DC vs. Vampires #4 İnceleme | Hazırlıklıysa Alır...


 Son zamanlardaki en sürpriz serinin yeni sayısı ile tekrardan beraberiz. İlk üç sayısıyla şaşırtmasıyla beraber kaliteli bir hikaye sunmuştu. Klasik bir zombi salgınındansa seri gizem üzerine yoğunlaşıyor ve hangi kahramanların vampir olabileceğini sorduruyor. Gelin James Tynion IV ve Matthew Rosenberg'in birlikteliği ile önümüze sunulan serinin 4.sayısını değerlendirmeye geçelim. Bu sayı ile çatışmalar büyümekle beraber oyuncu sayısı da artmaya başlıyor. 


Geçtiğimiz sayıda Green Lantern yavaştan ekip üyelerini büyütürken Batman'in de durumu anlamaya başlamasını görmüştük. Bu sayıda ise aynı tarafta olduklarını bilmeyen Batman ile Green Arrow'un amansız kapışmasını izliyoruz. Bu sırada ise Bat-Family şehirdeki vampir artışını araştırmaya devam ediyor ve yeni ipuçları buluyorlar. Son olarak ise büyücüler yavaştan olaylara dahil olmaya başlıyor. Kadro ve alt konular artıyor, seri bunları taşıyabiliyor mu?



Hem de nasıl. Bu sayıyı zevkle okuduğumu söylemem lazım. Yine de birkaç gün sonra tekrardan baktığımda direkt aklımdan silinen anlar olduğunu fark ettim. Birazdan bahsedeceğim ve sayının odak noktası olan kısım o kadar iyi ki bazı yerler unutulur kalıyor. Red Hood ve Cassandra Cain'in vampir bir Gorilla Grodd ile kapışması ve ardından oyuna eklenen yeni bir karakteri görmemiz aslında çok ilginç ve havalıydı ki normalde akılda kalıcı olur. Acaba bir sürü kaliteli şey aynı anda ilerleyince birbirilerini aşağı mı çekiyor? 


Sayının en güzel kısmı ise kesinlikle Batman ile Green Arrow arasında geçenler. İkisi de kimseye güvenmiyor ve birbirlerini vampir zannediyorlar. İki karakter de hazırlıklı, iki karakter de durumu farkında. Aralarında da çok güzel ve eğlenceli bir kapışma okuyoruz. Yavaştan ayrı okuduğumuz karakterleri birleşmesi hikayenin saçıklığını biraz daha azaltabilir gibi. Sayının odağı burasıydı ve çok güzel şekilde işlemiş. 



Otto Schmidt her zamanki gibi güzel bir iş çıkarıyor. Kendine has akıcı tarzı ile aksiyon çok güzel durmakla beraber yüksek seviyede görsel anlar görüyoruz. Ne kadar sevsem de gelecek sayı ne kadar süreceğini bilmediğim bir çizer değişikliği olacak. Durum şu ki gelecek çizeri de hiç bu tür bir serinin tonuna yakıştıramıyorum. Otto'yu da yakıştıramıyorum ama en azından kaliteli duruyor.


DC vs. Vampires birçok ilginç gelişme ve güzel aksiyon gösteren bir sayı sundu. En güçlü sayı diyemem ama bir önceki sayıya göre daha iyi. Seri şaşırtıcı bir şekilde iyi gitmeye devam ediyor ve bu beni açıkçası çok mutlu ediyor. Biraz daha kafa dağıtmalık bir konsepti güzel bir hikaye ile birleştirince baya mutlu eden bir seri oluşuyor.


Notum: 8.2

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.