Venom #200 İnceleme | Bir Devrin Sonu



Marvel, 3 sene önce çok güzel bir karar vererek Donny Cates’e Venom serisini vermişti. O zamanlarda sadece Thanos serisinden tanıdığım Cates’e ilk sayıdan bağlanmıştım. O günden bugüne yaklaşık 50 sayı Venom konuşacağımı hiç düşünmemiştim. Şimdi ise o 3 senenin ardından bir dönemin sonuna geldik. Donny Cates’in epik serisi bu sayı ile sona eriyor. Peki son zamanlarda birkaç hikayesinde son yazmakta sorunlar yaşayan Cates, bu büyük seriyi güzel kapatabilmiş mi?


Bu yazı Venom #200’den önceki tüm Venom sayıları hakkında spoilerlar içerebilir, bundan dolayı seriyi okumak isteyenlerin dikkatlice yaklaşmasını öneririm. 


Hikayemiz tüm bu King In Black olaylarından sonra geçiyor. Eddie Brock artık simbiyotların tanrısı konumundadır ve bununla birlikte yeni güçlere de kavuşmuştur. Elindeki bu gücün ise bir bedeli vardır. Bu sayıda ise Eddie Brock’un Marvel evrenindeki yeni konumuna göz atarken aynı zamanda hem karakterin geçmişine bakıyoruz hem de geleceği hakkında detaylar görüyoruz. Cates, sadece kapanışı yapmakla kalmayacak ama karakteri son bir kez daha tamamen değiştirecek. 



İlk olarak Cates’in yazdığı bu 90 sayfalık sayıyı tek bir nedenle tebrik etmek istiyorum. Bu bir “200’e eriştik hadi birbirinden alakasız hikayeler koyup karakteri neden sevdiğimiz gösterelim.” sayısı değil. Bu sayı tamamen bir hikayeyi, bir fikri içeriyor ve karakteri anma işlevini hikayenin içine katıyor. Çoğu dönem sayısının aksine bu sayı gerçekten yüksek fiyatını hak ediyor. Sadece bunu yaparak ilk takdirimi kazanıyor. 


Bunun yanında sayının aksiyona bağlı kalmadığını söylemem lazım. Bu koca sayının ilk yarısı biraz daha Eddie Brock’a odaklanıyor, bazı kapıları kapatıyor ve Cates’in hikayesine güzel bir kapanış sağlıyor. Eddie her zamanki gibi kaliteli yazılmış ve Venom’ın uzun zamandır büyük bir hayranı olarak Eddie’yi bu şekillerde görmek gerçekten duygulandırdı. Bize karakterin nereden nereye geldiğini çok güzel gösteriyor. Spider-Man ile dinamiklerinin artık iki arkadaş şeklinde yazılması çok tatlı olmakla birlikte o kadar güzel yazılmış ki Cates’ten bu ikilinin serisini çıkarması için yalvarasım geliyor. Başlangıçta sahte fotoğraflar ile ilerlemeye çalışan bir gazetecinin Avengers ile aynı masada oturan bir kahramana dönüşmesini görmek gerçekten mutlu ediyor. 



Sayının ikinci yarısı ise biraz daha gelecekten neler bekleyebileceğimizi gösteriyor. Cates seriyi sessiz sedasız bitirmeyeceğini söylemişti ve gerçekten de bitirmemiş. İlk kısım ne kadar tatmin ediciyse ikinci kısım da bir o kadar heyecanlandırıyor. Cates’in seride uzun zamandır ipuçlarını verdiği Maker hikayesini yeniden hatırlatmasından çok yakında çıkacak Carnage eventine hazırlığa kadar gerçekten ilginç konular ortaya atılıyor. Aynı zamanda bir sonraki Venom serisine de güzel temeller atıyor. Cates, ben dahil bazı hayranların tahmin ettiği birkaç şeyi yapsa da sayıda güzel çizim ile görmek gerçekten heyecan verici. Yeni verilen kararlar çok güzel şekilde de kullanılabilir, çok kötü de olabilir. Bu tamamen bir sonraki yazara bağlı bir şey.


