Moon Knight #7 İnceleme | Zodiac'ın Peşinde!



Moon Knight serisi artık yeni bir noktaya erişmiş durumda. Başlangıçta her ay farklı bir hikaye okuyormuşuz gibi ilerlesek de geçtiğimiz sayı hikayeler bir araya gelip seri yeni bir şekil almıştı. Artık bir baş düşmanımız var ve seri de gideceği yönü güzelce gösterdi. Marvel'ın şu anki en güçlü serilerinden olan Moon Knight yeni başladığı bu hikayesi önceki sayılardaki gücünü koruyabilecek mi?


Moon Knight'ı bunca zamandır sadece fiziksel olarak değil, aynı zamanda mental olarak da zorlayan kişi ortaya çıkmıştır. Gizemli Zodiac karakteri dışarıda bir yerdedir ve Marc Spector, bu kötüyü bulmak için her şeyi yapacaktır. Kötüler barına girmekten, acı hissetmeyen birisi ile yüzleşmeye kadar Zodiac hakkında bilgi öğrenmek için yapmayacağı şey yoktur. Hikaye ilerlerken aynı zamanda Tigra'nın neler peşinde olduğunu yavaştan öğrenmeye başlarız.



Artık şaşırtıcı olmadığını biliyorum ama Moon Knight yine kaliteli bir sayı ile çıkageldi. Geçtiğimiz sayıların aksine duygusal anlamda vurucu olan anlar bulunmasa da her zamanki gibi Moon Knight korkutucu havalılığı ile avına devam ediyor. Bunun yanında beklenmedik bazı sürprizler var ki geniş evreni ve serinin geçmişteki olaylarla bağlantısını düşününce gayet mantıklı geliyor. Seride şimdiye kadar birçok kez Moon Knight'ın birkaç sene önce yapığı hataların kendisine nasıl bir etkisi olduğunu görmüştük ama ilk kez hikaye anlamında bir etkisi olacak gibi. Sadece Zodiac yönünden ilerlemektense farklı, kısa ama önemli alt konular içermesi bu "filler" gibi hissettiren sayıyı daha akılda kalıcı yapıyor. Evet bu sayı bir filler olsa da bunu gayet iyi yapıyor. Moon Knight'ın sorgulama tekniklerini ve ne kadar sert olabileceğini bir kez daha göstermekle beraber biraz da Zodiac'ı öğrenmeye başlıyoruz. Bana Deadpool ve Joker birleşimi bir karakter gibi gelmeye başladı ama göreceğiz. 



Bu sayının doldurma hissetmesinin bir diğer sebebi ise çizim. İlk 6 sayıda bulunan çizerimizin yerine Federico Sabbatini bulunuyor ki bu bir tık heves kaçırıyor. Yanlış anlamayın, Sabbatini gayet kaliteli bir çizer. Hatta tarzı bir önceki çizere oldukça yakın ve baya dijital. Yakın birisinin seçilmesini takdir ettim. Rosenberg'in renklendirmesi de her zamanki gibi çok güzel. Bir sürü karakterin arasında Knight'ın gerçekten bir ay gibi parlaması çok havalı. Yine de Cappuccio'nun ayrı bir vuruculuğu olduğunu söylemem lazım. Bu sayıya kadar kendisinin dijital çiziminde beni tutan ne diyordum ama bu sayıdaki değişiklikle anlamış oldum. Cappuccio dijital stilini sanatsal kullanan daha artistik bir çizer. Sadece dinamik anlar oluşturmuyor ama bunu daha üst ve arkaplan yapılası seviyede anlara dönüştürüyor. Bunu aydınlattığı için sayıya teşekkür ederim.


Moon Knight'ın sanırsam en az sevdiğim sayısı bu oldu. Yine de en az sevdiğimde bile bolca güzel durum var. Seri hala kaliteli ama bu sayıda biraz doldurma hissi aldım. Ne çizim ne de hikaye geçtiğimiz sayıların vuruculuğunu taşımıyor ama Moon Knight'ın karakteri hala çok iyi yazılmakla beraber minik sürprizler de taşıyor. Kendi standartları içinde düşük bir sayı olsa da güçlü bir çizgi roman. Notu bu cümleyi düşünerek ele alın derim.


Notum: 7.7

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.