Venom #33 İnceleme | Venom'un Ajanları

 


 King In Black yolculuğumuz bir başka Venom ara sayısı ile daha devam ediyor. Başta üzen ama hemen ardından heyecanlandıran şeyler gösteren bu sayılar ana hikayeye ayrı bir önem katıyor ve tamamen seriyi baştan beri okuyan Venom hayranları için yapılmış gibi hissettiriyor. Bu sayıya geçmeden önce uyarmam lazım çünkü bu yazı Venom #32’den spoilerlar içermekte. O yüzden geçen sayı hakkında bir şey bilmiyorsanız ama seriyi takip ediyorsanız okumaya devam etmenizi tavsiye etmem. Bunu da dediğimize göre sayıyı konuşmaya geçebiliriz. 

En son kaldığımızda Eddie Brock büyük bir kaza geçirmişti ve ruhu Hive’ın farklı bir tarafında kalmıştı. Onu kurtarmak için ise serinin en başında tanıştığımız Rex gelmişti. Tüm bunların üstüne rahmetli Agent Anti Venom da Brock’a yardım etmek için geri dönüyor. Bu üçlü ise takım olmalı ve kahramanlar büyük savaşı verirken Knull’ı içten çökertmenin bir yolunu bulmalıdır. Eddie ise vücuduna geri döndürülmelidir. Venom mitolojisi evrimleşmeye devam ediyor. 


Bu sayıyı çok beğendim. Beğenmem içinse en büyük sebep ise Flash Thompson. Bu inceleme serisinde ne kadar hep Venom hayranlığımı göstersem de en sevdiğim simbiyot taşıyıcısı her zaman Flash Thompson olmuştur. O yüzden bu sayı kişisel olarak beni çok etkiledi. Hiçbir zaman Flash’ın potansiyelinin iyi kullanılmadığını düşünen ve geri dönmesini isteyen biri olarak bu sayıda görmek beni çok mutlu etti. Sevmeyenlerin de bu sayının ardından karakteri daha çok seveceğini düşünüyorum çünkü inanılmaz yazılmış. Eddie ile olan konuşmaları ve Thompson’ın yaptıkları Cates’i yeniden tebrik etmemi sağladı. Yazarın sadece Eddie’ye değil ama tüm taşıyıcılara inanılmaz bir saygısı var ki daha önce de bu durumu seride birkaç kez görmüştük. Thompson geri dönmese bile son bir kez böyle görmek çok güzel bir deneyimdi. 


Bunun dışında da sayı gerçekten güçlü. Hikaye çok fazla ilerlemiyor ama bazı önemli eklenmeler yapılıyor ve bazı açıklamalar baya ilginç. Cates’in serisinde bitmeye doğru hala yeni şeyler öğrenmemiz çok hoş. Bunun yanında ara sayı olarak da Cates’in ne yapmak istediğini anlıyorsunuz. Sayının başında çok güzel bir Spider-Man sahnesi var ama biraz King In Black #3’ten silinip buraya koyulmuş gibi hissettiriyor. Tabii ki o kısım çok güzel olduğundan bir sorun yok ama bazı sayıyı doldurmak için parçalar kullandığını anlıyorsunuz. Bir yandan da Eddie’nin hikayesini ilerletip bir şekilde King In Black ile kesiştirmeyi başaracak gibi. Geçen eventte bazı sorunlar yaşanmıştı ve birkaç ara sayı çıktığı sayı aralığı ile çok uyuşmuyordu ama burada her şey çok güzel oturuyor. 


Iban Coello’nun çizimlerini yine övmezsek olmaz. Her zamanki gibi arka arkaya inanılmaz sahneler yağdırıyor. Bilmeyenler için Coello bu sene Marvel’ın Stormbreaker ekibine girdi. Bu ekip Marvel’ın biraz daha yeni, en güçlü ve en parlayan çizerlerini bulunduruyor. Yani bu seri Coello’yu son görüşümüz olmayacak. Kendisi bildiğim kadarıyla Tom Taylor ile ileride çıkacak bir Marvel olayı üzerine çalışıyor. Bu akıcı çizimleri daha da büyük bir hikayede görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. 

King In Black olaylarının Venom kısmında bir sayıyı daha kapamış olduk. Böylece sadece King In Black’in sonuna yaklaşmış olmuyoruz ama aynı zamanda Cates’in Venom serisindeki süresini de kapamaya yaklaşıyoruz. Bir sonraki sayı son ara sayı olacak ve ondan sonraki de büyük seriyi bitirme sayısı olacak. Açıkçası ilk sayıdan beri bu seriyi inceleyen biri olarak nasıl bu seriyi bırakabileceğimi bilmiyorum. 

Notum: 8.8

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.