Devil's Reign #1 ve #2 İnceleme | Civil War 3?


 Bir Marvel eventi konuşmayalı birkaç dakika geçti di mi? En son King In Black’i böyle sayı sayı ele almıştık. Extreme Carnage, Inferno gibi zart zurt şeyler çıktı ama bunlar biraz daha kendi küçük alanını etkiliyordu. Bunların King In Black’den ve Devil’s Reign’den ayıran en büyük şey ise ara sayılar. Daredevil serisi neredeyse 40 sayı boyunca bu hikayeye hazırlık yaptı ve sonunda da geldik. Bundan önce Daredevil serisinde olan olayları anlatmak isterdim ama hem bu taraflara atılmak için geç kaldım hem de gerçekten çok şey yaşandı. Baya kaliteli bir seri olduğundan bu eventten önce o seriye göz atmanızı şiddetle tavsiye ederim. 


Kingpin'in kahramanları yakalatmak için elinde birçok neden var. Kendisi balayında rahatlamaya çekildiğinde ise dosyalarında aklını rahatsız eden ve kahramanlara karşı ateşini alevlendiren bir şey görür. O da Daredevil sayfasının temiz olduğu. Kimliğini bildiğine emindir ama nedenini bilememektedir. Kingpin bilmiyordur ki Daredevil seneler önce Matt Murdock olduğu bilgisini Purple Man'in çocukları ile insanların aklından silmiştir. Şimdi ise Kingpin tüm gücünü kahramanlara yöneltmiştir ve seçimlerden önce bunları ortadan kaldırmak için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Kahramanlar ise gölgelere çekilip Kingpin'i indirmek için yeni bir plan bulmalıdır. 



İlk olarak bu Civil War 3. Polis güçleri kahramanları yine kimlikleri yüzünden yakalamaya başlıyor ve yine kahramanların arasında minik kırılmalar yaşanıyor. Tek sıkıntısı her şeyin çok ani olması. Evet, Daredevil serisi bunca süredir planlıyordu ama son sayısına kadar Daredevil'ın kimliğinin tüm bunları tetikleyecek durum olacağını bilmiyorduk. Bundan dolayı Fisk'in planları ve motivasyonu bir tık ani geldi. Yine de durum havalı ve kahramanları biraz daha zorlu bir koşulda görmek her zaman güzel. 


İlk sayı ana noktaları gayet güzel sunuyor. Kim ne durumda derken Luke Cage gibi uzun zamandır kullanılmayan karakterlerin öne itildiğini görüyoruz ki iyi yazılmış. Kingpin tarafındaki olaylar ne kadar ani ilerlese de sayı içerisinde bolca kahraman görebildiğimiz için mutluyum. King In Black’in aksine herkesin toplanmasındansa olabildiğince ayrı ayrı okuyoruz. Yine de umudum ileride biraz daha Daredevil’a yoğunlaşması. Tüm bunlar onunla başladı ve umarım kapanışta da ona yoğunlaşırlar.



İkinci sayı ise Marvel event formülünden bildiğimiz ara sayı hazırlama sayısı. Bunu güzel yazımla yapıyor tabii ama komik geliyor artık. Elektra sayfası, ara sayı. Son sayfa, ara sayı. Spider-Man, muhtemelen ara sayı. Ana olaydan çok az kısım sayıyı kaplıyor ama dürüst olayım o taraflar baya havalı. Ara sayı hazırlayan kısımlar da havalı tabi, son sayfa dışında, ama keşke daha az ara sayılara odaklansalar. Yine de çatışmalar ve hikayenin gittiği yer gayet ilgi çekici. 


Çizim alanında ise iki sayı da inanılmaz. Daredevil serisinden tanıyacağınız Marco Checchetto burada da döktürmüş. Kahramanlar baya havalı durmakla beraber kötüler de bir o kadar korkutucu. Dinamik çizim, realistik kostümler ve duygusal ifadeler sayıyı yeni bir seviyeye taşıyor. Kahramanlar o çizgi romanımsı havayı kaybetmeden gerçekçi gözükmeyi başarıyor ve bu anlamda çok takdir edilesi. Checchetto gerçekten büyük bir çizer ve daha çok tanınması gerektiğini düşünüyorum.



Bu son birkaç senedir okuduğunuz eventlerden değil. Uzaklardan tek kullanımlık büyük bir kozmik tehdit gelmiyor. Bu Kingpin, onu tanıyorsunuz ve kendisi en tehlikeli formunda. Bu “event”in tabii ki evren için büyük bir olayı olacağını düşünmüyorum ama Luke Cage ve Daredevil’a etkisinin önemli olacağına inanıyorum. Bununla birlikte Zdarsky ve Checchetto’nun bizlere ileride neler sunacağını merak ediyorum ve ara sayılara takılmadan bir sonraki sayıyı iple çekiyorum.


İlk Sayıya Notum: 8.2

İkinci Sayıya Notum: 7.5

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.