Crossover #2 İnceleme

 


Minik bir ara ve bir sürü incelemem gereken sayı biriktikten sonra artık sayılarımızı konuşmaya geri dönme kararı aldım. Seneyi başlatmak için ise Crossover konuşacağız. Biliyorum, ilk sayıyı inceleyeli baya oldu ama başta da dediğim gibi minik bir ara vermem gerekti ve uzun bir süre de yavaşlamam gerekiyor. Konuya dönmek gerekirse; Donny Cates ve Geoff Shaw’ın bolca ses getiren Image serisi Crossover, ilk sayısıyla baya tatmin edici bir başlangıç yapmıştı. Ben de sitede hem daha fazla Donny Cates hakkında konuşmak istediğimden hem de bağımsız seriler incelemek istediğimden Crossover’ı bir süre boyunca incelemeye karar vermiştim. Peki Cates güçlü ilk sayısından sonra seriyi ilerletebilmiş mi? 


Her Donny Cates serisinde olduğu gibi ikinci sayıda karakterlerimize odaklanıyoruz. Kilisenin yarı inançlı üyesi Ryan, serinin ana kötüleri olarak sayabileceğimiz kişilerle tanışıyor ve tüm bu hikayedeki yerini öğreniyor. Diğer tarafta ise Ellie ve Otto bir karara varmalıdır. Bu çizgi roman dünyasından gelen çocukla ne yapacaklar ve sırada nereye gidecekler? Sayıda başka bir şey olduğunu söyleyemem ama gereken bir karakter odaklı sayıydı.



Dediğim gibi bu sayıda hikaye anlamında çok bir şey olmuyor ama karakterler hakkında baya bir şey öğreniyoruz. Ana karakterlerimizin tüm bu durumdaki tarafları ve bakış açılarını, amaçlarını görüyoruz. Aynı zamanda bu hikayenin nasıl bir yön alacağını da anlıyoruz. Ellie ve Otto kısımları biraz tanınabilir geldi açıkçası. Tüm tahmin ettiğiniz noktalara vuruyor ve son sayfası da beklediğim bir şeyi kesinleştiriyor. Bu ekip biraz daha yolculuk sırasında yakınlaşma öyküsü yaşayacak gibi ve tatlı olsa da, güzel yazılsa da bu medyada gördüklerimizden çok farklı bir şey değil. Yine de daha fazla ve daha büyük karakterler katarak gidecekleri yönün hala değişebileceğini düşünüyorum. Ayrıca ek bir not olarak söylemem lazım Otto karakterini çok seviyorum. Kendisi gerçekten endüstride çok vakit geçirmiş bir çizgi roman okuyucusu olarak yazılmış. 


Gelelim sayının asıl ilgi çekici tarafına. Ryan ile tüm hükümetin bu kahramanlara ne yaptığını öğrenme yolculuğu. Cates’in yaratıcılığını kullandığı yer de burası diyebiliriz. Bir sürü minik detay bulunan ve diğer tarafı çok iyi gösteren bir kısım olmuş. Bunların olayını, kahramanlara ne yaptıklarını ve Ryan’ın tüm bu olayların ortasına nasıl yerleştiğini öğreniyoruz ki çok hoşuma gitti. Ayrıca serinin ne yapabileceğinin de gücünü gösteren bir kısım. İlk sayıda da dediğim gibi serinin olağanüstü bir potansiyeli var ve burada da küçük küçük ekmek kırıntıları bırakıyorlar. Sayı aynı zamanda bu evrende kahramanlara ve çizgi romanlara nasıl bakıldığını da gösteriyor. Daha ilk sayfadan asla bir çizgi romanda göreceğimi tahmin etmediğim şeyler söylüyor. Son olarak ise ilk sayıda da biraz rahatsız olduğum bir noktadan bahsedeceğim. Seride 4.duvarı yıkabilen bir anlatıcı var ve sanırsam kim olduğuyla alakalı bazı ipuçları bırakıyorlar ama bazen bu anlatıcı çok fazla geliyor. Biraz kısabilirler gibi hissediyorum.

 


Geoff Shaw, böyle çılgınca bir hikayeyi nasıl aktaracağını çok iyi bilen bir çizer. Şu anlık daha aşırı çılgın bir şey görmedik ama daha önceki işlerinden biliyorum ki Cates ne kadar çılgınca bir şey yaparsa onu taşıyabilecek bir çizer. İlk sayıda olduğu gibi yine parmağınızla gösterebileceğiniz detaylar var ve bu sayıda o biraz daha arttırılmış. Genel olarak akıcı ve güzel bir çizim.


Bu sayının gerçekten beğendiğim parçaları olsa da sıradan kalan çok şey oldu. Bilmiyorum herhalde karakterlere odaklanmak için hikayede olanlarla çok uğraşmak istemedi Cates. Yine de bir sonraki sayı için baya heyecanlıyım çünkü Cates büyük bir şey olacağını hep söyleyip duruyor. Üstüne Spawn bulunan kapaklar da açıklanınca minik bir beklenti oluştu açıkçası. Bakalım herkese aşıladığı büyük heyecanı kaldırabilecek mi?


Notum: 8.0

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.