Batman #108 İnceleme | Miracle Molly Zamanı |



Batman, DC’nin uzun zamandır en önemsediği karakter. Bunu demem muhtemelen bir sürpriz değildir ama fark ettiyseniz her hafta en az bir tane Batman çizgi romanı çıkıyor DC’den. Son zamanlarda aşırı artış olan Batman serilerine ise gelen tepki komik. Bazıları çok fazla Batman serisi olduğu için DC’ye nefret kusuyor ama farkındaysanız en çok satanlar da hep o seriler. Batman satıyor, bunda şaşıracak bir şey yok, ama hayranlar ne kadar yorulsa da daha çok çıkmaya ve daha çok satmaya devam ediyor. Bir de bunların üstüne kaliteli olmaya devam ediyor. Sitede bahsetmesem de, ki ileride kesinlikle konuşmayı düşünüyorum, Joker ve Urban Legends serisi çok güçlü ilerliyor. Peki ben bunu niye anlatıyorum? Çünkü DC sizi tanıyor. Sizin ikide bir satması için çıkarılan yeni karakterlere, Batman serilerine laf etseniz de almaya devam edeceğinize gönülden inanıyor. Birazdan konuşacağım sayı 200.000 üzerinde satış sayısına ulaştı ve bu tamamen sizin sayenizde oldu. 



Bu büyük bir sayı okurlar ve nedeni büyük olaylar olması değil. Sayıda iki tanecik olay okuyoruz. İlki Peacemaker ve Magistrate’in giderek bildiğimiz yöne ilerlemesi üzerine kurulu. İkinci olay ise sayının satış noktası. Batman, yeni ortaya çıkan Unsanity grubuna sızar ve buradaki önemli kişilik, Tynion tarafından yeni yaratılan Miracle Molly ile karşılaşır. Bu grubun amacının ne olduğu, neler peşinde ve kime bağlı olduğu açıklanıyor. Tüm bunların üstüne minik Ghost-Maker maceramız yan hikayesinde ilerlemeye devam ediyor. 


Olaylara girmeden önce genel olarak sayıdan bahsetmek istiyorum. Bu aksiyon bazlı bir sayıdan çok uzak. Tynion için zaten aksiyon her zaman arkaplanda olmuştur ama bu sayı bazı okurlar için gerçekten yorucu olacak. Baya bir açıklama ve diyalog kalabalığı var ve bunu kesinlikle kabul ediyorum. Ben çizim gibi etkenlerden dolayı yorulmuş hissetmedim ama beğenmeyenleri de anlayabiliyorum. Muhtemelen hikayeyi topluca okuyunca daha güzel gelecektir bu kısım. 



İlk olarak Peacemaker olaylarından bahsedelim. Infinite Frontier #0 ile temelleri atılan ve bir süredir ilerleyişini gördüğümüz hikaye artık tamamen oturmaya başlıyor. Eğer Future State ve Magistrate olaylarını sevmediyseniz bu taraf hoşunuza gitmeyecek. Nedeni ise sonu o hikaye gibi olacak olmasa da o yöne doğru gitme izlenimi vermesi. Magistrate olaylarını tüm serilere yayıldığı için sevmemiş biri olarak burada daha küçük çaplı ve nitelikli şekilde bulunmasını beğendim. Aynı zamanda diğer hikayelere de yavaştan bağlanışı Tynion’ın birden fazla hikayeyi nasıl aynı anda ilerletip kullanabileceğini gösteriyor.


Gelelim sayının satış noktası Miracle Molly’ye. Tynion’ın şimdiye kadarki yarattığı karakterlerden dolayı Molly’ye biraz şüpheyle yaklaştım. Tynion’ın yeni bir şey yapılması gerektiğinde eski karakterleri kullanmaktansa yeni şeyler ortaya koymasını beğensem de karakterler yaratıldıktan sonra aldıkları patika biraz sıkıcı. Designer bir şakadan ibaretken Punchline karakteri Joker serisinde sıkıcı bir yan hikayeye dönüştü. Clownhunter ise birden kaybolmuşken Ghost-Maker’ın hala bu seride olması gerçekten ilginç. Molly ise bu karakterler arasında en iyi ilk izlenimi yapan oldu. İlk izlenim derken görünüş ve isminden bahsetmiyorum çünkü ikisi de berbat ama kişiliği, fikirleri, karakteri gerçekten ilginç. Aşırı beğendim diyemem ama hikayeye güzel bir eklenti olmuş. Umarım sadece bu hikaye için yaratılmamıştır da ileride daha da iyi kullanılarak gelişir. Bu hali fena değil ama şu anlık yeterli değil. Çıkışı ile yaratılan karakterlerden bir adım önde başlasa da ileride kenara itilmesini istemiyorum.



Jorge Jimanez’in çizimlerini yine öveceğimi biliyorsunuz. Gotham şehri gerçekten güzel gözüküyor ve Tomeu Morey’un renklerinin parlaklığı ile göz kamaştırıcı bir izlenim veriyor. Bunların üstüne arada Cyberpunk’ımsı bir his vermiyor değil. Cyberpunk demişken Jimanez’in en büyük falsosu Molly’nin dizaynı oldu. Palyaçomsu çirkin bir görüntü olmuş. Bu tamamen zevk meselesi ama Scarecrow’un yeni görünüşü bu kadar güzelken Molly tatsız olmuş.


Bu sayı hakkında çok fazla konuştuğum için Ghost-Maker hikayesinden biraz daha az bahsedeceğim ki zaten çok bir şey olmuyor. Hikayenin çoğunda düşmanlardan bir tanesinin Ghost-Maker ile olan eski bir karşılaşmasını okuyoruz. Açıkçası gereksiz ve doldurma geldi. Güzel aksiyon sunsa da bir gereğini görmedim. Ricardo Lopez Ortiz’in çizimleri ise tahmin ettiğim gibi aksiyonda çok iyi durmuş. O dinamikliği çok güzel vermiş ve animemsi bir his yaşatmış aksiyonda. Yine de arada tuhaf durduğu anlar oluyor. 



Batman #108, bolca açıklaması ve zayıf yan hikayesi ile Infinite Frontier başladığından beriki en zayıf sayısını verdi ama zayıf derken öyle kötü bir şey düşünmeyin. Seri hala çok güçlü ve Miracle Molly’nin sürpriz çıkışı beni mutlu etti. Yani hala güzel bir not hak ediyor. Başta da dediğim gibi diğer bahsettiğim serilere de ileride gireceğim. Önümüzdeki sayının incelemesi gelene kadar muhtemelen baya zaman geçecek ama siz yine de beklemede kalın okurlar. 


Notum: 7.9

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.