King In Black #1 İnceleme | Karanlık Hükümdür!



Venom serisi başladığından beri sitede tüm sayıları inceledim. Daha baştan beni bağlayan seriyi herkese önerdim, övdüm. Başlangıçta çok dinlenmedim ama üç sene sonra bakıyorum ki herkes fikrini değiştirmiş. Donny Cates’in ise ilk sayıdan beri bir planı vardı. O da simbiyot tanrısı Knull! Venom #3’te görülmesinden sonra herkes asıl gelişini bekliyordu karakterin. Bu yolculuk sırasında ise bir sürü kaliteli sayı okuduk, Absolute Carnage gibi aşırı iyi başlayıp daha fazlasını istememize sebep olan bir event gördük ve bolca sayı inceledik. Şimdi ise zamanı geldi! Knull artık burada. Donny Cates’in büyük finali, senenin son eventi, King In Black başlıyor!


Dediğim gibi Knull geldi ve sayı direkt bunla başlıyor hiç beklemeden. Eddie hayatının mücadelesi için hazır olduğunu düşünmektedir ama aynı zamanda oğlunu korumalıdır. Kahramanlar ise tüm hazırlıklarını yapmıştır ve sadece Knull’ın saldırısını beklemektedir. X-Men, Fantastic Four, Avengers, aklınıza gelebilecek tüm sokak seviyesi kahramanlar... Hepsi burada ama gerçekten hazırlar mı? Knull tüm ordusu ile gelir ve işler tahmin edildiğinden daha hızlı kötü yönde gider. Eddie ise en sevdiklerini korumak için elindeki her şeyi verecektir.



İlk olarak çok beğenmediğim birkaç şeyden bahsedeyim sonra övmeye geçeceğim. Eğer Venom serisini uzun zamandır okuyorsanız ve Marvel eventlerinin nasıl ilerlediğini az çok biliyorsanız bazı şeylerin oluşunu tahmin edebiliyorsunuz. Sondaki uzun zamandır tahmin ettiğimiz olay olsun, kahramanların savaşı olsun biraz formül bazlı ama bu ilk sayı olduğundan da olabilir. Biraz daha okuyucu çekme amaçlı hamleler bunlar. Daha sonra farklı şeyler de sunabilirler. Bir diğer olaysa ilk sayı Absolute Carnage kadar tatmin etmemesi. Bilmiyorum bana mı öyle geldi ama sayı gerçekten hızlıydı. Absolute Carnage 60 sayfalık koca bir başlangıç yaptığından daha fazla sunduğu şey vardı tabi. Burada ise olaylar patlayıp duruyor ve birden sayı sona eriyor.


Şimdi söyleyeceğim ise benim için bir sorun değil ama genel okuyucuya olabilir. Eğer daha önce Venom veya Absolute Carnage okumadıysanız anlamınız gerçekten zor. Hikaye size hiç olanları özet geçmekle uğraşmıyor ve herkesin bildiğine emin bir şekilde giriyor. Dediğim gibi, bu benim için bir sorun değil ama bilginiz olsun. 



Şimdi gelelim beğendiğim şeylere. Önceki paragrafta dediğimin aksine ben olaya direkt girmesini çok beğendim. Cates bu hikayeyi okuyacak kitlenin çoğunun Venom serisini okuduğuna inanıyor ve upuzun bir özet geçmeden direkt başlıyor. Infinity War gibi düşünün. O zamana kadar zaten göreceğinizi gördünüz ve hikayenin daha fazla bir şey demesine de gerek yok. Sayının en sonunda da minik bir zaman çizelgesi var hem olayları çok hatırlamayanlar hem de hiç bilmeyenler için. 


Diğer beğendiğim şeyler zaten klasik gelecektir. Yazım çok güzel, beklemediğimiz sürprizler gerçekten etkileyiciydi ve aksiyon inanılmazdı. Bir eventin yapması gereken şeyleri en iyi şekilde yapıyor ve bol riskli, bol kahramanlı bir hikaye sunuyor. Bir süredir de bu kadar iyi temel atılmış bir event görmüyorduk. En son War of the Realms sanırım aşırı büyük bir hazırlıkla gelmişti. Tek korkum bu eventin de sadece karakter bazlı olup Marvel’ı etkilemeyeceği. War of the Realms nasıl sadece Thor karakterlerine etki bıraktıysa muhtemelen bu da sadece Venom karakterlerine etki bırakacak. 



Son olarak bir de ara sayı mevzusuna değineyim çizimden önce. Bu event Absolute Carnage’dan daha büyük olduğu için daha fazla ara sayısı olması mantıklı ama korkutan bir şey de var. Absolute Carnage ara sayılarının çoğunluğu kötüydü ve bu evente büyük bir zarar vermişti. Bu eventte aynı şeyler yaşanmaması dileğiyle okuyacağım ara sayıları ama incelemeyeceğim. Death Metal’de ne kadar ara sayıların hepsini incelesem de onlar ayrı çıkan tek sayılardı ve hepsi bağlıydı. Bu hikaye ise birçok ayrı seride bulunacağından hiç konuşmakla uğraşmayacağım. Sadece Cates yazdığı için yandan giden Venom ara sayılarını okuyup inceleyeceğim ve sizin de okumanızı tavsiye ederim. Absolute Carnage’ın Venom ara sayıları bazı boşlukları dolduruyordu ve ipuçları veriyordu. Bunda da muhtemelen aynısı olacaktır.


Ryan Stegman’ı yeniden bir hikayede görmeyi özlemişim. Kendisini Absolute Carnage’dan beri sadece kapaklarda görüyorduk. Sonunda geri döndü ve muhteşem gözüküyor. Çok güzel ve detaylı anlar, savaşlar, ifadeler sayıyı okurken daha da heyecanlanmamı sağladı. JP Mayer ve Frank Martin’in de çizimi geliştirmedeki ustalığından bahsetmek gerek. Inking ve renklendirme departmanında da çok güçlü bir sayı. Ryan Stegman’ın bu seride planladığı bir sürü manyak an olduğuna eminim ve umarım bu seriden sonra yine bir sene araya girmez ve en yakın zamanda Venom serisine geri döner. 



Sonuca gelirsek King In Black, Absolute Carnage’dan daha düşük bir başlangıç yapsa da hala çok güçlü bir sayı. Hele bu sene çıkan Empyre eventinden çok daha güçlü bir başlangıç yaptı. Empyre, yapması gerekeni yeterli şekilde yapan bir eventti ama King In Black yeterlinin de üstüne çıkmayı başarıyor. Açıkçası ilerisinin daha güçlü olacağı umudundayım. Bu sayı biraz daha şu bekelenen olayları yapıp çekilelim tarzı hissettirdi. İleride mutlaka sunacakları daha büyük şeyler vardır.


Notum: 8.7

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.