Hikaye hakkında spoiler vermeden son birkaç noktadan daha bahsetmek istiyorum. Bazı kısımların uzatılmış olduğunu düşünsem de Dylan veya simbiyotun karakterini öne çıkaran güzel kısımlar var. Bunun yanında Cates’in tüm yaptıklarını başa sarsmaması çok mutlu etti. Hani bazen bir karakter bir yazardan başkasına geçerken bir sonraki yazar zorlanmasın diye tüm olanları başa sarar ya, o olmamış. Biraz kötü anlatmış olabilirim ama anlamışsınızdır diye düşünüyorum. Görünen o ki bir sonraki yazarlar da olanları değiştirmeyecek gibi ki bu daha da takdir ettirici. Zamanında simbiyot sadece yeni birisine geçsin diye saçma bir şekilde Flash Thompson’dan simbiyotunu çıkarttıklarını görmüş birisi olarak yeni yazarların yaşananları tutması beni memnun etti.



Buraya kadar olanlardan spoiler içermeyen bir şekilde bahsettim ama bu paragraflık biraz spoiler alanına gireceğim. İlk olarak Eddie’nin yaşlı bir adam olmasından bahsetmek istiyorum. Bu seçimi mantıklı bulsam da ileriki zamanlarda geri dönülmesi çok zor bir şey bu. Aynı zamanda üzmedi değil. Yine de yeni bir Venom’umuz var ve kendisi tahmin ettiğim gibi Dylan Brock. Zincir referansını beğensem de yine çok istemediğim ve biraz erken olduğunu düşündüğüm bir şey. Sayının Dylan odaklı kısmında babasının nasıl ondan onu özel kılan şeyi aldığını düşünüyordu ve bundan dolayı nefret doluydu. Bu olaya ileride biraz daha değinilmesini isterdim direkt Venom olmasındansa. Umarım bir sonraki ekip bu detayları ve Dylan’ın sinir sorunları olduğunu unutmaz. Bir diğer isteğim ise karakteri artık klişe olan “Babam gibi güçlü bir kahraman olabilecek miyim, ben bu yükün altından kalkabilecek miyim?” olaylarına sokmamaları. Spoiler içeren düşüncelerimizi de attığımıza göre artık çizimlerden bahsedebiliriz.


Sayıda Venom tarihinden bir sürü çizer bulunuyor. Ron Lim, Mark Bagley, Gerardo Sandoval, Ryan Stegman ve daha birçok çizer sayıya kendisinden bir şey katıyor. Her çizer aynı kaliteyi sunmasa da ve sayıda genel olarak denge arada bozulsa da Venom tarihine emek harcamış bu çizerlere saygım sonsuz ve bu sayıda adlarının geçmesi çok güzel. Hepsi hakkında teker teker yorumda bulunamayacağım ama herkes kendi kısmına bir şeyler katmış. Özel olarak Ryan Stegman’dan bahsetmek istiyorum çünkü kendisi sanırsam serideki en önemli sayfalardan birini çiziyor. Zaman zaman bu çizeri yazılarda övdüm ve bir kez daha övmek istiyorum. Stegman’ın bu seriye katkısı çok fazla ve eskiden o kadar sevmediğimi düşünürsek çizerin gelişerek geldiği nokta gerçekten inanılmaz. Çizerin ilerideki işlerini heyecanla bekliyorum.



Yavaştan kapanışı yapmadan önce sitenin diğer yöneticisi ve eskiden Venom okumaya başlattığım biricik arkadaşım Anıl Polat’ın da düşüncelerini bu önemli yazıya katmak istedim. Burada klavyeyi ona devrediyorum.


