Stardew Valley İnceleme | Bir Çiftlik Simülatöründen Daha Fazlası!

 


Eric Barone’u tanır mısınız? Tanımasanız bile kendisi Stardew Valley’ı yapan kişi olur ve yaptığı oyunla birlikte indie dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. Şuan kendisi ne yapıyordur bilemiyorum ama bugün sizlerle birlikte onun ellerinden çıkan Stardew Valley’i konuşacağız. 

 

Stardew Valley, İzometrik bakış açısından oynanan bir çiftçilik simülatörü fakat büyük rakiplerinin aksine kendisi bunu gerçek zamanlı yapmıyor. ‘O ne demek’ diyecek olursanız kısaca şöyle açıklayayım. Eric, bu oyunu yaparken Harvest Moon’dan esinlendiğini söylemişti ve Harvest Moon ve Animal Crossing gibi oyunlar gerçek zamanlıdır. Yani örnek vermem gerekirse siz oyunu kış mevsiminde ve sabah vaktinde oynuyorsanız aynen oyunda da tarih ve mevsim öyledir fakat Stardew Valley öyle değil bu da insanların Stardew Valley’de bekleme gibi bir problemlerinin olmadığını gösteriyor. Sonuçta böyle oyunların amacı bir yerden sonra hep aynı şeyi yapmaktır fakat gerçek zamanlı olunca işin içine beklemek giriyor bu da insanı bir yerden sonra sıkıyor ama dediğim gibi Stardew Valley’de durum farklı.





Oyunda bir hikaye bulunsa da o hikaye çok arka planda kalıyor çünkü oyun sizden kendi hikayenizi veya hikayelerinizi yaratmanızı istiyor. Burada da evlenmek, arkadaşlık kurmak, çocuk yapmak, nasıl para kazanacağınızı bulmak vb. mekanikler ortaya çıkıyor. Bu mekanikler sayesinde her oyuncu bir nevi farklı bir maceraya girişiyor fakat bunu diğer RPG oyunları gibi sanmayın çünkü oyunun çevresi, karakterleri veya görevleri değişmiyor. Bu yüzden her oyuncu öyle farklı şeyler yaşamıyor. Belli bir yerde her oyuncu yine aynı şeyi yapıyor fakat bu kötü bir şey değil sonuçta, bu oyunu ilk defa oynuyorsanız yaşayacaklarınız size ünik gelecektir. Neyse, kendi karakteriniz dışında çevrede ki NPC’lerin de gün içinde farklı şeyler yapması, diğer NPC’ler ile takılması size o köyün yaşadığı, nefes aldığı izlenimini veriyor. O köyde geçirdiğiniz her vakitte o karakterleri dinliyor ve yaşamlarına ortak oluyorsunuz belli bir yerde siz de sanki o köyde yaşayan bir insan gibi onlarla arkadaş olup daha fazla vakit geçirmek istiyorsunuz. Şunu da belirtmeden geçmeyeyim NPC’ler ile öyle RPG oyunlarında ki gibi diyalog kuramıyorsunuz yani onlarla farklı seçenekler ile muhabbet etmeyi düşünmeyin çünkü öyle bir şey yok. Onun yerine konuştuğunuz kişi birkaç cümle söylüyor o kadar. E o zaman onlar ile nasıl vakit geçireceğiz derseniz de cevap basit: Onlara hediye vererek. Bu şekilde onları mutlu edip arkadaş olabiliyor hatta evlenebiliyor hatta ve hatta çocuk bile yapabiliyorsunuz. Bu da oyuna güzel bir derinlik katmış. Oyunun haritası da içinde yaşayan insanlar kadar keyifli. Müzelerden tutun, madenlere oradan sahillere kadar özenle dizayn edilmiş ve içinde vakit geçirmekten zevk alıyorsunuz.

 

Oynanıştan önce çok kısa hava döngüsünden de bahsedeyim. Oyunda 4 mevsimden ayrıyeten farklı hava koşulları yer alıyor. Bunları kasabanın marketinden veya evinizde ki televizyondan öğrenebilirsiniz. Mevsimler tohumlarınızı ve çevreyi etkiliyor bu yüzden o mevsime özel tohumlar almalı veya sera yapmalısınız. Bunun dışında hava koşulları da oyunu zorlaştıran ve keyifli kılan etmenlerden.



Oyunun kendi çevre dizaynı haricinde oynanışı da çok keyifli. Her yaştan oyuncu ilk dakikasında oyuna alışıp eğlenmeye başlayabilir zaten oyunun kontrol şeması da bu yüzden basit. Oyuna başladığınızda belli başlı ekipmanlarınız ve paranız oluyor işte tam bu kısımda oyun açılmaya başlıyor ve çeşitlilik konusunda bayağı bir olanak sağlıyor. Kendi ekipmanlarınızı geliştirebilir veya yenilerini alabilirsiniz tabii bunlar için paraya ihtiyacınız var; parayı da ektiğiniz tohumlardan kazanabilirsiniz ama para tohumdan tohuma değişiyor. Bunlar dışında her mevsime göre farklı tohumlar var ve o mevsimlerde uyumlu tohum kullanmalısınız. Ha ayrıca meyve ağaçları gibi şeyler de bulunuyor. Bunlar dışında sera, kümes vb. şeyler yaparak veya balıkçılık ile uğraşarak farklı şeylerden para kazanabilirsiniz ki sadece bunlarla da bitmiyor daha madencilik veya koleksiyonculuktan bahsetmedim. Şimdi çeşitliliği neden övdüğümü anladınız mı? Yani rol yapma kısımları kadar oynanışta bir o kadar keyifli ve kolay kolay sıkılmıyorsunuz. Oyunda ayrıca bir crafting sistemi de bulunuyor bu sistem sayesinde eviniz veya tarlanız için güzel şeyler yapabilirsiniz oyun yine burada da çeşitliliği iyi tutmuş.

 

Grafikler bilerek piksel piksel yapılmış ve bu da oyuna güzel ve tatlı bir hava veriyor. Ayrıca bunun sayesinde çok kötü bir PC’niz varsa bile (yani benim gibi) oyun rahatça çalışıyor. Oyun bayağı bir konsolda var ve sıkıntısız çalışıyor ayrıca konsola özel olarak oyunu bölünmüş ekranla da oynayabiliyorsunuz ki bu da güzel bir eklenti olmuş. Bölünmüş ekran demişken oyunu coop  da oynayabiliyorsunuz yani arkadaşlarınızla kendi çiftliğinizi yapıp eğlenebilirsiniz. Kısaca Stardew Valley içinde kaybolacağınız güzel bir yapım indirimlerde alıp uzun saatler oynayabilirsiniz.





Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.