King In Black #4 İnceleme | Bravo!


 Konu Marvel olunca inceleyebilecek bir şey bulmak zor oluyor. Serilerin çoğu uzun süredir devam ettiğinden ve yeni çıkanlar da ya ara sayı ya da gereksiz bir mini seri olduğundan pek incelenecek bir şey olmuyor. Konu bu hikayeye geldiğinde ise işler değişiyor. Her King In Black sayısı incelemeye başladığımda “Neyseki Venom serisini zamanında incelemeye başlamışım” diyorum. Tüm bu yolculuğun ise yakında sona erecek olması gerçekten üzüyor. O zaman bu üzüntüyü atlatmak için heyecanla King In Black’in sondan bir önceki sayısını konuşmaya geçelim. 


King In Black’in bu sayısında ne oluyor? Neler olmuyor ki?! Kahramanlar artık son savaşını vermekte ve olaylar parçalanmaya başlamakta. Knull ve ordusu tüm gücüyle saldırsa da kahramanlar ve Dylan Brock dalgayı kırarak tüm hikayenin yönünü etkiler. Tüm bu savaş sırasında ise bir ışık gelmektedir, belki de herkesi kurtaracak bir ışık. Sayı hakkında daha fazla şey söylemek isterdim ama konu King In Black olunca sayıların ne kadar manyak ve büyük şeyler içerdiğini biliyorsunuz. 



Bu sayı inanılmazdı. Sadece bir Donny Cates sayısı olarak değil ama aynı zamanda bir event sayısı olarak da çok iyi.  Hatta beklentinizi daha da arttırayım bu serinin şimdiye kadarki en iyi sayısı ve geçen sayıyı ne kadar övdüğümü siz de biliyorsunuz. İlk olarak bu sayı tamamen bomba, hiçbir panel boşa gitmiyor. Her sayfa birbirinden önemli olaylar yaşanıyor ve sizin bu eventten istediğiniz tüm o heyecanlı anları yaşatıyor. Sayı her karakter için inanılmaz anlar bulunduruyor ve herkesin sevebileceği olaylar oluşturuyor. Ara sayıların bir araya gelişini görüyoruz, büyük açıklamalar oluyor ve kocaman aksiyon sahneleri yaşanıyor. Finalden bir önceki sayıda daha ne isteyebilirim ki?


Şimdi bazı kişiler bu sayının hızından hoşnut olmayabilir. Her şey çok hızlı ilerlediğinden ve nefes almak için zaman olmadığından yorucu olabiliyor. Ben böyle hissetmedim çünkü uzun zamandır beklediğim bir hikayede bu kadar ilerledikten sonra yavaşlamasını istemem. Sayı hakkındaki tek minik sıkıntım Knull oldu. Bilmiyorum ama bu eventte Knull sanki bu çok hızlı bir şekilde güçsüzleşti. İlk sayıdan sonra resmen "Kahramanlar bu adamı nasıl yenecek ki?" haline girmiştim. Biraz daha kahraman epikliğine odaklanan bir event olduğundan çok takmadım ama uzun zamandır hazırlanan bir kötü olduğunu düşününce daha fazlasını beklerdim. Hem güç hem de kişilik bakımından. 



Ryan Stegman hakkında ne diyeceğimi zaten biliyorsunuz. İnanılmaz iyi bir iş çıkarmış. Tüm sayfaya yayılan muhteşem paneller, kocaman aksiyon sahneleri ve büyük anlar çok güzel aktarılmış. Inking ve renklendirmede de çok iyi bir iş çıkartılmış. Her şey çok detaylı ve mükemmel hissettiriyor. Serinin o büyük havasının ağırlığını her sayfada taşımayı başarıyor. Bu hikayeyi bu çizimle okumak daha da gaza getiriyor okuru. 


King In Black bir başka başarılı sayı ile finale olan heyecanımı daha da arttırdı. Absolute Carnage çok güçlü başlayıp biraz ortada biterken King In Black'in ortada başlayıp çok güçlü bir hal aldığını düşünüyorum. Ne yazık ki final sayısı birkaç hafta ertlendiğimden bu bekleme acımız daha da sürecek. O zamana kadar belki kendi inceleyeceklerime yetişebilirim. Cates’in finali umarım büyütüldüğü kadar iyi olur.


Notum: 9.2

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.