Gecenin Ardından Elimizde Kalanlar... | Oscar Masası FİNAL

 


Evet. Bitti. Bu yıl da Oscar dönemini an itibariyle kapattık ve dün yayınladığımız tahmin listemizde bulunan tam 22 dalın 18'inde yaptığımız tahminler gerçekleşti. Sürpriz sayılabilecek ödüller de bulunmakta fakat gecenin çoğunluğunun beklenen ödüllerle geçtiğini düşünüyorum. Magaziniyle, açıklamalarıyla, hak edeniyle, hak etmeyeniyle geceyle ilgili bahsetmek istediğim her şeyi bu yazıda özetleyeceğim lafı çok da uzatmadan. Baştan söylemem gerekirse bence son iki senedir Oscar törenleri büyük çoğunlukla hak edenleri tercih ediyor, geçmişten süre gelen saçma tercihlerin sonu gelmiş gibi duruyor. 


Kendi adıma son 3 senenin en keyifli töreniydi. Son yıllarda hak etmediğini düşündüğüm ve aslında tören öncesi karşı olduğum adayların büyük ödülü kazanması canımı sıkan bir durumdu. Neyse ki geçen sene Parazit ile bu düğüm çözüldü ve bu sene de herkes tarafından beklenen Nomadland kararından memnunum. Kararları beğenmediğim sadece iki kategori bulunuyor bu sene, ki bu sayı bence oldukça az: Kurgu ve kadın oyuncu. Bence kurgu kısmında Sound of Metal kesinlikle the Father ve Trial of the Chicago 7'dan daha basit bir kurguya sahipti. Chicago 7 bir sürü olayı birbirine çok iyi bağladığı ve tempoyu sürekli ayakta tuttuğu için başarılıyken, The Father da daha önce denenmeyen tarzda bir anlatıma sahip olduğu için kurgusu bence çok orijinal ve çarpıcıydı. Zaten bence akademi kurgunun ne olduğunu dahi bilmiyor, geçmişte Bohemian Rhapshoy'e bile verdiklerine göre. Kadın oyuncu tarafında ise Frances McDormand'ın bu seneki performansı bence kendi performansları arasında ilk üçe girecek nitelikte değildi ve Carrey Mulligan bu sene hak ediyordu. Zaten iki tane ödülü bulunan McDormand iyi bir performans gösterse dahi kendi çıtasının altında kalan bir performansla ödüle kavuştu. Carrey Mulligan'ın kazanmasını çok isterdim ancak olmadı, gecenin eksilerinden biri olsa dahi çok az eksikle kapattığımız için dert değil. Sonuç olarak son yıllar içinde kazananlardan en çok memnun olduğum seneydi.




Bunun dışında küçük tatlılıklar da geceyi renklendirdi ki son üç senedir sunucusuz geçtiği için böyle şeyler göremiyorduk. Bunlardan biri Glenn Close'un bilmesi beklenmeyen bir film parçasının baştan sona tüm tarihini anlatarak herkesi şaşırtıp, bir de üzerine dansını yapması gecenin en ikonik anlarındandı. Bir diğer gülümseten an ise şüphesiz Harrison Ford'un maddelerle yerden yere gömdüğü konuşmasındaki filmin Blade Runner olduğunu açıklamasıydı. Kendisinin daha önceki açıklamalarına uyumlu, hoş bir espri olarak gecede iz bıraktı. Esas gecenin en içleri ısıtan anı ise bence tartışmasız yardımcı kadın oyuncu dalında ödüle kavuşan Yuh-Jung Youn'un konuşmasıydı. Sevinci ve heyecanı her yerinden belli olan teyzemiz çok samimi ve içleri ısıtan bir konuşma yaptı. Aynı zamanda Brad Pitt ile olan tatlı diyalogları da gecenin bence simgesi oldu. Kol kola girdiklerinde çok tatlılardı!


Bir diğer etkileyici konuşma da bizim çok beğendiğimiz Druk filminin yönetmeni Thomas Vinterberg tarafından yapıldı. Kızının kaybından bahsederken haliyle duygularına hakim olamayan yönetmen bizleri de bir yandan sevindirirken bir yandan hüzünlendirdi. Şüphesiz geceye damga vuran ödül bence kapakta da yer verdiğimiz Anthony Hopkins'in oldu. Tören boyunca rahmetli Chadwick Boseman'ın adı sadece bir kere anıldı, o da adaylar okunurken. In Memorian kısmında ise hızlı bir şekilde resmi geçti. Ben çok şaşırarak takip etmekle birlikte Hopkins'in kazanmasına sevinsem de Boseman'ın bu kadar umursanmamasına üzüldüm. Ödülü hak ettiğini düşünmüyordum ancak en azından anılmayı ve tekrar saygı duyulmayı kesinlikle hak ediyordu. Hopkins'in ödülü kazanması ise kendi adıma gecenin en sevindirici anlarındandı. Törene yüz yüzeyi bırakın uzaktan katılmaya bile tenezzül etmeyen Sir Anthony Hopkins'in töreni canlı yayından izlediğini bile sanmıyorum fakat hak ettiği ödüle kavuştu. Aday olmayı başaran en yaşlı oyuncuyken, kazanmayı da başardı usta aktör. Unutmadan eklemek lazım Kaluuya da beklenen ve kesinlikle hak ettiği ödülüne kavuştu, o da sevindirici bir diğer andı.




Bunun dışında sebebini anlayamadığım bir şekilde tarihte ilk defa en iyi film ödülü önce verildi, sonrasında ise erkek ve kadın oyuncular. Bu karar açıklanınca hemen finalde Boseman'a ödülü verip duygusal bir kapanış yapacaklar sanıyordum fakat bu da yaşanmadı ve garip bir final oldu geceye. O değil de sahi, ödülü aldıktan sonra Frances McDormand neden kurt gibi uludu? Ben uyku sersemi bir şekilde bir yandan tahmin listeme bakarken aniden bağıra bağıra uludu kadın, orijinal bir insan gerçekten. Son olarak memnuniyetle söylemesem olmaz, Trial of the Chicago 7 ödüllerde 0 çekti be! Oh be! Artık tuzaklara düşmeyen bir Oscar var, gerçekten sevindirici.


Sonuç olarak bence son yılların en hakkaniyetli töreniydi ve keyifli bir gece yaşattığını düşünüyorum. Oscar kesinlikle hatalarından ders çıkarmış gibi duruyor ve umarım böyle devam ederler. Ayrıca biz de sitemiz adına 22 dalın tam 18'inde doğru tahminler yaparak kendi rekorumuza imza attık. Umarım seneye bu rekoru tekrar kırarız. Hep beraber çok güzel bir Oscar dönemi geçirdik ve bence sitemizin en iyi yazı serisine imza attık. Yazı hazırlayan, yazıları okuyan herkese buradan bir kez daha teşekkür ediyoruz. Seneye tekrar görüşmek üzere!


Bu ne tatlılık arkadaş! (Minari'nin küçük oyuncusu Alan S. Kim)


Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.