King In Black #5 İnceleme | FİNAL! |


 Bir sürü Venom sayısı ve onlarca size incelemediğim ara sayıdan sonra işte buradayız. King In Black eventinin son sayısı! Son zamanlarda ne kadar Cates ateşim biraz zayıf yansa da sayıya çok güvenerek girdim. Öyle bir beklentim oluştu ki sayıdan anlatamam. 3 sene önce Venom’un ilk sayısında başlayan bir olayın son sayısı bu okurlar, öyle hafife alınacak bir şey değil. O zaman daha da uzatmadan Marvel’ın bu seneki (ilk) büyük simbiyot hikayesini konuşmaya başlayalım. Bir de hemen uyarıyım, incelemede bu sayıdan olmasa da geçtiğimiz Venom ve King In Black sayılarından spoilerlar bulunmakta. 


I’m the man of a thousand second chances, dammit. The Comeback King.


En son kaldığımızda Eddie Brock simbiyot Araf’ından karmaşa sırasında kaçmaya çalışıyordu ve God of Light yani Enigma Force yani Captain Universe onu Knull ile kapışmak için seçmişti. Şimdi ise büyük savaş vakti. Kahramanlar bir kez daha bir arada ve Knull’a karşı direnmeye hazırlar. Brock ise kavuştuğu kozmik güçler ile kendi tanrısı ile kapışmaya hazır. Cates’in uzun zamandır hazırladığı büyük savaş burada sonuçlanıyor. 



King In Black finali bu serideki en sevdiğim ve en sevmediğim şeyleri barındırarak seriye son verdi. Tabii ki sevdiğim şeyler baya ağır basıyor ama ilk önce sevmediğim şeyleri hemen anlatmak istiyorum. Bu sayı çok hızlı. Her şey birden oluyor ve bitiyor. Olması gerekenlerden memnunum ama o kadar hızlı oluyor ki hevesim kaçıyor. Mesela ana düşmanımız Knull. Kendisi bunca zamandan sonra çok hızlı bitirildi ve onun bir şey yaptığını görmedik. Bunca zamandır yükselen bir karakter olmasına rağmen inişi çok hızlı oldu diye düşünüyorum. Eğer bir 10 sayfa daha fazla olsaydı belki o taraflar daha fazla tatmin ederdi. Bunun dışında sayıda gerçekten sevmediğim başka bir şey olduğunu düşünmüyorum. 


Gelelim en tatmin edici noktaya. Sayı çok havalıydı. Venom’u büyük ligde bu kadar güçlü ve önemli bir şekilde görmek mutlu ediyor. Tüm yaşanan olaylar ve dönen kapışmalar çok tatmin edici ve havalı şekilde bitiyor. Genel olarak tüm eventi açıklayabilecek bir sözcük aslında “havalı”. Sürprizini bozmak istemediğin bir sürü an var ve Cates bunları çok iyi hazırlamış. Sonuna geldiğimde ise gerçekten tatmin oldum. Tahmin ettiğim şeyler yaşansa da aktarılışı çok hoşuma gitti. Bir Venom hayranı olarak daha tatmin edici olaylar yaşayamazdı. 



Ryan Stegman, Frank Martin ve JP Mayer çizim alanında sayıyı çok yükseğe taşımış. O epikliği ve event seviyesini çok iyi yansıtmakla beraber asla unutamayacağım panellere de imza atmış oldular. Bu üç senelik Venom macerasında gördüğüm en çılgın ve efsanevi anları Stegman muhteşem bir şekilde aktarmış. Cates ile olan gizli projesini heyecanla bekliyorum.


Böylece bir Venom eventi daha tamamlandı. Aslında bir sayımız daha var. Ertelenen Venom #200 sayısı hem King In Black’e gerçek bir son niteliği taşıyacak hem de Cates’in Venom serisindeki serüvenini tamamlayacak. Orada da mega bir not ortalaması vereceğim seriye. Peki bu seneki simbiyot olayları böylece bitti mi? Tabii ki de hayır. Venom: Let There Be Carnage filmini pazarlamak için bir Extreme Carnage eventi geliyor yazın. Cates’in bulunmayacağı bu eventten ise umudum biraz az çünkü simbiyot olaylarından çok yoruldum. Hele King In Black üzerinden çok zaman geçmeden olacak olması daha da sıkıyor. 


Notum: 8.3

Hikaye Not Ortalaması: 8.6




Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.