Venom... Venom... Venom. Bundan 3 sene önce benim pek umurumda olmayan bir karakterin tekiydi, Spider-Man hikayelerinde denk geldikçe okumakla yetiniyordum. 3 sene önce şu an oturduğum eve taşınırken bu yazının yazarı Berkay sayesinde başlamıştım seriyi okumaya. Ne seri ama! 50 küsür sayı, farklı farklı anılarla geçen 3 yıl ve hepsi bir bütün olarak hayatımda yer etti. Carnage sayısını kurban bayramında okumuştum mesela, bir diğer sayıyı okuduğumda üniversite sınavına sadece birkaç hafta kalmıştı. Neyse lafı çok uzattım fakat demek istediğim şey okuduğum en iyi ve en özel uzun soluklu seri oldu Venom. Her sayının bende bir anısı var ve hem sayıları okumak hem de sonrasında Berkay ile bunların sohbetini yapmak büyük bir keyifti. Kendisine beni bu seriye başlattığı için çok teşekkür ediyorum, bu kadar uzun süre boyunca harika sayılar çıkartmayı başaran Cates’i de öpüyorum. Bir gün herkes Venom okuyacak!


-Anıl Polat



3 sene önce ilk sayıyı okuyup ne kadar sevindiğimi, üçüncü sayıyı okuyup Knull’ı görünce ne kadar heyecanlandığımı düşünüyorum da ne kadar değiştim tüm bu süreçte. Son üç senede hayatım, kişiliğim değişirken bu seri ve üzerine yazdığım sayılar tamamen benim bir parçam oldu. İlk olarak Donny Cates’e teşekkür etmek istiyorum. Yıllardır nasıl kullanılacağı bilinmeyen bir karakteri sadece düzeltmekle kalmayıp yukarıya taşıdığı ve önemli bir karakter haline getirdiği için. Cates’in fikir yoldaşı Ryan Stegman’a da bu inanılmaz anları yarattığı için teşekkür ediyorum. Başlangıçta Stegman yokken yerine gelen çizer olarak düşündüğüm ama her gördüğümde daha çok bayıldığım Iban Coello’dan da söz etmek istiyorum. Son olarak bu Venom hayranını mutlu etmeye ve bir sürü Venom hayranı yaratmaya yardım etmiş, seride emek harcamış herkese teşekkür ediyorum. Serinin çok yüksek noktaları olduğu gibi düşük noktaları olsa da bu seri kesinlikle son yıllara damga vuracak ve asla unutmayacağım. 



Peki sırada bizi ne bekliyor? Şuracıkta bir Carnage eventi gelmekte ve çok heyecanlı olmasam da okuyup konuşacağım. Açıkçası bir süre simbiyot hikayelerinden arınmamız gerekiyormuş gibi hissediyorum. Yine de bu sene Carnage'ın da bulunacağı bir Venom filmi geleceğinden bu o kadar kolay olmayacak. Bunun yanında Venom serisinin bir sonraki yazarları Al Ewing ve Ram V olacak. Ewing’e son zamanlarda biraz şüpheyle yaklaşsam da Ram V’yi giderek daha çok seviyorum. Çizer olarak ise eski Marvel çizeri ve uzun zamandır DC’de bulunan Bryan Hitch bulunuyor. Kendisini çok sevmem ama serinin güzel ellerde olduğuna inanmak istiyorum. Donny Cates ise Hulk serisini devralacak ki okumak için çok heyecanlıyım ve konuşacağıma da emin olabilirsiniz. Cates ve Stegman’ın ise yeni bir bağımsız seri üzerinde çalıştığını biliyoruz. Kendi baskıları altında çıkacak olan ve çok az bilgiye sahip olduğumuz Vanish’i baya merak ediyorum. 


Böylece bir yazıyı, bir seriyi kapamış olduk. Tüm bu süreçte yazıları okuyanlara teşekkür etmekle beraber sizi bu sitedeki en büyük not ortalaması ile baş başa bırakıyorum. 


Notum: 9.0

Donny Cates'in Venom Ortalaması (Ana seri, eventler ve birkaç Web of Venom sayısını içermektedir): 8.2 (Beklediğimden bir tık düşük geldi ama ortalamanın yaklaşık 50 sayı içerdiğini düşünürsek gayet iyi.)

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.