Venom #32 İnceleme | Öteki Taraf


King In Black, belki de Venom severlerin uzun zamandır beklediği ve beklentilerini baya yükseklere çıkarttığı en büyük hikaye. Benim içinse baya yorucu. Tabii ki yine bunun sebepleri ara sayılar. Yanlış anlamayın Black Cat ve Daredevil serisinde gördüğümüz baya kaliteli ara sayılar var ama miktar ile karşılaştırınca kalite az kalıyor. Bilmiyorum bir yandan adını anmak istemediğim DC olayının da tüm sayılarını okuduğum için böyle hissediyorumdur. Yine de Marvel bu eventleri ele alırken nasıl bir yönde gideceklerini artık daha iyi seçmeliler. Şimdi ise hadi asıl olayımız Venom’a geçelim.

UYARI: Bu yazı King In Black #1 ve #2’den Spoilerlar içermektedir.

Eddie Brock’u en son bıraktığımızda (daha doğrusu Knull bıraktığında) düşüyordu. Uzun bir düşüşün ardından ise karakter tahmin etmediğimiz bir şekilde yere kapaklanır ve Eddie’nin yolculuğu burada sona erer...ama bekleyin, dahası var! Brock’un ruhu artık simbiyot Hive’ının bir parçasıdır ve neler olduğunu görebilmektedir. Öldüğünü kabullenmeyen Eddie ise yanına sürpriz karakterler alıp simbiyotuna geri dönmenin yollarını arayacaktır.


İşte benim Venom’da aradığım ara sayı bu. 30 saniyelik bir düşüşü anlatan köprünün aksine yeni şeyler gösteren bir hikaye. Bir önceki Venom sayısı gibi yine çok hızlı okunan ve akıp geçen bir hikaye ama bu sefer farklılıklar olduğundan o kadar sinir olmuyorum. Sayıda asıl beğendiğim şey ise Eddie. Tüm bir sayı boyunca oradan buraya ağlayıp duran bir karakter yapmak yerine ölümü kabullenmeyen ve bu halde bile savaşı devam ettirmeye çalışan birisi olmuş ve çok havalı. Artık ana hikaye ile yollar biraz ayrılmış gibi ama nasıl yeniden kesişeceklerini baya merak ediyorum. 

Gelelim sayının sürprizlerine. Merak etmeyin bir spoiler vermeyeceğim. Bir karakteri zaten tahmin ediyorduk ama diğeri gerçekten beklemediğimiz yerden oldu. Cates gerçekten nasıl son sayfaya heyecan yaratıp sonunda da sizi havalara kaldıracağını biliyor ve bu sayıda da öyle oldu. Eğer benim gibi bir Venom hayranıysanız ve son birkaç sene olan olayları takip ediyorsanız göreceğiniz şey sizi baya tatmin edecek. Bu yaptıklarından dolayı Cates’e ne kadar teşekkür etsem az. 


Iban Coello’nun çizimleri yine çok güzel. Muhteşem anlar bulunuyor ve sayıyı daha da güçlü yapıyor. Direkt ilk sayfadan sizi kapmayı başarıyor. Jesus Aburtov’un renklendirmesi de inanılmaz. Parlak gözüküyor ama bir yandan da karanlık hissettiriyor. Muhteşem bir ikili. 

Venom, biraz hayal kırıklığı yaratan ilk ara sayısından sonra büyük bir fan servisi ile geri döndü. Eğer bu eventte biraz daha Eddie tarafını görmek istiyorsanız kesinlikle kaçırmamanız gereken bir sayı. İleride olacakları da gerçekten merak ediyorum. Söylenene göre yavaştan Cates’in Venom serisindeki sonuna geliyoruz ve bu ne kadar üzse de yazarın neler yapacağını daha da düşündürtüyor. 

Notum: 8.5

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.