Batman #118 ve #119 İnceleme | Yeni Ekip!


 James Tynion’ın Batman süreci…sıkıntılıydı. Ortalama başladı, sonra çok iyi oldu, ardından vasat bitti. Ardından Tynion’ın ayrılışı ile seriyi Jashua Williamson’a vermeyi kararlaştırdılar. Kendisini bilmeyenler için şu an DC’deki her büyük olayı yapıyor. Aynı zamanda Deathstroke Inc. ve Robin’i de yazıyor ki bu üç seri birbiri ile yakın zamanda bağlanacak ve bir evente girecek. Anlayacağınız Joshua yoğun ve başarılı bir yazar ama kaliteli bir serisi varsa kalitesiz işleri de oluyor bir yanda. Batman hangi tarafa giriyor?


Hikayemiz Fear State sonrasında geçiyor. Halk kutlama yapmaktadır ve bir nebze rahatlamıştır. Bu demek değil ki Batman için tatil vakti. Batman Inc.’in bağlı olduğu bir cinayeti araştırmak için Gotham’dan ayrılması gerekmektedir. Ölen kişi ise Abyss adlı gizemli bir kötüdür. Bu cinayeti araştırmak için tek orada olan kişi Batman değildir. Cinayeti araştıran ve Batman Inc.’in yeni fonlayıcısı olan kişi Lex Luthor’dur. Abyss’in gizemi bu ikilinin arasındaki çatışmayı büyük bir kaosa sürükleyecektir. 



Dürüst olacağım bu iki sayı beklentimin gayet üstünde çıktı. İlk sayı biraz daha sakin ilerlemeye çalışıyor ki takdir ediyorum. Yazar büyük bir olay ile girişini yapmak istememiş çünkü biliyor ki bu seri her şekilde satıyor. Bunum yanında Gotham’daki arka arkaya yaşanan büyük istilalardan sonra Batman’i biraz daha başka yerlerde görmek hoşuma gitti. Hikaye ise…iyi? Gizem ilginç olmakla beraber bir tık yavaş ilerliyor ama bazı yan etmenler daha okunası yapıyor. Yine de sakız gibi uzatılmış önceki ilginç fikirlerden sonra bu hikayenin o kadar sürmeyeceğini umuyorum. Bir kere de ilginç bir olayı az kullansınlar.


Williamson’dan kötü bir yazım zaten beklemiyordum ama Lex Luthor’u inanılmaz yazmış. Kendisi gerçekten sinir bozucu ve boğmak istiyorsunuz. Bruce Wayne ile ilk karşılaşması çok güzel hazırlanmakla beraber Wayne’in öfkeden kudurmasını hiç beklemiyordum. Buradan Williamson’ı tebrik ediyorum çünkü çok iyi bir şerefsiz yazmış. 



Gelelim yeni düşmanımız Abyss’e. Ne kadar iki sayı çıkmış olsa da aslında çok bir şeyini görmedik ve şimdilik öne çıkan bir yönü yok. Yine de bulunduğu durum Batman’in dedektifliğini öne çıkarttığından hoşuma gitti. Bunun yanında karakterin ikinci sayıdaki ortaya çıkışı ve Batman’e olan etkisi havalıydı.


Çizim anlamında sayılar çok güçlü. İki sayıda da Jorge Molina ve Mikel Janin birlikte çalışıyor ki enteresan bir iş çıkartmışlar. Molina’nın tarzı aslında çizgi roman havasına daha yakın ve bunu ikinci sayının büyük bir kısmında görüyoruz ama doğru inker ile ortaya çok farklı bir stil çıkıyor. İlk sayıda iki çizer arasındaki farkı neredeyse anlamıyorsunuz ama dediğim gibi inker değişiminden dolayı ikinci sayıda belli oluyor. Molina ise ilk sayıdaki inker'ına kavuşunca inanılmaz bir ana tanıklık ediyoruz. Son zamanlarda bir Batman çizgi romanında gördüğüm en iyi sayfa olabilir.



Bitirmeden önce söylemem lazım ikinci sayıda bir yan hikaye var ama artık onları umursamadığımdan okumadım. Yine de duyduğum kadarıyla güzelmiş ve Gotham Academy seviyorsanız hoşunuza gidebilirmiş.


Batman serisi beklentimin üstünde bir yeni döneme girdi. İki sayıyı da beğendim ama ilkinin çoğu biraz daha sakinlik katan bir doldurma olduğu için çok takmadım ama fena değildi. İkinci sayı daha yüksek olabilirdi ama o inker olayı bir tık alta çekti. Tüm sayı o sondaki çizime sahip olsa baya büyük bir artısı olurdu. Hadi Williamson, güvenimi kazanmayı başardın, sırada ne yapacaksın? 


#118’e Notum: 7.2

#119’a Notum: 8.0

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.