War’dan sonra çok düz geliyor. Dediğim gibi gelecek sayı final ve eğer hikayeye tatmin edici bir son getirebilirse belki hikaye hakkındaki fikirlerim değişebilir ama şu anda canım çok sıkkın. Çok şey var ama hiçbir şey olmuyor.


Notum: 6.8

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.